23 Ekim 2017 Pazartesi
  • Altın151,897
  • BIST107.826
  • Dolar3,7047
  • Euro4,3489
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8724
  • İstanbul19 °C
  • Ankara16 °C
  • İzmir21 °C
  • Konya16 °C
  • Adana26 °C
  • Antalya23 °C
  • Diyarbakır21 °C
  • Bursa20 °C
  • Kayseri17 °C
  • Kocaeli17 °C
  • Şanlıurfa26 °C
  • Gaziantep22 °C
  • İçel26 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bu Rus ruleti dünyayı değiştirecek
Rusya, adı ‘altın’ olan bir para birimine geçmeyi planlıyor. Batı blokunun ekonomik hegemonyasına karşı büyük bir meydan okuma bu. Hatta Rus ruleti gibi bir şans oyunu… Ama tutarsa dünyada çok şey değişecek.
Bu Rus ruleti dünyayı değiştirecek
27 Nisan 2014 / 11:14 Güncelleme: 27 Nisan 2014 / 11:15

Sabah'ta yer alan habere göre, Raskolnikov'un kira, Marmeladov'un içki ya da İvanoviç'in kumar parası olarak Dostoyevski romanlarında sıklıkla rastladığımız Rus Rublesi, yüzlerce yıllık tarihinin en önemli değişimine hazırlanıyor.

Çarlık Rusyası'ndan beri para birimi olarak Ruble'yi kullanan Ruslar, geçmişte Avrupa ve daha sonra Amerika Birleşik Devletleri (ABD) karşısında aldıkları -kelimenin hem literal, hem de Marksist terminolojindeki anlamıyla- 'maddi' yenilgiyi aşmak için yeni bir çare buldular. (Bir dolar, halen 36 ruble ediyor.)

Rusya, para biriminin, ABD Doları ve Euro karşısındaki makus talihini yenmesi için yakın gelecekte Ruble'yi değil, 'altın'ı kullanacak. Adı muhtemelen altın olacak para birimi, Rusya'nın yanı sıra öncelikle ülkenin hinterlandındaki Kazakistan ve Belarus'ta, ardından da Kırgızistan, Ermenistan ve Tacikistan gibi ülkelerde kullanılmaya başlanacak.

Rusya, ABD'nin dünya hegemonyasına karşı ekonomik meydan okuma olan bu projeyi 2025 yılında hayata geçirmeyi planlıyor. Bu, büyük bir meydan okuma ve dolayısıyla sadece Rusya için değil, dünya ekonomisi için de riskler içeren bir kumar, hatta Rus ruleti gibi bir tür şans oyunu. Çünkü olası ekonomik sonuçlarını kestirmek güç.

Bu iddialı projenin detaylarına girmeden önce ortak bir para birimine geçme fikrinin kimden çıktığına bir bakalım. Bu fikri ilk ortaya atan Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'di. Fikre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de destek vermişti.

Putin, ülkesinde siyasi iktidarı gerçek anlamda ele geçirir geçirmez, burjuvaziden daha pervasızca siyaseti dizayn etmeye soyunan eski oligarklarla mücadeleye girişmiş ve onları tasfiye etmişti. Putin, ortak para birimi projesine olur vermeden önce mali istihbarat bürokrasisine kapsamlı raporlar hazırlattı.

KGB kökenli olduğu için Rus devlet yapısını iyi tanıyan Putin, her adımını devletin bütün organlarını arkasına alarak attı. Altın para birimi projesi için de mali kurumlardan gizli servise tüm devleti ve küçük sermayeden büyük sermayeye tüm ekonomik aktörleri hazırladı.

Projenin ilk adımı olarak gelecek ay Rusya, Kazakistan ve Belarus cumhurbaşkanları, 2015 yılından itibaren Avrasya Ekonomik Bölgesi'nin kurulmasına dair anlaşma imzalayacaklar. Bu anlaşma doğrultusunda bir Avrasya Merkez Bankası da kurulacak.

Avrasya Merkez Bankası, Avrasya ülkelerinin ortak emisyon merkezi olarak faaliyet gösterecek. Ulusal merkez bankaları da varlığını sürdürecek, ama Avrasya Merkez Bankası'nın yetkileri daha fazla olacak.

Yeni para sistemine geçiş sürecinin başlangıcında yeni parayla nakit ödeme yapılamayacak. İki yıl içinde nakit ödemeye geçilecek. Bu süreçte ruble dolaşıma devam edecek. Bu süreçte sistemdeki paralar değişecek.

Altına dayalı para sistemine geçiş, Rusya ile hinterlandındaki ülkelerin Dolar ve Euro ile alışverişi terk etmesi anlamına da geliyor. Bu açıdan eğer tutarsa ABD'nin giderek azalan dünya hâkimiyetine vurulacak büyük bir darbe.

Yeni bir blok oluşuyor

Projenin 2025 yılında uygulamaya konulması planlanıyor ama ABD ve Avrupa; Rusya'ya karşı özellikle Ukrayna'da yaşanan gelişmeler ve Kırım restleşmesi nedeniyle yeni yaptırımlar uygulamaya kalkarsa süreç hızlandırılabilir.

Avrasya Ekonomik Bölgesi, Avrupa Birliği projesine bir ekonomik cevap anlamı da taşıyor. Ancak tıpkı AB gibi başlangıçta ekonomik amaçlar için yola çıkan birliğin siyasi bir bütünleşmeye dönüşmesi çok muhtemel. Dolayısıyla birlik yalnızca AB ile değil, zaman içinde NATO ve Çin ile de siyasi ve askeri olarak rekabete giren bir bloka dönüşebilir.

Sovyetlerin dağılmasından sonra kurulan geçici tek kutupla dünya sisteminde ABD'nin hegemonyası neredeyse gerçeküstü bir hızla arttı ve sonra aynı hızla azaldı. Berlin Duvarı'nın yıkılmasından iki yıl sonra 1991'de başlayan Körfez Savaşı ile başlayan süreç, 2001'de 11 Eylül süreci ile adım adım tersine döndü.

Son olarak ABD'nin, giderek trajikleşen Suriye İç Savaşı'na kendi lehine bile müdahale edememesi ve Ukrayna'da yaşanan 'ikinci turuncu devrim süreci'nden sonra Kırım'ın Rusya'ya dahil edilmesi bu sürecin son halkaları idi. Kırım'ın Rusya'ya dâhil edilmesinden sonra altın adlı para birimine geçiş, Rusların Batı blokuna karşı ikinci büyük hamlesi olacak.

Kırımlıların Rusya'ya dahil olmak istemesinin de hem siyasi hem de ekonomik sebepleri var. Kırım'da özellikle Slav milliyetçisi kesim kendi geleceğini Putin'in inşa ettiği yeni Rusya'da görüyor. Ayrıca Rus yönetimi Kırım'da deyim yerindeyse kesenin ağzını açtı. Emekli maaşlarını üçe katladı. Yani Kırım'ın Rusya'ya bağlanması konusunda çok gönüllü olanların var olması boşuna değil.

Eğer risk içeren para hamlesi başarıya ulaşırsa Putin Rusyası, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Stalin Rusyası'nın tarihsel konjonktürde elde ettiği fırsatın bir benzerini kendi eliyle yaratmış olacak.

Rusya, 'hard power'ın (sert güç, askeri güç) yanı sıra 'soft power'ı da (yumuşak güç, diplomatik güç) hiç olmadığı kadar iyi kullanmaya başladı. Bir başka deyişle yeri geldiğinde "Payımı alırım" tavrıyla açığa çıkan mafyatik diplomasiden "Yönetebildiğim kadar etkinleşirim" tavrıyla kendini gösteren istihbarat diplomasisine geçiş sürecine adım attı.

İster ekonomik, ister siyasi, ister askeri olsun savaşların istihbarat marifetiyle yürütüldüğü çağımızda yalnızca Rusya için değil, tüm devletler için en işlevsel yöntem de bu. Hele de istihbaratçıların yönettiği/yöneteceği ülkeler için…

EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler