25 Ocak 2017 Çarşamba
  • Altın147,005
  • BIST84.208
  • Dolar3,7769
  • Euro4,0596
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,7314
  • İstanbul6 °C
  • Ankara-2 °C
  • İzmir7 °C
  • Konya-2 °C
  • Adana12 °C
  • Antalya6 °C
  • Diyarbakır1 °C
  • Bursa5 °C
  • Kayseri-3 °C
  • Kocaeli3 °C
  • Şanlıurfa3 °C
  • Gaziantep5 °C
  • İçel10 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bankaların karı patladı!
Halka açık altı büyük bankanın bilânçosuna göre, bankalar geçen yıl kredi faizlerini yüksek tutup mevduat faizlerini hızlı düşürüp 6 milyar lira fazladan kazanmışlar...
Bankaların karı patladı!
08 Mart 2010 / 10:32 Güncelleme: 08 Mart 2010 / 10:35

Yıl içerisinde bankacılardan kaynak bulmakta sıkıntı çektiklerini ve kâr oranlarının çok daraldığını duyuyorduk. Bankaların mevduatları kriz döneminde 264 milyar 520 milyon liradan 55 milyar lira artışla 320 milyar 271 milyon liraya yüzde 21 yükseldiğini görüyoruz. Kaynak bulmakta çok sıkıntı çekmedikleri anlaşılan bankaların mevduata ödedikleri faizin ise 27 milyar liradan 21 milyar liraya gerilediği görüldü.

MEVDUAT FAİZİ AZALDI

Mevduata ödenen faiz gideri net 6 milyar lira azalmıştır. Bu sonuçla bankaların mevduata ödedikleri faiz oranı yüzde 9,37'den 6,54'e düşerken, mevduat sahiplerinin gelir kaybı yüzde 30,2 olmuştur. Bankaların kullandırdıkları kredilerin faizindeki düşüş oranı yüzde 3,6 iken, mevduat faizindeki düşüş oranı yüzde 30,2 olarak gerçekleşmiştir.

MAKAS FAZLA AÇILIYOR

Mevduat faizi ile kredi faizi arasındaki makas 2009 yılında çok fazla açılmıştır. 2008 yılında mevduata ödenen faiz ile krediye ödenen faiz makası yüzde 43,7 iken kriz yılı 2009'da bu makas yüzde 98,5'e yükselmiştir.

KAYNAK MALİYETİ AŞAĞIYA...

Bankalar kaynak maliyetini hızla aşağı çekerken bu maliyet düşüşlerini kredilerine yansıtmamıştır. Bankacıların yıl içerisindeki söylemleri ile ekonomiye bakışları arasındaki büyük fark yukarıdaki rakamlarla ortaya çıkmaktadır. Bankalar krizde kendilerini sağlama almak adına devlet kâğıdı olarak menkul kıymet yatırımlarına yöneldi. Menkul kıymet stokları yüzde 63,7 oranında artarak 172 milyar lirayı aşmıştır. Kredi faiz oranları 2008 yılına göre nerede ise hiç düşmezken, menkul kıymet faiz gelirlerinin çok hızlı düştüğünü görüyoruz.

STOKTAN ALINAN FAİZ AZ ARTTI

Önceki yıl menkul kazanç oranı yüzde 13,11 iken geçen yıl bu oran yüzde 9,59'a kadar inmiştir. Menkul kıymet stoku yüzde 63,7 artarken, bankaların menkul kıymetlerden aldıkları faiz geliri sadece yüzde 7,1 oranında artabilmiştir. Kısaca kredi piyasası faiz düşüşünden nasiplenemezken nerede ise tamamı devlet kâğıdından oluşan menkul piyasası faiz düşüşünden nasibini alabilmiştir. Bu sonuçla devletin nasbini arttırdığı ama reel sektörün nasiplenemediği bir yıl böylece geride kalmıştır.

KÂRLARDA PATLAMA DÖNEMİ

Bankaların kârlarının mevduata oranı 2008 yılında yüzde 2,44 iken geçen yıl bu oran yüzde 3,84'e yükseldi. Mevduatın krediye dönüş oranı kriz başlarken yüzde 86,24'den son gelinen noktada yüzde 75,77'ye düşüş göstermiştir. Bir tarafta kredi oranı hızla düşerken, diğer taraftan devlet kâğıdından elde edilen kâr oranı da düşmüştür. Buna rağmen bankaların kârları 7 milyar liradan 12,3 milyar liraya yüzde 75 artış yaşamıştır.

 

Paralar hazineye aktı

Altı büyük bankanın krizin başlangıcı olan Eylül 2008'den 2009 yılı sonuna kadar geçen 15 aylık dönemde yatırımcılardan topladıkları mevduatları yüzde 21,08 artarak 55 milyar 750 milyon liraya ulaştı. Krizde yatırımcılardan toplanan 55,7 milyar liralık mevduata karşılık, bankalar kredi olarak 14 milyar 540 milyon lira vermiştir. Kısaca bankalar krizde topladıkları yeni paranın dahi her dört lirasından ancak 1 lirasını kredi olarak geri vermiştir.

KREDİDE CİMRİLİK HAD SAFHADA

Krediye karşı bu cimrilik yaşanırken bankaların menkul kıymet yatırımları inanılmaz derecede artmıştır. Bankaların menkul kıymet stoklarındaki artış ise yüzde 63,7 oran ile 67 milyar lirayı geçmiştir. Burada kritik soru şudur. Bankalar mevduattan 55,7 milyar lira toplarken nasıl oluyor da yatırımları olan menkul ve kredi artışı 81 milyar 630 milyon liraya ulaşıyor?

GERÇEK DURUM ORTADA...

Bu sorunun cevabı bankaların gerçek durumunu ortaya seriyor. Bankaların kredi artışı aslında yeni kredi verilmekten ziyade sadece ve sadece eski kredilerdeki faiz artışı kadar oluyor. Para aslında reel olarak sadece menkul değer olarak bir kenara yatırılmıştır.

KREDİ VERMEDİLER

Bankaların önceki yılsonu kredi stokları 237 milyar lira iken kredilerden sağladıkları gelir oranı yüzde 13 düzeyinde kaldı. Sadece gelir kadar kredi artsaydı bile krediler 268 milyar lira olacaktı. Oysa kredi stoku 2009 sonunda 268 değil 243 milyar lirada kaldı. Kısaca krediler faizleri kadar bile artamadı.

 

Mevduat sahiplerinden kesildi

 

Bankaların kâr artışının sanıldığı gibi menkul kıymet kazançlarından kaynaklanmadığını görüyoruz. Hazine kâğıtlarından kâr oranları hızla gerilemesine karşılık kredi faiz gelirlerinin daha yüksek seviyede kaldığını görüyoruz. Ama bankaların asıl kâr artışlarını giderlerinin birinci sırasında olan mevduat fa-izlerinin hızlı düşmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Kredi vermemek kârı azaltmıştır. Menkul kıymet yatırımı kârı artırmıştır. Ama asıl yatırımcıları olan mevduat sahiplerine daha az para ve-rerek kârlarını katlamışlardır. Bankalar, 2009 yılında en yüksek kâr oranını kredilerden sağladılar. Bu sonuç kârlarının devamı için yeniden kredi piyasalarına dönüşlerini teşvik edebilir.

 

İnanılması güç oranlar

Bankaların gelir-gider oranlarına baktığımızda karşımıza çıkan oranlar izah gerektiriyor. Bir tarafta gelirlerini krize rağmen korumayı başaran sektör, diğer yandan ise tam bir kriz fırsatçılığı olarak yorumlanacak tarzda giderlerini aşağıya çekmiştir.

HEPSİ DE HALKA AÇIK

Halka açık 6 büyük bankanın 2008 yılında 236 milyar 903 milyon lira kredi stokundan 31 milyar 901 milyon lira faiz geliri elde ettiklerini görüyoruz. Bankaların 2008 yılında kredilerinden aldıkları faizin oranı yüzde 13,47 oranında gerçekleşmiştir. Oysa krizin en şiddetli estiği 2009 yılında bankaların kredi miktarı 14,5 milyar lira artmasına karşılık, kredilerden alınan faiz geliri 400 milyon lira kadar çok küçük bir düşüş yaşamıştır.

GERÇEK BİR UCUZLAMA YOK

Bu düşüş bankaların kredilerin gerçekten ucuzladığı anlamına gelmemelidir. Çünkü bankaların kredi faiz oranları 2009 yılında ancak yüzde 12,98'a düşebilmiştir.

DÜŞÜŞLER NOT EDİLİYOR

Kredi faiz oranı 13,47'den 12,98'e ancak ve ancak yüzde 3,6 oranında düşmüştür. Bu düşüşü bir kenara not ediyoruz ve devam ediyoruz.

 

 

 

 

 

 

İş Bankası

Eylül 2008'den Aralık 2009'a olan kriz döneminde İş Bankası mevduatını yüzde 28,7 artırarak 72 milyar liraya yükseltti. 16 milyar liralık mevduat artışına karşılık kredileri 2,5 milyar lira arttı. Mevduat faiz gideri ile kredi faiz geliri arasındaki makas yüzde 121'e çıkarak kredi esnekliği düşük banka olarak dikkat çekti. Mevduat faiz oranının ortalamanın altında olması, kredi faiz oranının ise yukarıda olması İş Bankası'nın büyük banka olarak kriz ortamında ihtiyaç duyulan güvenle ilişkili olabilir. Faiz makası yüksek olmasına rağmen kâr artışı sektörle aynı seviyede kalması önemli bir detaydır.

 

Garanti Bankası

Kriz sürecinde mevduatını en hızlı artıran banka oldu. Kriz öncesi kredilerin mevduata oranı yüzde 96,7 kadar olan Garanti Bankası 14,7 milyar lira mevduat artışına karşılık 3,2 milyar kredi artışı ile kredi oranını yüzde 79,18'e kadar çekti. Garanti Bankası için söylenecek en önemli detay ise kredilerden alınan faiz gelirinin kredilere oranının kriz yılında yükselmiş olmasıdır. Bu sonuca rağmen mevduat ve kredi faiz makası açılırken kâr artışı yüzde 75'lik sektör ortalamasının altında kalmıştır. Garanti Bankası'nın sektöre mesajı 'yüksek kredi oranına rağmen yüksek kâr artışının sağlanabiliyor olmasının' gösterilmesidir.

 

Akbank

Krizde kredileri net olarak tek azalan bankadır. Eylül 2008'de 45 milyar liralık kredi büyüklüğü Aralık 2009'a geldiğimizde yüzde 12 düşüşle 39,7 milyar liraya gerilemiştir. Bu kredi düşüşü bırakın yeni kredi verilmesini, eski kredilerin bile yenilenmemesi anlamına gelmektedir. Oysa Akbank kriz süreci aynı dönemde 7,3 milyar liralık mevduat artışı ile de büyük bankalar arasında geride kalmıştır. Kredileri net olarak azalan Akbank kredi makasını sektörden daha az açarak denge sağlamış olsa da kâr hanesindeki artışı da sektörün gerisinde kalmıştır. Krizi öngörmede insan kaynakları davranışı olarak personel çıkışı yaşayan bankanın bu davranış şeklinin bilânçoya da yansıdığını söyleyebiliriz.

 

Yapı Kredi

Küresel kriz sürecinde Garanti'den sonra kredi faiz oranını artıran bir diğer banka olmuştur. Oysa aynı kriz döneminde mevduat maliyeti hızla azalmıştır. Kredi faiz geliri artan ama mevduat faiz gideri azalan bir banka olarak kâr patlaması beklenirken, Yapı Kredi Bankası sektörün oldukça altında (yüzde 30) bir kâr artış oranında kalmıştır. Yapı Kredi mevduat artışı ve kredi artışı açısından çift haneye yükselemezken sorunun bankacılık dışı gelir-gider kalemlerinde oluştuğu görülmektedir. Çünkü hem kredi faiz oranı hem de mevduat faiz oranı sektör ortalamalarında seyretmektedir.

 

Halk Bankası en cesur banka

Krizin en cesur bankası olmuştur. 6,4 milyar liralık mevduat artışına karşılık kredilerini 8 milyar lira artırdı. Yüzde 33 kredi artışı ile özel bankaların kredi/mevduat oranına merdiven dayadı. Ama en önemli söz krizde bile kredi verirken çok yüksek kârın elde edilebileceğini göstermiş olmasıdır. Halen mevduat faiz oranı ve kredi faiz oranı en yüksek banka olarak görülmesine rağmen mevduat ile kredi faizleri arasındaki makas sektörün altında kalmıştır.

 

Vakıfbank

Kredi ve mevduat faizlerini en hızlı düşüren banka oldu. Topladığı mevduatının yarısı kadar kredi artışı sağlayan Vakıfbank kredi oranının düşüren bankalar arasında yer aldı. En yüksek kâr kaynağı olarak mevduat sahiplerine ödenen 3,9 milyar liranın 2,9 milyar liraya düşmüş olması sağladı diyebiliriz. Menkul kıymet stoku ve kredi stoku artmasına rağmen bu iki kalemden elde edilen faiz geliri nerede ise aynı düzeyde olduğu görüldü.

Yeni Şafak

EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler