YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Fiyatlarla ilgili önemli açıklama
Kırmızı et fiyatlarının yüksek olması et ithalatının serbest bırakılmasını gündeme getirdi. Ulusal Süt Konseyi Başkanı ise bu çağrılara sert çıktı: Hayvancılık sektörü biter
Fiyatlarla ilgili önemli açıklama
22 Şubat 2010 / 10:37 Güncelleme: 22 Şubat 2010 / 11:10

Ulusal Süt Konseyi 2. Başkanı Mahmut Eskiyörük, et fiyatlarındaki artışa önlem olarak bazı kesimler tarafından et ithalatının serbest bırakılması yönünde yapılan çağrılara ilişkin, ''Et ithalatı, hayvancılık sektörünün sonu olur'' dedi.

Eskiyörük, yaptığı açıklamada, tarımın stratejik bir öneme sahip olduğunu, hayvancılık sektörünün de bu alanın en önemli ve katma değeri en yüksek bölümünü oluşturduğunu kaydetti.

Birçok iş alanını içine alan ve geniş bir istihdam imkanı olan hayvancılık sektörünü dikkate almadan, et ithalatına kalkışmanın doğru olmayacağını savunan Eskiyörük, şunları kaydetti:

''Bugün ülkemizde hayvansal üretimimiz, nüfusumuzun ihtiyacını karşılamaktan uzaktır. Hayvan ve et ithalatı, ithalattan nemalananlar için cazip ve mantıklı bir çözüm olabilir. Fakat hayvancılık sektörümüzün sonu olur. Hayvan yetiştiricisi, zaten dünyada yaşanan ekonomik kriz nedeniyle mağdur durumdadır. Geçmişte aynı zihniyetle et fiyatlarını ucuzlatmak adı altında yapılan et ithalatı, hayvancılık sektörümüze büyük darbe vurmuştur. Bunun için geçmişe dönüp bakmak yeterli olacaktır. Yapılan yaygın ithalat üretimi artırmak yerine çok miktarda hayvan kaybına neden olmuş, büyük zararlar oluşmuştur. Ortaya çıkan hayvan kayıpları sonunda fiyatlar bugünküne kıyasla daha da fazla yükselmiştir. Bu sıkıntıları tekrar yaşamamak için köklü ve kalıcı tedbirler alınmalıdır.''

Eskiyörük, Türkiye'de hayvancılık sektörünün, istenilen üretim seviyesini yakalayamamasının, maliyetlerin yüksekliği ve uygulanan politikaların etkin olamamasından kaynaklandığını ileri sürerek, ''Üretimimiz her yıl yüzde 1,5 olan nüfus artışımızın ihtiyacını karşılamaktan uzak kalmaktadır. Nüfus artışına paralel olarak hayvan sayısı ve üretimi artması gerekirken tersine azalmaktadır'' dedi.

''HALK SAĞLIĞI DA ZARAR GÖRÜR''

Et ve hayvan ithalatının ülke ekonomisi açısından yaratacağı olumsuzluklar dışında halk sağlığı açısından da tehdit oluşturacağını iddia eden Eskiyörük, şöyle devam etti:

''Et fiyatlarını ucuzlatalım derken, gerek hayvan gerek et ithalatı, halk sağlığı açısından büyük tehlike oluşturan BSE'nin (Deli Dana Hastalığı) de ülkemize taşınmasına yol açabilir. BSE'nin insan sağlığı açısından yarattığı tehlike dışında, zaten üretim yönünden yetersiz olan hayvancılık sektörümüzde et ve süt veriminde ciddi oranda düşüşlere neden olması olasıdır. Bugün ülkemizde hayvanlarımızda görülen bulaşıcı hastalıklar, hep aynı bahanelerle değişik yıllarda yapılan hayvan ithalatları ile ülkemize taşınmış bulunmaktadır. Bu hastalıkların gerek tedavi giderleri, gerek üretim açısından ulusal ekonomimize getirdiği maliyet milyar liraları bulmaktadır.''

Eskiyörük, et ithalatını savunan kesimlerin, bu konuda yarattığı yanılsamalardan birinin de ''ithalat yapılacak ülkelerdeki et fiyatlarının, Türkiye'den düşük olduğu'' savı olduğunu dile getirerek, ''Bu ülkelerden ihraç edilecek olan donmuş ettir ve donmuş et ile kasaplarında satılan et çok farklıdır'' dedi.

Bu nedenlerle İzmir Tarım Grubu olarak hayvan ve et ithalatına karşı olduklarını belirten Eskiyörük, yükselen et fiyatlarına kalıcı olarak çözüm bulunması için şu önerilerde bulundu:

''İthalatın tam tersine, nüfus artışına paralel olarak ülkemizdeki hayvan sayısının ve üretiminin artırılmasına yönelik radikal politikalar uygulamaya konulmalıdır. Şu anda en tehlikeli şey, 'ithalatın yapılacağı' kuşkusunu yaygınlaştırmaktır. Bu yapılırsa, et fiyatlarının hızla düşeceği kabul edilerek hayvan kesimi hızlanacaktır. Ülkemiz daha geçtiğimiz 1,5 yılda korkunç boyutlarda hayvan, dolayısıyla da et ve süt üretim imkanını kaybetmiştir. Daha önce yaşadığımız deneyimler unutulmamalıdır. Bunun yerine, ürün fiyatının yüksek seyretmesi ve artan üretime bağlı olarak fiyatlarda dengenin oluşması beklenmelidir. Bahar aylarında doğal olarak et fiyatı düşecektir.''

AA

2 yaşından küçük dana ve verimli doğurganlık yaşını dolduruncaya kadar i
 // ugur kayabas
2 yaşından küçük dana ve verimli doğurganlık yaşını dolduruncaya kadar inek kesimleri yasaklanmalı.Danalarında dünyaya geldiğine göre belirli bir yaşam hakları olmalı. o nedenle en azından 2 yaşını doldurmalı. Birde olaya gecimini sağlayamayan köyler açısından bakacak olursak, köyden kente göç, üretimden hazır yiyiciliğe geçiş vb birçok sonuçlarıyla ülke ekonomisine çok büyük zararverdiği ortadadır....
22 Şubat 2010 12:06
EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler