YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ayakkabının sağlıklısı "yerlisi"
Ayakkabının sağlıklısı "yerlisi"
10 Aralık 2014 12:10
Uzakdoğu ülkelerinden ithal edilen, bazılarında kansorejen madde tespit edilen ayakkabılar, sektörde yerli üretim ve yerli üreticinin önemini gözler önüne serdi.

Yıllardır ucuz ve kalitesiz ithal ayakkabı baskısı nedeniyle sürekli kan kaybeden yerli üretici, tüketiciye doğrudan ulaşamamanın sıkıntısını çekiyor. 

Son günlerde sıkça tartışılan konuların başında gelen "Zehirli ayakkabılar", kaliteli ve güvenli ayakkabı ile bilinen ancak yıllardır kalitelisiz, ucuz, ithal ayakkabı baskısı altında kan kaybeden yerli üreticinin sorunlarını yeniden gündeme getirdi.

Dünyanın en önemli pazarı olarak görülen Avrupa pazarına ayakkabı yapan yerli üretici, özellikle Konya ve Gaziantep'te yoğunlaşıyor. Bu kentlerde istihdama önemli katkısı sağlayan yerli ayakkabı üreticileri, ithal ve kalitesiz ayakkabıyla rekabet başta olmak üzere birçok sorunla boğuşuyor, ayakta kalmaya çalışıyor.

Anadolu Ayakkabıcılar Derneği (ANAYDER) Başkanı Mustafa Lamcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ayakkabı seçiminin insan sağlığı üzerinde etkisinin büyük olduğunu söyledi. Geçtiğimiz günlerde Çin'den kanserojen madde içeren ayakkabıların geldiğini hatırlatan Lamcı, bu durumun bir anlamda Türkiye'deki 26 bin imalatçıyı da töhmet altında bıraktığını söyledi.

Zehirli, kanserojen ayakkabıların Türkiye'ye girmesiyle sektörde yerli üretimin öneminin arttığına işaret eden Lamcı, bu gelişmeler ışığında ithalatın olumsuz etkileneceğini ifade etti. Ayakkabı ithalatının büyük bölümünün Uzak Doğu ülkeleri ve Çin'den yapıldığına dikkati çeken Lamcı, şöyle konuştu:

"Bu ayakkabılar da kontrolsüz ve sağlıksızdır. Türkiye'nin 500 milyon çift ayakkabı üretim potansiyeli olmasına rağmen maalesef haksız rekabet, düşük fiyatlı kalitesiz ürünler neticesinde üreticilerimiz, 280 milyon çift üretim yapmaktadır. Yüzde 50 kapasiteyle çalışıyoruz. Türkiye'nin 1 milyar dolara yakın ithalatı, 780 milyon dolara yakın ihracatı mevcut.

Hükümet, bu ürünleri ülkemize sokan ithalatçıları teşhir ederse, zararlı gıda üreticilerinin ifşa edildiği gibi, ayakkabı üreticileri olarak hem ekonomiye katkı sağlarız hem de işsizliği önleyecek istihdam oluştururuz. Vatandaşlarımız da sağlıklı ayakkabı giymeyi tercih eder."

Sağlıksız ayakkabıların tüketiciye olduğu kadar üreticiyi de mağdur ettiğini anlatan Lamcı, şunları kaydetti: "Bunu ithal edilen firmaların teşhir edilmesi gerekiyor. Türkiye'de üretilen ayakkabı, Avrupa'da kabul gören kaliteli ayakkabılardır. İthal edilen ayakkabılar ise ülkemize çeşitli markalar adı altında, düşük fiyatla geliyor.

Bunlar sağlıksız ve zararlı ayakkabılardır. Yerli üretimi artırmak, kalitesiz ayakkabı ithalatını engellemek için devletten beklentimiz; referans fiyatlarının artırılması, ek vergilerin getirilmesidir. Yurt dışından gelen bu ayakkabıların maliyeti yerli üretimle eş değer olursa, insanlarımız zaten kaliteli ve sağlıklı olanını tercih edecektir.

Yerli üreticilerin bunu daha uygun fiyatlara mal edebilmesi için de vergi indirimi, işçi üzerindeki sigorta priminde hafifletilmesi gibi uygulamalar yapılabilir. Diğer girdilerimiz konusunda da teşvikler olursa yabancı ülkelerle rekabet ederiz."

"Ülkemizde kaliteli ayakkabılar üretiliyor"

Lamcı, Konya'nın ayakkabı üretiminde Türkiye'nin 3. büyük merkezi olduğuna dikkati çekerek, burada üretilen ayakkabıların ise kaliteaiyle dünyada rekabet ettiğini bildirdi.

Deri sanayisinin de Türkiye'de ileri seviyede olduğuna vurgu yapan Lamcı, "Son teknolojiye sahip ayakkabı tabanında da dünya ile yarışıyoruz. Ortopedik ayakkabılar üretiyoruz. Birçok ünlü dünya markası, yerli üreticilerimize fason üretim yaptırıyor ve yüksek fiyatlarla bize satıyor.

Bütün bu iyi yanlarımıza rağmen, aynı yerli üreticimizin kendi markası, yerli ürün yerli marka olması sebebiyle rağbet görmüyor ve satılamıyor. Maalesef, Konyalı yerli üreticimiz ayakkabısını Konya'da satamıyor, alışveriş merkezlerine sokamıyor" ifadelerini kullandı.

"Zehirli ayakkabı" nasıl fark edilir

 İçinde kanserojen madde bulunan ayakkabıların tüketiciler tarafından kolayca anlaşılamadığını ifade eden Lamcı, şöyle devam etti: "Bunlar ancak belirli testler sonunda anlaşılabilir. Tüketicilerimiz ayakkabı alırken hem içindeki hem de tabanındaki etiketlere veya baskılara bakarak nerede üretildiğini araştırmalıdır.

Ayakkabının, 'deri veya imitasyon deri, tabanının PVC mi, poliüretan mı yoksa kösele deriden mi' üretildiğini kontrol etmesi, broşürleri incelemesi veya satın aldığı yerde bu gibi sorulara cevap araması gerekir. Bir de ucuz ayakkabıdan olabildiğince kaçınılmalıdır. Sağlıklı ve güvenilir bir ayakkabının 20-30 lira gibi fiyatlara satılması mümkün değildir. 40-50 lira ve üstü ayakkabıları tercih edilmelidir." 

 

AA

EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler