23 Ocak 2017 Pazartesi
  • Altın146,538
  • BIST83.067
  • Dolar3,7912
  • Euro4,0490
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6673
  • İstanbul4 °C
  • Ankara-3 °C
  • İzmir0 °C
  • Konya-5 °C
  • Adana0 °C
  • Antalya2 °C
  • Diyarbakır-5 °C
  • Bursa0 °C
  • Kayseri-10 °C
  • Kocaeli-4 °C
  • Şanlıurfa0 °C
  • Gaziantep-4 °C
  • İçel6 °C
ABD GİZLİ BELGESİ VE REİNA SALDIRISI!
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Dolar yükselişe geçebilir
Dolar yükselişe geçebilir
06 Ağustos 2014 16:23
Ziraat Yatırım Ekonomisti Bora Tamer Yılmaz, "Küresel risk algısı iyileşmedikçe ya da TCMB fiyat istikrarının tesisi için harekete geçmedikçe dolar/TL 2,15 seviyesinin üzerinde kalıcı olabilir" dedi.

Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilimin tırmanabileceğine ilişkin endişeler, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faizleri beklentilerden önce artırabileceğine dair yorum ve açıklamalar ve yurt içinde Moody's'in değerlendirmesi öncesinde oluşan negatif havanın etkisiyle yükseliş eğilimini devam ettiren dolar/TL, gün içinde 2,1752 ile 31 Mart'tan bu yana gördüğü en yüksek seviyeye çıktı. Dolar/TL analistlerin direnç olarak nitelendirdikleri 2,1750 seviyesinden gelen tepki ile şu dakikalarda 2,16 sınırında işlem görüyor.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ziraat Yatırım Ekonomisti Bora Tamer Yılmaz, döviz kurlarındaki yükselişin Türkiye risk primi, küresel risk iştahı, Ukrayna ve Rusya gerginliği, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikası duruşu ve Moody's'in cuma günkü Türkiye'nin kredi not değerlendirmesinden kaynaklandığını ifade etti.

Temmuz ayı enflasyon verisinin Türkiye piyasalarında olumsuz fiyatlama hareketlerine neden olduğunu belirten Yılmaz, "Temmuz ayında enflasyonun hem beklentilerden fazla yükselmesi hem de yıllık enflasyon oranının yeniden artış yönünde hareket etmesi mevcut para politikası yaklaşımıyla örtüşmedi. Bu nedenle Türkiye’nin risk primini ölçebilmek için takip ettiğimiz 5 yıllık CDS primi 15 baz puanlık artışla 186 seviyesinden 201 değerine yükseldi. Risk primindeki artış varlık fiyatlarının gerilemesine neden olduğu gibi kur üzerinde değer kaybetme baskısı oluşturmaktadır" dedi.

Yılmaz, aynı zamanda Ukrayna bazlı gelişmeler dahilinde küresel piyasalarda ortaya çıkan riskten kaçış algısının güvenli liman olarak nitelenen ABD devlet tahvillerine alım getirdiğini ve fon akımının ABD yönünde olmasının doları güçlendirdiğini kaydetti.

Fonlarını güvenli limana taşıyan yatırımcıların "carry-trade" pozisyonlarını bozarak Türk Lirası ile benzer risk grubundaki Brezilya Reali, Hint Rupisi gibi para birimlerinden çıkarken, aynı zamanda "Yüksek Beta" olarak adlandırılan riske duyarlı Yeni Zelanda ve Avustralya doları gibi kurlardan da çıktıklarını dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu:

"Carry-trade' pozisyonların bozulması kur oynaklığını artırmakta. Böylece Türk Lirası için aynı anda hem yurt içi hem de yurt dışı dinamikler olumsuza döndü. 2,15 seviyesinde beliren 'üçlü tepe' formasyonu bahsi geçen yeri dolar/TL için güçlü bir direnç haline getirmek üzereydi. Aynı anda iki olumsuzluk bu direnci aşmaya yetecek güçte ve Türk Lirası dolar karşısında 2,15 seviyesinin üzerinde işlem görüyor. Bu iki dinamikten birisinde olumlu gelişmeler görmedikçe dolar/TL’nin 2,15 üzerinde kalması beklenebilir. Küresel risk algısı iyileşmedikçe ya da TCMB fiyat istikrarının tesisi için para politikası araçlarında harekete geçmedikçe dolar/TL 2,15’in üzerinde kalması beklenebilir."

Ukrayna'nın yüzde 6 ve Rusya'nın yüzde 12 ile dünya ticaretinin en büyük buğday/hububat ihracatçıları oldukları için yatırımcıların küresel risk algısı için buğday fiyatlarını takip edebileceklerini ifade eden Yılmaz,  küresel risk algısının olumsuza dönmesiyle buğday kontratlarının vadeli piyasada yüzde 8 oranında değer kaybederek ölçek başına 520 dolardan 560 dolara hareket ettiğini belirtti.

Benzeri şekilde küresel risk algısı Avrupa’daki yüksek getiri sınıfındaki (kredi notu düşük) özel sektör tahvillerine de satış gelmesine neden olduğunu aktaran Yılmaz, yatırımcıların buğday fiyatlarıyla birlikte Avrupa Yüksek Getiri Özel Sektör Tahvil endekslerini de takip edebileceklerini söyledi.

"Moody’s kredi notunda değişiklik yapmazsa kur üzerindeki baskı belirli oranda azalabilir ve işlem bandı 2,1523 – 2,1708 haline gelebilir"

Merkez Bankası tarafında günlük fonlama miktarı ve döviz satım ihalelerinin gösterge konumunda olduğuna işaret eden Yılmaz, "TCMB Başkanı Erdem Başçı, kendisi bir açıklama yaparak sinyal vermedikçe piyasa likiditesinin kısılması ya da yeniden dolar ihalelerindeki miktarın artırılması kurun 2,15 seviyesine doğru destek bulmasını sağlayabilir. TCMB’nin kur istikrarını fiyat gelişmeleri açısından tercih ettiğini biliyoruz" dedi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi'nin, dün yaptığı "İhracatçılar yüksek kur yerine istikrarlı kuru tercih ediyor" açıklamasını anımsatan Yılmaz, şunları kaydetti:

"Bu nedenle kurdaki oynaklığın artması Merkez Bankası'nın koridorun üst bandını devreye alarak ek parasal sıkılaştırma uygulamalarını başlatmasını mümkün kılabilir. Bunun için, 2,20 seviyesini takip etmek gerekiyor. TCMB'nin ek parasal sıkılaştırma uygulamaları kurun 2,15'in altına gelmesini sağlayabilir. Ek olarak, TCMB’nin risk primindeki iyileşmeye istinaden faiz indirimleri yaptığını göz önüne alırsak, risk primindeki artış da bir noktada TCMB'yi harekete geçirebilir. Bunun için de 220 baz puan seviyesini takip etmek gerekiyor."

Moody's'in cuma günü Türkiye ülke notu değerlendirmesiyle ilgili söylentilerin de piyasa fiyatlamalarını olumsuz etkilediğini dikkati çeken Yılmaz, bu gelişmeler dahilinde 2,1523 – 2,2024 seviyelerinin yeni işlem bandı haline geldiğini ifade etti.

Piyasada Moody's olumsuz senaryo beklentisinin fiyatlanmakta olduğunu dile getiren Yılmaz, "Bu nedenle Moody’s cephesinden gelecek olumsuz değerlendirme piyasaya etkisi sınırlı kalabilir. Moody’s kredi notunda değişiklik yapmazsa dolar/TL üzerindeki baskı belirli oranda azalabilir ve işlem bandı 2,1523 – 2,1708 haline gelebilir. Ancak dolar/TL'de 2,15’in altı seviyeler, ya küresel risk iştahında iyileşme ya da TCMB’nin para politikasını fiyat istikrarı ile uyumlu hale getirmesiyle mümkün olabilir" değerlendirmesini yaptı.

EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler