YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bitcoin mi Altın mı?
Bitcoin mi Altın mı?
20 Kasım 2017 15:49
Ekonomist Bora Tamer Yılmaz, iki yatırım aracını karşılaştırdı. İlk dikkati çeken unsur 'değer saklama' farkı. Altın için bu durum güvenliyken, Bitcoin için böyle bir tanım henüz söz konusu değil.

üzyıllar boyunca insanlar, emeklerini maddi bir karşılığa dönüştürüp gelecek kuşaklara taşıyabilmek için altını kullanmıştır. Dijitalleşen çağla birlikte değişim para birimlerine de yansıdı.

Sanal para piyasası 2009 yılında Bitcoin'in kurulması ile birlikte popüler olmaya başladı. Pek çok yatırımcının ilgisini çeken Bitcoin fiyatları kısa sürede yükselişe geçti. 2010 yılında 10 bin Bitcoin'e iki adet pizza alınırken, 2017 yılında 10 bin Bitcoin'in değeri 42 milyon dolar seviyesine yükseldi.

Yatırımcıların ilgisini çeken Bitcoin için hem olumlu hem de olumsuz açıklamalar yapılırken, güven ve kazanç ikilemi sorgulanmaya devam ediyor.

Yenisafak.com'a altın ve bitcoin kıysalamasına ilişkin açıklamalarda bulunan Ziraat Bankası Ekonomisti Bora Tamer Yılmaz, altın ve BitCoin'i, yorumlayabilmek için ekonomik teorilerin ötesinde kimya, fizik ve belirli ölçüde felsefe tarihi konusunda genel bilgi gerektiren kavramların anlaşılması gerektiğini ifade etti.

Gram altın alış ve satış farkından dolayı yatırımcısı için tasarrufun güvenli adresi olma özelliğini kimseye kaptıracak gibi durmuyor.

2009 yılında Satoshi Nakamoto takma ismine sahip bir kişi veya grup tarafından kurulan Bitcoin, 8 bin doları geçerek kendi rekorunu kırdı.

Yılmaz, "Altın, korezyona uğramama yani metal miktarını hiç kaybetmeyen bir özelliğe sahip. Bin hatta 10 bin yıl önce 1 gram altın bugün hala 1 gram altın. Bu açıdan altın, insanların alın-terlerini, emeklerini maddi bir karşılığa dönüştürüp gelecek kuşaklara taşıyabildikleri “hard-disk” gibi düşünülebilir.

Altın, insanların emekleri karşılığında ürettikleri serveti saklayabildikleri ve zaman aşımına karşı koruyabildikleri bir enstrüman.

Ekonomi teorisinde bunun karşılığı “değer saklama” (store of value) aracı" ifadelerini kullandı.

Kripto para piyasasının en güçlü halkası olan Bitcoin, rekor üstüne rekor kırarak pek kişi tarafından ilgi çekici hale gelmeye başladı.

"İnsanlığın 1600'lü yıllarda Fransız düşünür Rene Descartes'ın “düşündüğüm için varım” önermesiyle yaşam tarzını dijitalleştirmeye başladığını söyleyebiliriz" diyen Yılmaz, dijitalleşme konjektöründe yaşanan gelişmeleri şöyle açıkladı:

"Newton’un mekanik ve deterministik fizik anlayışına karşın Maxwell, Planck, Einstein ve Kopenhag Okulu mensubu fizikçiler (Borh, Heisenberg, Schrodinger) yaşamın enerji boyutu ile ilgilenmişlerdir. Enerji boyutu gündeme geldikçe, elektronik teknolojisi gelişme kaydederek günümüzdeki bilgi işlem ve iletişim seviyesine ulaşılmıştır. Yaşamın önümüzdeki yıllarda daha dijital bir hal alması beklenebilir. Dijitalleşme konjonktüründe insanlığın ulaştığı nokta sanal (kripto) para birimleridir. BitCoin ve benzer teknolojiler önümüzdeki yıllarda fiziksel paranın yerini dijital paranın alabileceğini göstermektedir. Kaldı ki bazı yorumcular tarafından kara para ile bağdaştırılmasına karşın aslında seri numarası üzerinden paranın takip edilebilirliğini arttırmak mümkündür. Çin Merkez Bankası, bu yönü nedeniyle kripto paralar konusunda çalışmaktadır. Şu anki para teorisi, toplu veriler üzerinden tahmin edilmektedir. Çin Merkez Bankası’nın amacı parayı işlem bazında takip ederek, daha somut çıkarımlara ulaşıp para teorisini güçlendirmektir. Yakın bir gelecekte merkez bankalarının kripto paraları ile karşılaşabiliriz.

Güncel piyasa değeri 65 milyar dolar olan bu teknolojinin arkasında kim olduğunun bilinmiyor olması, insanların bu teknolojiye güvenmesi konusunda sorun yaşatıyor.

230 yılı aşkın bir geçmişe sahip olan İngiliz finans devi Man Group, yakın zamanda Bitcoin'i yatırım araçlarından biri olarak konumlandırabileceklerini duyurdu.

Böyle bir ortamda altın ve BitCoin karşılaştırması Newton ve Einstein – Kopenhag Okulu karşılaştırması gibidir. Eğer insanlık yaşam formunu tam anlamı ile dijitalleştirebilirse BitCoin gibi enstrümanların değerini arttırabileceğinden bahsedebiliriz. Aksi takdirde altın, her daim ihtişamını koruyacaktır. Kısa vadede ise altın, ekonomik yani reel faiz, enflasyon beklentileri ilaveten jeo-stratejik risk primi gibi değişkenlerden etkilenmeyi sürdürecektir. Merkez bankalarının da altın rezervlerini arttırdığı konjonktürde altının değer kazanması beklenebilir. Ancak günün birinde dijital ortam yeteri kadar güvenli hale gelebilirse o zaman altının “değer saklama” özelliği kaybolabilir.

Şu anda BitCoin ile ilgili yorum yapmak, 1980’lerde Internet ile ilgili yorum yapmaya benziyor.

Kripto paraların ekonomide daha fazla rol alacağı görünüyor ancak bunun zamanlaması ve etkinliği konusunda öngörüde bulunabilmek zor. Bahsettiğimiz şablon yakın geçmişte neden altın ve BitCoin arasında değer farkı çıktığını açıklayabiliyor. Yakın gelecek için altın iyi bir yatırım aracı özelliğini koruyacaktır. Altın sertifikası da başarılı bir araçtı. Mevcut altın tasarruflarına ilave bir getiri sunarak hem tasarruf sahiplerine değer kattı hem de yastık altındaki kayda değer bir miktar altının ülke ekonomisine kaynak sağlaması mümkün oldu. Ancak uzun vade altın ve BitCoin yorum için ekonomi biliminin ötesinde fizik, kimya ve felsefe tarihine de hakim olunması gerektiği görüşündeyim"

EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler