YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Benzine tek kuruş zam yapmadık
Mehmet Şimşek: Benzine tek kuruş zam yapmadık
Benzine tek kuruş zam yapmadık
17 Mart 2012 / 20:57 Güncelleme: 17 Mart 2012 / 20:43
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ''2009'un sonundan bu yana ne benzine ne motorine ne de başka akaryakıt ürününe bir tek kuruşluk vergi zammı gelmemiştir. Zam denilen şey aslında tamamen uluslararası petrol fiyatlarından kaynaklanmakta'' dedi.

Şimşek, ''Gaziantep Vergi Rekortmenleri Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada, bir yıl önce Evliya Çelebi'nin bütün serisini aldığını, Çelebi'nin Gaziantep'i ''dünyanın göz bebeği'' olarak anlattığını ifade ederek, Gaziantep'in büyük bir başarı hikayesi olduğunu söyledi.

Şimşek, ''Bu başarının gerçek aktörleri bu salonda. Sizleri tebrik ediyorum. Allah hepinizden razı olsun'' dedi.

Gaziantep'in hem büyümede hem ihracatta Türkiye'yi sürekli ikiye katladığına işaret eden Şimşek, 175 ülkeye yaklaşık 5 milyar dolarlık ihracat yaptığını, bunun vergi gelirlerine de yansıdığını belirtti.

Gaziantep'te son 9-10 yıllık dönemde kamu hizmetleri, kamu yatırımları ve kamu harcamalarının eskisi gibi olmadığını, gerekli desteği aldığını belirten Şimşek, Gaziantep'te toplam merkezi yönetim harcaması 2002 yılında 419 milyon lirayken 2011 yılında yaklaşık 2 milyar liraya ulaştığına, kamunun yatırım harcamasının 2002 yılında 153 milyon lirayken bugün 987 milyon liraya yükseldiğine dikkate çekti.

Türkiye'nin özellikle Asya'dan gelen rekabetle baş edebilmesi için Gaziantep gibi illerimizin öncülük yapması gerektiğini ifade eden Şimşek, ''Gaziantep gerçek bir Anadolu kaplanı'' diye konuştu.

-''OECD ülkeleri arasında en düşük vergi yüküne sahip 26. ülkeyiz''-

Türkiye'deki vergi yüküne ilişkin bazı gözlemlerini paylaşan Bakan Şimşek, toplam vergi yükünün Türkiye'de yaklaşık yüzde 26, OECD ortalamasının ise yüzde 34 olduğunu ifade ederken, ''Genel olarak Türkiye'deki bütün prim ve vergilerin milli gelire oranı anlamında, diğer dünya ülkeleriyle karşılaştırdığımızda hakikaten çok da ağır bir vergi yükü görünmüyor. Biz, 34 OECD ülkesi arasında en düşük vergi yüküne sahip 26. ülkeyiz'' dedi.

Türkiye'de vergilerin çok yüksek olduğu algısının nereden kaynaklandığını anlatan Şimşek, dolaylı vergilerin GSYİH'ya oranı olarak ülkemizin OECD ülkelerinden daha yüksek vergi yüküne sahip olduğunu belirtti.

Şimşek, şunları söyledi:

''Dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payı yüzde 47,9. OECD ülkelerinin ortalaması yüzde 33,5. Dolayısıyla bir sorunumuz var. Nedir bu sorunumuz; her ne kadar genel vergi yükü yüksek değilse de dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payı yüksek. Aslında burada sıkıntı doğrudan vergi gelirlerinin nispeten düşük seyretmesidir. Son yıllarda gerek bunu düzeltmek için gerekse vergi yükünü genel olarak aşağıda tutmak için çok adım attık.''

-''Akaryakıt ürününe 1 kuruşluk vergi zammı gelmemiştir''-

Hemen hemen her alanda vergi indirimi söz konusu olduğunu, tecil faiz ve gecikme faizinde düzenleme yaptıklarını anlatan Bakan Şimşek, ''Bütün bunlara rağmen niye vergi yüksek algısı var? Var, çünkü bu ülkede bazı sektörlerde hakikaten ÖTV yüksek'' dedi.

Maliye Bakanı Şimşek, benzinde durumun nasıl olduğuna ilişkin ise şunları söyledi:

''Benzinde durum nasıl? Çünkü vatandaş bunu soruyor. Türkiye hakikaten benzinde yüksek vergi yüküne sahip bir ülke. Fakat onu da indirmişiz. Özellikle son haftalarda gazetelerde okuyorum, 'benzine zam geldi' falan... Bazen vatandaşların yorumlarını okuyorum. İnternet sitelerinde yorum yazıyorlar, 'hükümet yine zam yaptı' falan filan... 2009'un sonundan bu yana ne benzine ne motorine ne de başka akaryakıt ürününe 1 tek kuruşluk vergi zammı gelmemiştir. Tamamen maalesef petrol fiyatlarının yükselmesinden kaynaklı, yani zam denilen şey aslında tamamen uluslararası petrol fiyatlarından kaynaklanmakta. Bugün Türkiye benzin üzerindeki vergi yükü itibariyle 7. ülke konumu geldi, evet biz 1. sıradaydık ama şu anda 7. sıradayız. 2002 yılında siz arabanızı bir benzinceye götürseydiniz 'bana 100 liralık benzin ver' deseydiniz; 70 lira 7 kuruşu bize gelecekti. Şimdi gitseniz aynı şeyi yapsanız 56 lira 90 kuruşu bize gelecek. Motorinde de vergi yükünde 1. sıradaydık, 5. sıraya düşmüşüz. Eskiden benzinciye gitseydiniz 'depoyu doldur 100 lira vereyim' deseydiniz, onun 59 lira 20 kuruşu bize gelirdi, şimdi 48 lira 20 kuruşu bize geliyor. Ama bütün bunlar bunun yüksek olmadığını ifade etmiyor. Vergi yükü yüksek, ama inmiş. Sigarada biz vergi yükünü artırdık, o doğru. Vatandaşımız sağlık açısından özellikle aç içsin diye, vergiyi bir araç olarak kullandığımız doğrudur. Orada yükseldi. Nitekim 11. sıradayız, yüzde 80 civarında vergi yükü söz konudur. Alkollü içkilerde de vergiyi yükselttik. Özellikle birada OECD ülkeleri arasında artık en yüksek 2. ülke noktasındayız.''

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, mükellef ile önce diyaloğun esas olduğunu vurgulayarak, ''Bizim için asıl olan beşeri sermayedir. Çünkü başka kaynağımız yok. Bu beşeri sermaye içinde bizim en fazla başımızın üstünde taşımamız gereken girişimcilerdir. Çünkü, onların sayesinde sistem yürüyor. Bu nedenledir ki, önce mükellef ile diyalog kuracağız. Vergi dairesi çalışanlarına söylüyorum, benim size talimatım bu'' dedi.

Şimşek, ''Gaziantep Vergi Rekortmenleri Ödül Töreni''nde yaptığı konuşmada, imkan olsa girişimcilerin, bu ülkede istihdam yaratan, katma değer yaratan iş adamlarının yükünü aşağı çekmek istediklerini söyledi.

Vergi yükünde nereden nereye gelindiğinin, başka ülkelere göre ne noktada bulunulduğunun önemli olduğunu ifade eden Şimşek, şöyle dedi:

''Ama asıl olan bundan sonra önceliğimizin ne olduğudur. Şahsi görüşüm önceliğimiz arz yönlü, yani üretim eksenli olmalı. Biz her şeyden önce Türkiye'de şu anda İtalya ile Çin arasındaki güçlü üretim üssü konumunu daha da güçlendirmemiz lazım. Bunun da yolu sizlerin önünü açmaktan geçiyor, rekabetin önündeki engelleri azaltmaktan geçiyor, bunun yolu vergi, prim yükünüzün daha da aşağı çekilmesinde yatıyor. Ama takdir edersiniz ki, bu biraz da zamanlama ve sıralama meselesi. Reformlarda sıralama ve zamanlama çok önemli.''

2002 yılında ülkede 100 lira vergi toplanıyorsa 86 lira faiz ödendiğini anımsatan Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Geriye kalan 14 lira ile ne yapacaksınız; maaşları mı ödeyeceksiniz, yatırım mı yapacaksınız, memleketin geleceğinizi garantiye almak için eğitime mi sağlığa mı yatıracaksanız? Hakikaten sıkıntılı bir konu. Çok şükür o günler geride kaldı. Bugün 100 liralık vergi topluyorsak 16,6 lirası faize gidiyor, geriye kalan 83,4 lirası bu ülkenin her tarafına hizmet, yatırım ve teşvik olarak dönüyor.''

-Temel fıkrası-

Maliye Bakanı Şimşek, toplanan vergilerin nereye harcandığına ilişkin şu fıkrayı anlattı:

''Temel, 2000'li yıllarda bir ekonomi konferansına gidiyor. Masa etrafında devletlerin toplanan verginin ne kadarını halka hizmet olarak, ne kadarını kamunun harcamasına ayırdığı konusunda tartışma başlıyor. Amerikalılar 'biz çizgi çizeriz, vergi gelirlerini havaya atarız, çizginin soluna düşen devlete sağına düşeni vatandaşa' diyor. Avrupalılar, 'biz sizden daha adiliz' diyor. 'Biz büyük bir daire çizeriz, parayı havaya atarız, dairenin içindeki vatandaşa geri kalana devlete' diyor. Temel, 'bizim bu kadar karmaşık değil. Bizimkiler parayı havaya atarlar, havada kalan vatandaşa, yere düşen devlete' diyor. Hakikaten 100 liralık verginin 86 lirasını faize öderseniz, geriye bir şey kalmıyor. Devlet bile idame edilemiyor, nitekim ondan dolayı IMF'ye bu kadar borç takmıştık.''

Şimşek, her konuda iş adamlarının yüklerini almak için çalışacaklarını, ama bunları iyi bir sıralama ve zamanlamayla yapmaları gerektiğini vurguladı. Şimşek, ''Devleti küçük tutmak lazım. Özel sektörün önünü açıp, mümkün olduğunca özel sektörün dinamizminden yararlanıp her konuda özel sektörle bu işleri yapmak lazım'' dedi.

-''Bizim beşeri sermayemiz var''-

Geçenlerde uluslararası bir makale okuduğunu, burada Tayvan ve İsrail örneğinin verildiğini aktaran Bakan Şimşek, makalede Tayvan'ın kumunu bile ithal etmek zorunda olduğu ama 27 milyon çalışkan, iyi eğitilmiş insanı olduğu ve yenilikçi bir ülke olduğu için katma değer yarattığından bahsedildiğini söyledi. İsrail'in de doğru düzgün doğal kaynağı bulunmayan bir ülke olmasına rağmen ileri teknoloji ve yenilikçilikte dünyanın önde gelen ülkelerinden birisi olduğunun anlatıldığını aktardı.

Rusya'nın 2 trilyon dolarlık ekonomi olduğunu, bütçesinden petrol gelirini çıkardığı zaman yıllık 200 milyar dolar açığı olduğunu belirten Bakan Şimşek, beşeri sermayenin önemini vurgulayarak, şunları söyledi:

''Bizim petrolümüz yok. Bütçemizin nesi varsa nesi yoksa sizlersiniz. Bizim beşeri sermayemiz var, girişimcilerimiz var. Aslında bu bizim için şanstır. Bu bizim için bence bir sorun değildir. Yeter ki biz önceliklerimizi doğru saptayalım. Yeter ki biz önce eğitim, beşeri sermaye, beşeri sermaye için sağlık, sonra altyapı çok önemli, Ar-Ge, inovasyon çok önemli.''

-''Mükellef ile önce diyalog esastır''-

Son 2-3 yıl içinde mükellefler için çok şey yaptıklarını ifade eden Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Çünkü maliye olarak maalesef biz de kendimizi sürekli şekilde yenilemek zorundayız, arzuladığımız noktada da değiliz. Maliye olarak bizim de değişen dünya dinamiklerine, değişen Türkiye'ye ayak uydurmamız lazım. Bunu da sağlamak için, sizin haberiniz yok ama mikro düzeyde o kadar çok şey yapıyoruz ki, reklamını yapacak bazen zaman bile bulamıyoruz. Ama bunları yapmazsak, sizinle güçlü diyalog kurmazsak başarılı olamayız.''

Vergi dairesi başkanlarının hepsini 2-3 hafta önce topladığını, ayrıca vergi denetim grup başkanlarını topladığını hatırlatan Bakan Şimşek, şunları kaydetti:

''Onlara şunu söyledim; bizim mükellef ile ilişkimiz olsa olsa kendilerine saygı çevresinde olacak. Mükellef ile önce diyalog esastır. Yanlış dahi yapsa önce diyalog. Önce gideceksiniz mükellef ile diyalog kuracaksınız. Çünkü bu mükellef elde ettiği kazanımlarını, sermayesini riske atmaz, istihdam yaratmaz, katma değer üretmezse vergiye konu ekonomik faaliyet olmaz. Dolayısıyla önce mükellef. 75 milyonun hakkı hukuku, yetimin hakkı hukuku bizim için mukaddestir. Ama bunu yaparken hiçbir şekilde, 'mükellef şu hatayı yapsın da ben yakalayayım...' Yok böyle bir yaklaşım. Bunu niye tekrarlıyorum; çünkü vergi dairesi başkanlarımız oradaydı ama vergi müdürlerimiz orada değildi.

Bizim için asıl olan beşeri sermayedir. Çünkü başka kaynağımız yok. Bu beşeri sermaye içinde bizim en fazla, tabi ki biz herkese değer veririz ama, başımızın üstünde taşımamız gereken girişimcilerdir. Neden? Çünkü, onların sayesinde sistem yürüyor. Bu nedenledir ki, önce mükellef ile diyalog kuracağız. Vergi dairesi çalışanlarına söylüyorum, benim size talimatım bu. Çünkü bizim için bu çok öncelikli konudur. İnşallah biz de kendimizi yenilemeye devam edeceğiz, bu ülkeyi dünyada hak ettiği noktaya hep beraber getireceğiz.''  (AA)

Nasıl inanılır ki
 // Mehmet
Peki uluslararası piyasada petrol fiyatları düşerken bizde niye hala artıyor? Bu neden? Çok saçma bir durum bu ülkede mevcut olan!???...
17 Mart 2012 21:04
EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler