YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"İmalat sanayinde inanılmaz bir rekabet var"
"İmalat sanayinde inanılmaz bir rekabet var"
17 Kasım 2014 01:32
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Mersin'de Suphi Öner Öğretmenevi'ndeki akşam yemeğinde bir araya geldiği sanayici ve iş adamlarına, ziyaret ettiği kentten sevinçle ayrıldığını söyledi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, "Artık savaşlar, devletler arasında yapılmıyor. Artık mücadele, şirketler ve firmalar arasında yapılıyor ve devletler, kendi firmalarını güçlü kılmak için her türlü gayreti gösteriyor. Biz de Türkiye olarak 12 yılda gerçekten makro ekonomik istikrarı sağladık ve Türkiye'nin reel ekonomisini sağlam temeller üzerine oturttuk" dedi.

Dünyada, 2008'de yaşanan krizin üretimin değerini bir kez daha ortaya çıkardığını belirten Işık, "1980 yılından 2012 yılına kadar yapılan çalışmalara baktığımızda Almanya ve Güney Kore dışındaki tüm ülkeler hizmet sektörüne daha fazla ağırlık verdi. Hizmet sektörünün gayri safi yurt içindeki payı artmış, özellikle imalat sanayinin payı azalmış. Bunun 2 istisnası var, o da Almanya ve Güney Kore" dedi.

Amerika, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin sanayiden biraz daha finans sektörüne geçiş yaptığını ve bunu modern ekonominin gereği olarak gördüklerini anlatan Işık, şöyle konuştu:

"2008 finansal krizi bu noktada herkesi bir şokla kendine getiren önemli bir olay oldu. 2008 krizinden dünyada en az etkilenen bir kaç ülke var. Allah'a şükürler olsun biz, iktidara geldiğimiz günden beri reel ekonominin önemine inandığımız için reel sektörü güçlendirecek adımlar attık. 2008 krizinde, Cumhurbaşkanımız o günkü Başbakanımız, 'Bu kriz Türkiye'yi teğet geçecek' demişti. O gün Cumhurbaşkanımızı eleştiren çok oldu. Ama bir süre sonra belli çevreler 'Recep Tayyip Erdoğan haklıymış, bu kriz Türkiye'yi teğet geçti' demek zorunda kaldı."

"İmalat sanayinde inanılmaz bir rekabet var"

Özellikle imalat sanayinde ve sanayi ürünlerinde küresel rekabet yaşandığına dikkati çeken Işık, "Artık savaşlar, devletler arasında yapılmıyor. Artık mücadele, şirketler ve firmalar arasında yapılıyor ve devletler kendi firmalarını güçlü kılmak için her türlü gayreti gösteriyor. Biz de Türkiye olarak 12 yılda gerçekten makro ekonomik istikrarı sağladık ve Türkiye'nin reel ekonomisini sağlam temeller üzerine oturttuk. Şimdi yeni bir sıçrama dönemindeyiz. Artık Türkiye, küresel pazardan daha fazla pay almanın hesabı ve gayreti içerisinde" diye konuştu.

Türkiye'nin sürdürülebilir büyüme ile kalkınma için imalat sanayini daha da güçlendirmesi, piyasada daha çok tutunması gerektiğini vurgulayan Işık, şunları söyledi:

"Artık Türkiye'nin geldiği bu seviyede bir tek yol var. O da katma değeri yüksek ürünlerle piyasada rekabet etmek. Eğer bunu yaparsak, bunu başarırsak kürsel piyasalardan en ciddi payı alan ülkelerden biri oluruz. Onun için artık Türkiye'nin öncelikleri arasında teknoloji düzeyini yükseltmek var. Artık Türkiye, düşük teknoloji üründen ve dünyada sürümden mal satarak bu gelişmeyi sağlayamayacağını biliyor. Şu anda kilogram ihracat fiyatımız 1,66 dolar. Eğer yüksek teknolojiyle ürün satarsak kilogram ihracat fiyatımızı 3 doların çok rahat üzerine çıkarırız. O zaman da cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılıyla ilgili koyduğumuz 500 milyar dolarlık hedefe çok daha hızlı varırız. Onun için yapmamız gereken belli. Türkiye, bir teknolojik dönüşümü yakalamalı."

"Bilişim sektöründe ihtiyaç var"

Bakan Işık, 2002'de Türkiye'nin teknolojik açıdan düşük düzeyde üretim yaptığını belirterek, bugün orta teknoloji düzeye gelindiğini, orta yüksek ve yüksek teknoloji düzeyine de geçmek zorunda olunduğunu kaydetti.

Yüksek teknolojik ürünlerin ihracattaki payının yüzde 4 civarında olduğunu, 2023'de bu oranın yüzde 15'lere yükseltilmesi gerektiğini ifade eden Işık, şunları kaydetti:

"Orta yüksek teknolojinin payı yüzde 20'lerden yüzde 30'ları geçti ama bunu en azından 50'lere çekmek zorundayız. Bunları başarabilirsek korkacak hiçbir şey yok. Başaramazsak önümüzde mayınlı araziler, tehditler var. Biz özellikle tüm üretim ekosistemimizi buna göre dizayn etmek durumundayız. Hükümet olarak önceliklerimizi belirledikten sonra ne yapacağımızı da ortaya koyduk. Dedik ki Türkiye, teknolojik dönüşümü sağlayacak. Nasıl sağlayacak? Yüksek teknolojili ürünlerin üretilmesini daha agresif destekleyecek ama yüksek teknolojiyle üretim yapmak kolay bir iş değil.

En önemli unsuru, nitelikli insan gücü. Son 12 yılda düşük teknolojiden orta teknolojiye, orta teknolojiden yüksek teknolojiye geçişte ciddi bir sıçrama yaptık ama yüksek teknolojide aynı sıçramayı yapamadık. Sebebi, nitelikli insan gücü noktasında açığımız. Şu anda bilişim sektöründe hemen istihdam edebileceğimiz 70-80 bin civarında bir açık var. Yani 100 bine yakın yazılımcı, elektronikçi, bilgisayar mühendisi olsun, hemen işe alınabilir. Özel sektörün ihtiyacı var. Bunu çözmek durumundayız. Yüksek teknolojiyi elde etmek için bütün insan kaynağını seferber etmek durumdayız."

 Çocuklara bilimin sevdirilmesini tavsiye eden Işık, onların girişimcilik ruhunun da geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

"Üniversiteyi bitirir, KPSS'ye girer, devlete kapağı atarım" anlayışından uzaklaşılmasını isteyen Işık, girişimcilik ruhunun canlı tutulmasının önemli olduğunu kaydetti.

"Üniversite ile sanayi iş birliği artmalı"

Türkiye'nin katma değeri yüksek ürün üretmesi gerektiğini söyleyen Işık, "Bu teknoloji düzeyinde öyle 'Ben gider, parayı basar, teknolojiyi satın alırım' diyemiyorsunuz. Bazen paranızla bile size teknoloji satmıyorlar. Pek çok savunma sanayiyle ilgili noktada paranızı verseniz bile size silahı vermiyorlar. Allah'tan da vermiyorlar da biz de kendi silahımızı geliştirmek için bunu çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Şu anda Türkiye, savunma sanayinde yüzde 24 yerlilik oranından yüzde 56 yerlilik oranına ulaştı" dedi.

Nitelikli insan için üniversitenin sanayiyle güçlü işbirliği yapmasının önem taşıdığına dikkati çeken Işık, şöyle devam etti:

"Almanya'da sanayicinin bir problemi olursa koşa koşa üniversiteye gider. O sorun çözülür, hem ondan Almanya kazanır hem sanayi kazanır hem de üniversite kazanır. Güney Kore'nin nüfusunun yüzde 90'ı üniversite mezunu. Yapmamız gereken tek şey var, bugün onlardan daha hızlı hareket etmek, daha büyük bir enerji harcamak. Bunun için de bütün imkanlarımızı seferber etmek zorundayız. Üniversitenin sadece ders anlatmak olmadığını hocalarımızın mutlaka çok iyi anlaması gerekiyor. Genel olarak üniversitenin birikimini, sanayiye aktarma noktasında çok iyi değiliz. Bunun için çok ciddi destekler veriyoruz. Üniversite ile sanayiyi birbirine yaklaştıralım ama hala arzu ettiğimiz noktada değiliz."

Işık, bakanlığın araştırma geliştirme bütçesinin tamamının harcanmasını arzu ettiklerini de sözlerine ekledi.

 

AA

EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler