18 Ekim 2017 Çarşamba
  • Altın151,481
  • BIST106.991
  • Dolar3,6762
  • Euro4,3196
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8356
  • İstanbul16 °C
  • Ankara5 °C
  • İzmir17 °C
  • Konya10 °C
  • Adana16 °C
  • Antalya16 °C
  • Diyarbakır11 °C
  • Bursa13 °C
  • Kayseri4 °C
  • Kocaeli5 °C
  • Şanlıurfa14 °C
  • Gaziantep13 °C
  • İçel20 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Fakir ülkelerde savaş bile olabilir
Fakir ülkelerde savaş bile olabilir
07 Ekim 2009 08:41
IMF Başkanı Strauss-Kahn küresel ekonomide virajın alındığını belirtti ve uyardı: “2010’da pek çok ülkede işsizlik artacak. Düşük gelirli ülkelerde toplumsal huzursuzluklar hatta savaş bile görülebilir.”

IMF Başkanı Strauss-Kahn, 'Toparlanma vakit alacak. Özel sektör hâlâ kendi ayakları üzerinde duramıyor. Pek çok ülkede işsizlik artmaya devam edecek' diye konuştu IMF Başkanı virajın alındığını belirtti ama uyardı: 2010'da pek çok ülkede işsizlik artacak. Düşük gelirli ülkelerde toplumsal huzursuzluklar hatta savaş bile görülebilir

 

 

IMF Başkanı Strauss-Kahn küresel ekonomide virajın alındığını belirtti ve uyardı: “2010’da pek çok ülkede işsizlik artacak. Düşük gelirli ülkelerde toplumsal huzursuzluklar hatta savaş bile görülebilir.”

Strauss-Kahn, önümüzdeki döneme bakıldığında dünyanın kriz sonrasında çok farklı bir yer olacağını ve olması gerektiğini düşündüklerini ifade ederek, “O yüzden bu yeni gerçeğe uyum sağlamamız gerekir diyoruz. Her şeyden önce bu toparlanma yavaş olacak, vakit alacak. Özel sektör hâlâ kendi ayakları üzerinde duramıyor, hâlâ çok fazla tüketim olmadığını görüyoruz. İyileşme sürecinde de göreceğiz ki istihdam, işsizlik konusu daha yavaş toparlanacak. 2010 yılı boyunca pek çok ülkede işsizliğin artmaya devam edeceğini görüyoruz” dedi.

‘Ağır yoksulluk bekliyor’

Dünya Bankası rakamlarına göre krizden sonra 90 milyon insanın ağır yoksullukla karşı karşıya kalacağını ifade eden Strauss-Kahn, söz konusu olan şeyin sadece işsizliğin artması, insanların satınalma gücünün azalması olmadığını belirtti. Strauss-Kahn, küresel ekonominin ‘son derece nazik’ durumda olmaya devam ettiğini vurgulayarak, politika yapıcıların krizden çıkış stratejileri hazırlaması ve uygulaması gerektiğini ancak bu çıkış stratejilerinin uygulanması için henüz çok erken olduğunu söyledi.

‘Korku umuda dönüştü’

Strauss-Kahn, toplantıdan bir yıl önce bir araya geldiklerinde Lehman Brothers’ın yeni iflas ettiğini ve dünyadaki ekonomik faaliyetin ‘kontrolden çıktığını’, insanların başka bir buhran daha gelecek diye korkmaya başladığını hatırlattı. Strauss-Kahn, “Ama bugün dünyamız bambaşka bir noktada. Görüyoruz ki, aslında uçurumunun kenarından döndük. Yine de hepimiz biliyoruz ki, zaferi ilan etmek için henüz çok erken. Yine de en azından düzelme yoluna girmiş olduğumuzu biliyoruz” diye konuştu. Geçen yılın, önemli değişimlerin yaşandığı bir yıl olduğunu belirten Strauss-Kahn, ülkelerin bir araya gelerek, ortak zorluklara beraber çözümlerle karşılık vermeye çalıştıklarını, küresel olarak herkesin iyiliği için çalışmaya başladıklarını kaydetti.

‘Tarihi dönüm noktası’

“Şu anda tarihi bir dönüm noktasındayız” diyen Strauss-Kahn, dünya ülkelerinin sorunlara ortak bir çözüm bulmak üzere dayanışmacı bir ruhla bir araya geldiğinde, barış ve refah döngüsünün elde edilebileceğine işaret etti. Strauss-Kahn, bunun için önümüzdeki zorlukları alt etmek gerektiğine dikkati çekerek, “Hem uluslararası düzeyde, hem ülke düzeyinde, hem IMF düzeyinde...” dedi. IMF Başkanı, krizden sonra yeni büyüme modeline ihtiyaç olacağının da altını çizerek, “Yani açığı olan ülkelerde tasarruf, fazlası olan ülkelerde daha fazla harcama olması ve daha az dengesizlik olması gerekiyor. Geçiş, kesinlikle kolay olmayacak. Bizim gelecek için şekillendirmemiz gereken budur” diye konuştu.

‘İşbirliğine ihtiyaç var’

Ekonominin düzelmeye başlamasının tesadüfen olmadığını ifade eden Strauss-Kahn, bu sonucun şimdiye kadar ekonomi politikalarında hiç görülmeyen bir işbirliğinin gerçekleşmesiyle yaşandığını, merkez bankalarının bile kendi aralarında sürekli olarak çözümler gerçekleştiklerini anlattı.
Strauss-Kahn, bu şekilde koordinasyon çalışmaları sayesinde büyümenin sağlandığını vurgulayarak, Pittsburg’da G20 toplantısında liderlerin beraber çalışmaya devam etmeye karar verdiklerini, G20’den ziyade bütün yükselen piyasaları da buna dahil etmek gerektiğini söyledi. Kahn, “G20 dışında kalan milyarlarca insan var ve onların da sesinin duyulması gerekiyor. İşbirliğine ihtiyacımız var” dedi.

Kota payı 2011’de

IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, Uluslararası Para ve Finans Komitesi’nin, yönetim konusunda büyük bir adımı kabul ettiğini belirterek, “Bu, en az yüzde 5 oranında kota payını, fazla temsil edilen ülkelerden, gereğinden az temsil edilen, yani yükselmekte olan dinamik piyasalara ve gelişmekte olan ülkelere aktaracak. Bu, 2011 yılında hayata geçirilecek” dedi.

Kredi koşullarının makroekonomik istikrar ve büyüme açısından büyük önem taşıyan temel politikalar üzerine yoğunlaşacak şekilde gözden geçirilmesini sağladıklarını belirten Strauss-Kahn, hem ayrıcalıklı hem de ayrıcalıksız kredi programlarını daha yüksek bütçe açıklarıyla uyumlu hale getirdiklerini, programlarına, en fakir ve en savunmasız durumdaki insanların korunmasına yönelik yeni hükümler ilave ettiklerini anlattı.
Strauss-Kahn, “Çok mesafe katettik fakat daha yapılacak çok şey var” diyerek, Uluslararası Para ve Finans Komitesi toplantısında reform yapılması gereken dört önemli alan üzerinde çalışmalarının istendiğini kaydetti. Bu alanları, IMF’nin görev tanımı, IMF’nin finansman sürecindeki rolü, çok taraflı gözetim ve yönetişim olarak sıralayan Kahn, “Bunu İstanbul kararlarımıza da dahil edebiliriz diye düşünüyorum” dedi. IMF’nin görev tanımının, küresel istikrar açısından önem taşıyan makroekonomi ve finans sektörü politikalarının tamamını kapsayacak şekilde gözden geçirilmesi gerektiğini söyleyen Kahn, IMF’nin geleneksel olarak üzerinde durduğu cari işlemler ve para hareketlerine ilişkin konuların, bu krizle hiç alakalı olmadığını, bu nedenle görev tanımının kapsamının genişletilmesi gerektiğini belirtti.
Strauss-Kahn, esnek kredi hattının başarısının daha da ileri götürülmesi ve daha fazla sayıda ülkeye sigorta imkânı sunulması ihtiyacına da işaret ederek, “Böyle bir imkânın mevcut olmaması çok sayıda gelişmekte olan piyasayı aşırı miktarda döviz rezervi tutarak, kendi kendini sigortalamaya sevketmiş bulunmaktadır. Bu tabii ki küresel dengesizliklerin boyutunu artırmıştır” diye konuştu.

‘Kaynaklarımız sınırlı’

Finansman enstrümanlarının geliştirilmesinin önemine de işaret eden Strauss-Kahn, “IMF’nin kurucuları, Fon’un küresel çapta faaliyet gösteren bir nihai merci olmasını öngörmüştür fakat ihtiyati rezerv talebiyle karşılaştığında Fon’un mevcut kaynakları sınırlıdır” dedi. Strauss-Kahn, IMF’nin bundan sonra çok-taraflı gözetim faaliyetleri içine gireceğini ve makro finansal bağlantıların da önem kazanacağını ifade etti.

Strauss-Kahn, “IMF desteği, beraber çalıştığımız ülke de bu süreci sahiplenmezse etkili olmayacaktır. Ülkelerin de bu süreci sahiplenmesi için meşru bir temsiliyet olması gerekiyor. Burada asıl kurumun itibarı önemlidir” dedi.

‘IMF size ait bir kurum’

Geçtiğimiz yıl hem küresel ekonomide hem IMF içerisinde çok büyük değişikliklerin yaşandığını belirten IMF Başkanı, tarihten alınması gereken derslerin son derece açık olduğunu, içe kapanma eğiliminin, büyük buhranın daha da kötü sonuçlar vermesiyle sonuçlandığını, bugün birlikte çalışılmasının, dünyayı çok daha derin bir krizden kurtardığını kaydetti. Strauss-Kahn, guvernörlere hitaben yaptığı konuşmasını şöyle tamamladı:
“Sizler değişmeniz ve kriz sonrasının yeni dünyasına uyum sağlamanız gerektiğinin bilincindesiniz. Bizler de IMF olarak aynı şeyi yapmak zorunda olduğumuzu biliyoruz. Ama unutmayın, bu size ait bir kurum, sizin kurumunuz ve bizim görevimiz sizin ihtiyaçlarınıza cevap vermek. Hep birlikte üstlenmiş olduğumuz bu görev, barış ve istikrarın sağlanmasıyla ilgilidir. Çalışmalarımız gezegenimizi paylaşan 7 milyara yakın insanın refahına ve güvenliğine yöneliktir.
Keynes’in IMF’nin kurulduğu yıllarda ifade ettiği üzere, umudumuz, insanlığın kardeşliğinin sadece bir deyişten ibaret kalmamasını sağlamaktır. Şu anda kriz sonrası dönemde dünyamızı yeniden şekillendirmek ve yukarıdaki sözü gerçeğe dönüştürmek konusunda önümüzde tarihi bir fırsat bulunmaktadır.”

Türkiye çekirdek ülke

Türkiye’nin IMF’de halen yüzde 0.60 düzeyinde olan kotası, iki kat artırılarak yüzde 1 ile 1.5 bandına çıkartılacak. Kotanın yüzde 1’in üzerine çıkarak ikiye katlanmasıyla Türkiye’nin fondan çekebileceği kredi miktarı 4.5 milyar doları bulurken, kredi maliyeti de 4’te 1 oranında azalacak. Türkiye’nin, son ek kaynak artışı kararıyla IMF’den çekebileceği kredi miktarı 6 milyar doları bulabilecek. Kotalar, üye ülkelerin IMF’nin mali kaynaklarını kullanma imkanının yanı sıra faiz oranını da belirliyor. Kotalar genellikle her 5 yılda bir gözden geçirilirken, kota değişiklikleri, ülkelerin cari işlemleri, milli gelirleri ve resmi döviz rezervleri gibi iktisadi faktörler dikkate alınarak belirleniyor. Ayrıca, kotası yüksek olan ülkeler IMF’de daha fazla oy gücüne sahip oluyorlar. Kotasının yüzde 1’in üzerine çıkartılmasıyla Türkiye, IMF’de birçok AB üyesi ülkeyi geçerken, Brezilya ile benzer düzeyde de bir oy hakkına sahip olacak.

BU arada G20 içinde, Brezilya, Rusya, Çin, Hindistan ile birlikte Güney Afrika ve Türkiye’nin de ‘çekirdek ülkeler’ olarak dünya ekonomisinde daha aktif olacakları belirtildi.

Vietnam MB Başkanı: Kargaşa hemen sona ermez

Vietnam Merkez Bankası Başkanı Nguyen Van Giau, “Finans piyasalarındaki kargaşanın, küresel durgunluğun ve bunların ekonomik etkilerinin sona ermesiyle hikâye sona ermiyor. Uzun vadede yerine getirilmesi gereken ortak sorumluluklar var” dedi. IMF-Dünya Bankası Guvernörler Kurulu toplantısına katılan ülkeler adına bir konuşma yapan Giau, finansal piyasalardaki kargaşanın tüm ülkelerdeki insanları etkilediğini, ekonomik ve sosyal sorunlara yol açtığını ve küresel ekonominin, daha önce görülmemiş derecede zorluklarla karşılaştığını ifade etti. Giau, küresel finans krizinin bir taraftan insani krize de yol açtığını belirterek, kriz dolayısıyla sağlanan bazı kredi imkânlarına değinirken, 2014 yılına kadar düşük gelirli ülkelere 17 milyar dolarlık destek sağlanmasının öngörüldüğünü bildirdi.

Ortak sorumluluklar var

Giau, “Finans piyasalarındaki kargaşanın, küresel durgunluğun ve bunların ekonomik etkilerinin sona ermesiyle hikâye sona ermiyor. Uzun vadede yerine getirilmesi gereken ortak sorumluluklar var” dedi.

Korumacılık gibi tedbirlerden kaçınılması, iddialı ve dengeli bir Doha Kalkınma Round’unun bir an önce sonuçlandırılması çağrısını tamamen desteklediklerini ifade eden Giau, kota ve söz hakkıyla ilgili 2008 reformunun henüz uygulamaya girmediği, bunu henüz gerçekleştirmemiş üyelere 2008 reformunun bir önce yürürlüğe girmesi için gerekli adımları atması çağrısında bulunduklarını söyledi. Giau, “Finansal ve ekonomik belirsizliklerin tüm dünyayı sarstığı zorlu bir yıl geçirdik. Hükümetler bilinmeyen sularda yol aldılar.

Dolayısıyla çalışmalarında herhangi bir gevşemeye meydan olamaz. Hâlâ yüksek kredi zorluklarına karşın ortak müdahaleleri sıkı bir şekilde devam ettirmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu. Bu arada, toplantının yapıldığı İstanbul Kongre Merkezi’ndeki salona girişinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı, katılımcılar ayakta alkışlayarak karşıladı.
Her iki tarafta katılımcı ülkelerin bayraklarının yer aldığı salonun yarısının dolu olduğu gözlendi.

Toplantılarda domuz gribine rastlanmadı

IMF-Dünya Bankası Yıllık Guvernörler Toplantılarının yapıldığı İstanbul Kongre Merkezi ve Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda A/H1N1 (domuz gribi) vakasına rastlanmadı.
Edinilen bilgiye göre, IMF-Dünya Bankası sağlık hizmetleri departmanları ile Sağlık Bakanlığı uzmanlarınca yapılan kontrol ve incelemeler sonucunda, Atatürk Havalimanı’nda, IMF toplantısı için gelen heyetleri karşılamakla görevli bir kişi dışında herhangi vakaya rastlanmadı.

Virüsle ilgili bir hastalığı yok

IMF toplantısı için gelen heyetleri karşılamakla görevli olan ve A/H1N1 virüsü tespit edilen kişinin ise sağlık durumunun iyi olduğu ve virüsten kaynaklanan hiçbir semptomun görülmediği belirtildi.
Ayrıca, Atatürk Havalimanı’nda görevli ile temas edenlerin hepsi kontrolden geçirildi ve bu kişilerde grip semptomlarına rastlanmadı. Termal kameralarla kontrol yapan Sağlık Bakanlığı’na bağlı ekipler, sabah 6 ile akşam 18.30 saatleri arasında kongre merkezinin tüm girişlerinde ilk günden bu yana görev yapıyor.
Kameralar, 38 derece ve üzerinde ateşi olan kişileri belirliyor. Yani potansiyel hastalar ortaya çıkarılıyor.
IMF-Dünya Bankası sağlık hizmetleri departmanları ile Sağlık Bakanlığı uzmanlarınca, toplantılar bitene kadar kontrollerin süreceği kaydediliyor.

EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler