YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Borun dünyadaki rezervinin yüzde 72'si Türkiye'de
Borun dünyadaki rezervinin yüzde 72'si Türkiye'de
Borun dünyadaki rezervinin yüzde 72'si Türkiye'de
19 Ağustos 2008 / 08:49 Güncelleme: 00 0000 / 00:00

Son yıllarda bor madenine yapılan yatırımlar Türkiye'yi zirveye taşıdı. Başta cam, deterjan, seramik, izolasyon ve tarım olmak üzere pek çok sektörde yaygın olarak kullanılan borun dünyadaki rezervinin yüzde 72'si Türkiye'de bulunuyor. 


Üretimde uzun yıllar Çin'in gerisinde kalan Türkiye, yapılan yatırımlar sayesinde artık liderliğe yükseldi. Kütahya'daki bor madenlerini ve işletmeleri basına tanıtan Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürü Orhan Yılmaz, Türkiye'nin 2005'ten sonra üretim ve satış miktarı, kalite ile kârlılık oranında dünyada birinci olduğunu belirterek, "Dünyada bor fiyatlarını belirleyici pozisyona geldik." dedi. Üretilen bor kimyasallarının yüzde 95'i, 68 ülkeye ihraç ediliyor. İhracatın yarısı Çin, Japonya, Malezya gibi Uzakdoğu ülkelerine yapılıyor.


Kütahya'nın Emet ve Hisarcık ilçelerindeki Emet Bor İşletmesi ve bor madeni sahaları, Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı yöneticileri ile İstanbul'dan gelen basın mensuplarına tanıtıldı. Dünya bor madeni rezervinin yüzde 70'ine sahip Türkiye'de bu madenin yaklaşık yüzde 70'inin bulunduğu Emet'e gelen Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Başkanı Prof. Dr. Güven Ünal, vakıf üyesi Prof. Dr. Güngör Tuncer ve basın mensupları, ilk olarak Hisarcık'taki bor sahalarını inceledi. Eti Maden İşletmeleri'ne ait Emet'teki borik asit fabrikasını gezen katılımcılara, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürü Orhan Yılmaz tarafından bilgi verildi. Yılmaz, dünyadaki yıllık bor tüketiminin 400 milyon ton olduğunu, Türkiye'nin yaklaşık 4 milyar ton bor cevherini elinde bulundurduğunu söyledi. Türkiye'nin, dünyaya 1.000 yıl yetecek bor madenine sahip olduğunu vurgulayan Yılmaz, dünyaya ham bor satılmadığını, işlenen madenin pazarlandığını anlattı. Yılmaz, ürettikleri bor kimyasallarının cam, seramik, deterjan üretimi gibi alanlarda kullanıldığını ifade ederek, şöyle konuştu: "Dünyada ciddi pazar avantajı sağlamış bulunmaktayız. 2002 yılında 186 milyon dolar olan ihracatımızda bu yıl 600 milyon doları aşacağız. 2012 yılına kadar ihracat hedefimiz 1 milyar dolardır. Bunun da gerçekleşmesiyle firma kârımız 600 milyon dolar olacaktır. Üretilen borun iç piyasaya dışarıya verilen fiyattan yüzde 35 daha ucuz verildiğini vurgulayan Yılmaz, "Bu devamlı böyle olacak anlamı taşımasın." ifadesini kullandı.


Eti Maden İşletmeleri'nin yatırım ağını genişletmeye devam ettiklerini anlatan Yılmaz, Emet Borik Asit Fabrikası'nın kapasitesini artırmaya çalıştıklarını söyledi. Firmanın daha fazla ihracat hedefiyle yoluna devam ettiğini kaydeden Yılmaz, "Bor kimyasallarında 2002'de 800 bin ton olan üretimimiz bu yıl 1 milyon 500 bin ton, önümüzdeki 4 yıl içinde ise 3 milyon tona çıkarılacaktır." şeklinde konuştu. Yılmaz, Eti Maden İşletmeleri'nin ürettiği bor, kolemanit ve borik asidin geçmiş yıllarda 6 aylık veya bir yıllık sürede stoklarda beklediğini, ancak siparişlerin artmasından dolayı bugün stoklarda bir ton ürünün bile bulunmadığını ifade etti. Borik asit fabrikasına yapılan yeni yatırım ilaveleriyle tüm talepleri karşılamayı hedeflediklerine dikkati çeken Yılmaz, "Borda Çin piyasasında yüzde 70'e ulaştık. 9 milyon dolarlık satışımızı 180 milyon dolara çıkardık. 4 yıla kadar hedefimiz 500 milyon dolarlık ihracattır." diye konuştu. Yılmaz, bor sahalarındaki maddelerden çimento üretimi yapabilmek amacıyla incelemelerini sürdürdüklerini ve daha ekonomik çimento üretmeyi hedeflediklerini kaydetti. 2007 yılında Eti Maden İşletmeleri'nin kârının 217 milyon dolar olduğunu belirten Yılmaz, "İhracatımız 1 milyar dolar olduğunda kârımız 500 milyonu aşacak. O zaman İSO 500'de ilk 5'e gireceğiz." dedi.


Rezerv önemlideğil, tüketim hızı artırılmalı


Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürü Orhan Yılmaz, bazı kaynaklarca Türkiye için stratejik önemi olduğu ifade edilen ve hatta daha da ileri gidilerek ülkeyi kurtaracak bir kaynak olarak görülen borun dünya üzerinde toplam ticaret hacminin yıllık 1,2 milyar dolar olduğunu açıkladı. Emet'te 1 milyar ton rezerv bulduklarını ifade eden Yılmaz, bunu açıklamayı uygun görmediklerini ifade etti. "Çünkü bir şey çoksa değeri düşer." diyen Yılmaz, "Rezervinizin çok olmasının hiçbir kıymet-i harbiyesi yok. Sonuçta dünyada bir tüketim hızı var, bu tüketim hızını artırmak amaç olmalı." şeklinde konuştu.


Güler: İran gazında bir ay içinde önemli gelişmeler olacak


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, enerji yatırımları konusunda İran'la Türkiye arasında bir ay içinde önemli görüşmeler yapılacağını söyledi. Güler, yeni jeotermal sahaların ihalesi öncesi düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin konuyla ilgili sorusuna, "İran'la bir ay içinde önemli görüşmeler yapacağız; daha önce başlattığımız çalışmaların bu sürede neticelenmesini umuyoruz." diye cevap verdi. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) Güney Pars sahasında işleteceği üç sahaya ilişkin Türkiye'nin İran'a bir çalışma verdiğini ve cevabının 21 Ağustos'ta alınacağını belirten Güler, "15 gün içinde İran'a gidiyoruz. Dışişleri Bakanı Ali Babacan'la birlikte gideceğiz. 'İmza için gidiyoruz' demeyin ama önemli görüşmeler yapacağız." şeklinde konuştu. İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın Türkiye ziyareti sırasında anlaşmanın imzalanmamasında ABD'nin etkisinin olup olmadığının sorulması üzerine Güler, "ABD'yi ikna söz konusu değil. Bağımsız ve ne yaptığını bilen bir ülkeyiz. Doğalgaz bizim için son derece önemli." diye konuştu. Ankara, Zaman


Enerji ithalatı 50 milyar doları bulur


Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin enerjide dışa bağımlı olduğunu ve bunu ortadan kaldırmaya yönelik adımlar atıldığını söyledi. Bakan, yılın ilk yarısında 25 milyar dolar olan enerji ithalatının yıl sonunda 50 milyar dolara ulaşabileceğini açıkladı. Türkiye'nin geçen yılki enerji faturası 33 milyar dolar civarındaydı. Şimşek, "Cari açık tahmini bu sene 50 milyar dolar civarında. Petrol ve emtia fiyatlarının bundan sonraki seyri önemli. Enerji dışı cari açık neredeyse kalmadı. Mayıs ayında yıllık açık 43 milyar dolardı, enerji ithalatı 41,5 milyar dolardı. Bu makas haziranda daraldı." dedi. Şimşek, reformların orta vadede cari açığın milli gelire oranını düşüreceğini, kısa vadede de bu reformlar kapsamında enerji, istihdam, Ar-Ge konusunda attıkları adımların cari açığa yardımcı olacağını, ancak daha atmaları gereken adımlar olduğunu bildirdi. ZAMAN

EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler