YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Konuşmamız için baskı uygulandı
Konuşmamız için baskı uygulandı
21 Ocak 2010 11:50
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD), 40'ıncı genel kurulu başladı. Mustafa Koç Sağlık sorunları nedeniyle toplantıya telekonferans yöntemiyle katıldı...

Hemen her hükümetin, övgü ve takdirlerini memnuniyetle karşılarken, yönelttikleri eleştirilerden fazlasıyla rahatsız olduğunu ifade eden TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Mustafa V. Koç, "Hatta zaman zaman konuşmamızı engellemek için demokrasilerde olmaması gereken tarzda polemikler yaratmış, baskılar uygulamıştır" dedi.

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) 40. Olağan Genel Kurulu, İstanbul Four Seasons Oteli'nde gerçekleştirdi. Sağlık sorunları nedeniyle toplantıya telekonferans yöntemiyle katılan TÜSİAD YİK Başkanı Koç, 39 yılı dolduran TÜSİAD'ın ilk kuruluş hedefinin, Ankara'ya, başta sanayi olmak üzere, özel sektörün ülke kalkınmasındaki rolünü ve önemini daha iyi anlatabilmek olduğunu ancak bu sınırlı hedefin çok çabuk aşıldığını söyledi. TÜSİAD'ın, sonraki yıllarda, çalışmalarını, karma ekonomiden piyasa ekonomisine geçiş ve Türkiye'nin dünya ekonomisi ile entegrasyonu üzerine odakladığını kaydeden Koç şunları söyledi:

"TÜSİAD'ın bu yaklaşımı, Türkiye'nin yeni gelişme modelinin temelini oluşturmaya başladıktan sonra, artık yapılması gereken, piyasa ekonomisinin tüm kuralları ve kurumlarıyla yerleşmesini sağlamaktı.
Ülkemizde demokrasinin standartlarının yükseltilmesi, siyasetin çağdaş normlara göre yapılması, temel ekonomik, toplumsal ve siyasal alanlardaki reformlarla insanlarımızın yaşam standardının yükseltilmesi de ana konu başlıklarımız olmaya başladı.

Türkiye için özlediğimiz yüksek yaşam, yönetim ve piyasa standartlarının kristalleştiği bir model olarak Avrupa Birliği'ni gördük. Enerjimizi AB ile müzakerelerin başlaması üzerinde yoğunlaştırdık.
Bütün bu süreçler mücadele ile geçti. Zaman zaman hükümetlerle ters düştük. Şimşekleri üzerimize çektik. Her zaman spotların altında olduk, takdir ve eleştiri başa baş bir biçimde çabalarımıza eşlik etti."
Savundukları birçok temel görüşün Türkiye'nin ekonomik, toplumsal ve siyasal gelişiminde etkili olduğunu ifade eden Koç, içlerinden çıkan farklı seslerin zenginlikleri olduğunu söyledi.

TÜSİAD'ı 39 yıl ayakta tutan zenginliğin işte bu farklılıkların birliği olduğunu belirten Koç, "Her kritik rapordan sonra TÜSİAD'ın çatladığını ileri sürmeye hevesli çevreler ortaya çıkmıştır, ama TÜSİAD güçlenerek yoluna devam etmiştir. 39 yıldır TÜSİAD'ın partiler üstü kalmasını, ekonomide, siyasette, sosyal konularda taraf olup taraftar olmamasını sağlayan da bu yapıdır. Hemen her hükümet, övgü ve takdirlerimizi memnuniyetle karşılarken, gerektiği zaman yönelttiğimiz eleştirilerimizden ise fazlasıyla rahatsız olmuş, hatta zaman zaman konuşmamızı engellemek için demokrasilerde olmaması gereken tarzda polemikler yaratmış, baskılar uygulamıştır. Ön cephede genellikle derneğin başkanı gözüktüğü için, kimi başkanlarımız kişisel olarak da hedef tahtasına oturtulmuştur" dedi.
TÜSİAD'ın Türkiye'de kurumsal yapısını yerleştirmiş nadir sivil örgütlerden birisi olduğunu kaydeden Koç, hiçbir başkanın kişisel görüşlerini TÜSİAD'a mal etmediğini söyledi.

39 yıllık geçmişinde zaman zaman, TÜSİAD'ın gücü ve etkililiğinin tartışma konusu edildiğini hatırlatan Koç şunları söyledi:
"Bu tartışmaların açıldığı dönemlerin, siyasette çatışma ve kutuplaşmaların yükseldiği dönemler olmasına özellikle dikkatinizi çekmek isterim. Bunun nedeni, tarafların TÜSİAD'ı tam ve kesin olarak kendi saflarında görme isteğidir; TÜSİAD'ı kendi zihinlerindeki şablona oturtma çabasıdır. Kuşkusuz, TÜSİAD'ın gücü ve etkisini samimiyetle tartışan dostlarımız hatta üyelerimiz de var. Burada onları tenzih ederek konuşuyorum.

Biz ekonomide, siyasette, sosyal alanda tartışılan konularda görüşlerimizi söyleriz, bunu yaparak da o konu özelinde taraf oluruz. Ama biz tarafımızı kimin neyi savunduğuna göre seçmeyiz. Ülke yararını hangi tezde gördüğümüze bakar, ona göre konuşuruz. Çoğu zaman da alternatif yollar, görüşler üretir, bunları ortaya koyarız. Bir görüş ortaya atmışsak, bunun arkasında mutlaka bir çalışma, araştırma, analiz olmasına özen gösteririz. Bunu yapamamışsak, susup otururuz."
TÜSİAD'ın güç ve etki kaybettiğini düşünen ve bundan endişe duyanlara seslenen Koç, "Birincisi; güç bizim tercih ettiğimiz bir kavram değil. Biz demokrasilerde güç kullanmaya değil, uzlaşmaya inanan bir topluluğuz. Etkili olmak ise, elbette, görüş sahibi olan herkesin arzu ettiği bir şeydir. Bu etki bazen bağırarak, bazen fısıldayarak, bazen duruşunu bozmadan sabırla tekrar ederek sağlanabilir.

İkincisi; Türkiye'de süreç daha tamamlanmamış olsa da demokratik gelişme konusunda alınmış epeyi mesafe var. Bizi örnek alan çok sayıda iş dünyası örgütü kuruldu. Artık belirli görüşleri dile getiren tek ses olmaktan çıktık. Bundan da memnuniyet duyuyoruz.

Bizim etkili olma ölçütümüz, hükümetlere yakın olmak değil. Diyalog kanallarının açık olması, ülke çıkarlarını savunduğumuzun anlaşılması yeterli… 39 yıllık tarihimiz bize gösterdi ki, niyetimiz ve bakış açımız bugün anlaşılmazsa, yarın anlaşılıyor. Bizim etkili olma ölçütümüz, iyi muhalefet yapmak da değil. Bu bizim işimiz değil. Biz, konumların değil konuların savunucusuyuz. Herkes kendi işini doğru yaparsa bütün bunlara ihtiyaç kalmaz."

Bazılarının ülkede çok seslilik, alternatif çözümler sunma ve takipçisi olma konusunda kaygı duyduklarını belirten Koç, "Onlara bu kürsüden şu teminatı vermek istiyorum: TÜSİAD 39 yıldır olduğu gibi önüne koyduğu misyonu tümüyle yerine getirmeye devam edecektir. Bunun için yapılması gereken ne varsa yapılacak, söylenmesi gereken ne varsa söylenecektir. Bu geçmişte de böyle olmuştur, gelecekte de böyle olacaktır. Bundan emin olabilirsiniz" dedi.
TÜSİAD YİK Başkanı Mustafa Koç, son olarak, 3 yıldır birlikte çalıştıkları Arzuhan Doğan Yalçındağ'a ve ekibine teşekkür ederken, yeni seçilecek Başkan ve Yönetim Kurulu'na da başarılar diledi.

İHA

EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler