YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bir eleştiri de Babacan'dan
Türkiye'deki yargı sistemine bir eleştiri de Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'dan geldi.
Bir eleştiri de Babacan'dan
16 Mart 2012 / 14:57 Güncelleme: 16 Mart 2012 / 15:03

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ''Türkiye, gerçek anlamda bir hukuk devleti olmadıkça, birinci sınıf ekonomi olamaz, birinci sınıf demokrasi olamaz. Gerçek anlamda hukuk devleti olmayan bir Türkiye'nin, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden birisi olması da hayal'' dedi.

Babacan, Grand Yazıcı Otel'de düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi'nin açılışında, ekonominin alanı gibi görünmese de Türkiye için son derece belirleyici, uzun vadede ekonomik sonuçlar için son derece önemli iki alanın eğitim ve yargı olduğunu söyledi.

Türkiye'nin, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden birisi olması ve toplam 2 trilyon dolarlık gayri safi yurt içi hasılaya ulaşmasının daha çok katma değer üretmekle mümkün olacağını ifade eden Babacan, Türkiye'de daha yüksek katma değer üretilirse bu hedeflerin yakalanacağını bildirdi.

Bu noktada ekonominin iki önemli dinamiğinden biri olan iş gücünün kalitesinin son derece önem taşıdığını vurgulayan Babacan, şöyle konuştu:

''Fert fert daha yüksek katma değer ürettikten sonra 25 bin dolar milli gelire ulaşabileceğiz. Fert fert yüksek katma değer üretmek de fert fert daha iyi eğitim ve iş gücüyle mümkün. Türkiye'deki 25 yaş üstü nüfusun okulda kaldığı süre, ortalama 6,5 yıl. Yani orta birinci sınıfı bitirmiş orta ikiyi tamamlamadan ayrılmış. Böyle bir iş gücüyle bizim 25 bin dolar milli gelire ulaşmamız hayal. Dünyada böyle örneği yok. Bu kadar düşük eğitim seviyesiyle o kadar büyük ekonomik büyüklük, yüksek bir kişi başına düşen gelir mümkün değil. Bunun için eğitim konusunda köklü reformlar yapmamız gerekiyor. Her türlü klişeyi, tabuyu, ideolojik çatışmaları bir kenara bırakıp Türkiye için en iyisini bulmamız gerekiyor. Bu yüzden biz 12 yılın zorunlu olmasını istiyoruz.''


-''Bir öğrenciyi bir kalıba soktuğunuz zaman''-


Ali Babacan, eğitim sistemimizde esnekliğin şart olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

''Yani bir öğrenciyi bir kalıba soktuğunuz zaman, 'Sen bu kalıp içinde hayatını sürdüreceksin'. Yani böyle bir şey yok. Bugün doğan bir bebeğin, Türkiye'de ortalama beklenen ömrü, 81-82 yıl. Sağlık Bakanlığımız, Dünya Sağlık Örgütü, Birleşmiş Milletler, Dünya Bankasının ortak çalışmalarından elde edilen rakamlar bunlar. Ve bugün doğan bir bebek, 81 yıllık bir Türkiye görecek inşallah, ortalama bu. 81 yıllık bir Avrupa görecek, 81 yıllık bir dünya görecek. Ve bu dönem içinde çok şeyler değişecek. 15 yaşında seçtiği meslek, 18 yaşında seçtiği meslek, 40 yaşına geldiğinde tamamen geçerliliğini kaybedebilecek. Her aşamada yön değiştirebilme her aşamada farklı bir alana konsantre olabilme, mesleki eğitim...''

Babacan, 40 yaşından sonra isterse bir insanın branş değiştirebilmesinin mümkün olabilmesinin gerektiğini vurgulayarak, ''Ben 40 yaşıma kadar mühendisim, 40 yaşından sonra hukukçu olmak istiyorum dediğinde bunun mümkün olabilmesi... Aksi halde bu kadar hızlı değişen dünyada zamanla çok ciddi bir mesleksizlik ve bir işsizlik sorunuyla karşı karşıya kalmamız çok olası. Biz dünyanın en iyi örneklerini inceledik. Dünya Bankasından ve bu konuda en iyi ülkelere danışmanlık yapan şirketlerden uzmanlar getirdik. Çok sessiz yaptık bunları. Bugün eğitimde dünyanın en ileri olan ülkeleri, Kuzey Avrupa, Singapur. Oraların hükümetlerine danışmanlık yapan uzmanları getirttik, bilgi aldık'' ifadelerini kullandı.


-''En iyiye en iyi sisteme...''-


Yapılan çalışmaların, ''Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin eğitim sisteminin orta halliden biraz daha iyiye nasıl götürülür''le ilgili olmadığını vurgulayan Başbakan Yardımcısı Babacan, ''En iyiye, dünyanın en iyi sistemine nasıl gidebiliriz, nasıl kısa devreyle ve nasıl atakla oraya ulaşabiliriz  Biz bunlara çalıştık. Önümüzdeki hafta geniş bir heyeti, Singapur'a gönderiyoruz. Şu andaki başbakan yardımcıları, geçmiş dönem milli eğitim bakanları ile oturduk konuştuk. Bütün sistemi ekibimiz, A'dan Z'ye, Fatih Projesi ile alakalı gidip bakacaklar, tekrar inceleyecekler. Biz ana kararları verdik ama müfredatla ilgili çalışmalar devam ediyor. Öğretmen performansları, öğretmenlerin seçilmesi bunların hepsi önümüzdeki çok çok önemli konular'' dedi.

Babacan, okula başlama yaşını bir yaş düşüreceklerini ifade ederek, müfredatın da buna göre ayarlanacağını bildirdi.

Hedeflerinin doğru, yollarının doğru olduğunu dile getiren Babacan, ''Diyorlar ki, 'Şöyle olacak, böyle olacak'. Nesi ne olacak  Türkiye'nin değerlerine, bu toprakları değerlerine daha çok aşina, bu toprakların kendi kültürümüzün değerleriyle daha iyi bir nesil yetiştirilmesini istiyor musun, istemiyor musunuz  Kendi öz benliğimizi korumak mı istiyorsunuz, kaybetmek mi istiyorsunuz  Tüm bunlarda çok çok açık fikirli olmak zorundayız. Biz her türlü fikre yeniliğe açığız'' diye konuştu.


-Yargı konusu-


İkinci önemli konunun yargı olduğunu vurgulayan Babacan, şunları kaydetti:

''Türkiye, gerçek anlamda bir hukuk devleti olmadıkça, birinci sınıf ekonomi olamaz, birinci sınıf demokrasi olamaz. Gerçek anlamda hukuk devleti olmayan bir Türkiye'nin, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden birisi olması da hayal. Yargı sürelerinin mutlaka kısalması gerekiyor. Öngörülebilir kararlar gerekiyor. Birbirlerine çok benzeyen kararlar iki ayrı mahkemede tamamen farklı sonuçlanabiliyor. Alt mahkeme ile üst mahkeme, birbirinin 180 derece farklı kararlar veriyor. Bir yandan yargımızın insan kaynağı kapasitesini geliştirmemiz gerekiyor. İktidara geldiğimizin ilk 8,5-9 yılında savcı ve hakim sayımızı çoğaltamadık. Yapmak istediğimiz her alım bizzat yargı tarafından engellendi. Milyonlarca dosya... En basit dava 3-4 yıl sürüyor. Bakıyoruz zaman aşımı. İnsanların hayatı kararıyor. Ya adalet yerine gelmediği için insanların hayatı kararıyor ya da insanları tutuklayıp içeri atıyorsunuz, yıllarca kendileri hakkındaki hükmün ne olacağını bilmeden hapislerde duruyor insanlar. Hapishanelerimizde 140 bin kişi var bunların büyük bölümü tutuklular. Hükümlü değil. Daha ne olacağı belli değil karar çıkmamış haklarında. İnsanların hayatı kararıyor.''

Hızla insan kaynağının geliştirilmesi gerektiğini belirten Babacan, ''Biz halen AB diyorsak, hedefimiz varsa, siyasi reformlar konusunda daha çok eksiğimiz olduğu için. Ve Avrupa kriterlerinin, onların ekonomisi ne olursa olsun, halen iyi kriter olduğunu düşündüğümüz için. AB kriterlerine uygun insan hakları uygulaması ve yargı yapısı... Bu konuda önümüzdeki dönemde önemli adımlarımız olacak'' dedi. AA

EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler