YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Altın fiyatları yükselecek mi? Uzmanından yatırımcıya önemli uyarı!
Yunanistan'daki seçimler, FED kararı ve dünyada yaşanan diğer gelişmelerle bir yükselip bir alçalan altında durum nereye gidiyor? Ekonomi Uzmanı Nevzat Erdağ, altın yatırımcılarına altın değerinde önerilerde bulundu. Altın yükselişini sürdürecek...
Altın fiyatları yükselecek mi? Uzmanından yatırımcıya önemli uyarı!
02 Şubat 2015 / 10:45 Güncelleme: 02 Şubat 2015 / 15:43

İşte Erdağ'ın altın ile ilgili öngörüleri,

Altın fiyatlarında dalgalanmalar olmasına rağmen artışı devam edecek gibi görünüyor. Yunanistan’daki yönetim değişikliğinden dolayı Avrupa'nın Yunanistan'a karşı tavrı da bundan sonra fiyatlarda etkili olacaktır. Dünya Elmas Borsaları Federasyonu Başkanı (WFDB) Ernest Blom, “Altındaki yükseliş trendi orta ve uzun vadede devam edecektir. Ancak bu dönemde zaman zaman düzeltmeler olacaktır.” öngörüsünde bulunuyor.

Parasını korumak isteyen birçok insan tabii ki ilk olarak döviz ve altın arasındaki ilişkiye bakmaktadır. Fakat genel itibariyle, altın genellikle paranızın değerini korurken, döviz paranızın değerini artırmak için çalışmaktadır. Bununla beraber paranızın değerinin düşmeyeceği garantisi de döviz tarafından maalesef verilememektedir.

Altın fiyatlarını etkileyen birçok faktör var. Bu faktörlerin en önemlileri arz ve talep, ekonomilerin borç seviyeleri, enflasyon, faiz oranları, petrol fiyatları, risk azaltma çabaları ve alt etken olarak kuyumculuk, elektronik veya diğer altına dayalı sektörlerde oluşan taleptir.  

Ancak Dünya ekonomisinde oluşan belirsizlikte bu yükselişin en önemli nedenleri şunlardır:  

Dünya ekonomisindeki dalgalanmalar (Amerika Merkez Bankası'nın (Fed) parasal genişlemeyi sonlandırmasının ardından stabil bir duruş sergilemesi) altın fiyatları üzerine etkileri oldu.
Euro ve Dolar gibi paralara olan güvenin azalması nedeniyle yatırımlar altına kaydı.  

Komşumuz Yunanistan’daki siyasi değişim ve yeni iktidar partisi SYRIZA’nın borç koşullarında yapacağını söylediği sıkı pazarlıkların, Avrupa’da istikrarsızlık yaratacağı endişeleriyle artan "güvenli liman" alımları, altın fiyatlarının yönünü yeniden yukarıya döndürdü.

Avrupa Bölgesinde Yunanistan, İspanya, İtalya ve Portekiz ülkelerindeki kriz kaygısının etkisi altına yatırımı arttırdı. Amerikan Hükümetine olan güvensizliğin ve yüksek borçlanmadan kaynaklanan tedirginlik fonları altına yönlendiriyor.  

Faiz oranlarının düşmesinden kaynaklanan enflasyonun yükseleceği beklentisi altına yatırımı arttırıyor.

Altında dalgalanmalar olacaktır. Ancak piyasalardaki belirsizliğe karşı bir korunma aracı olmaya devam edecektir. Çin ve Hindistan'da fiziksel altın alımının devam edeceği görülmekte, bu da dolardaki artışa rağmen talebin artması dolayısı ile altın fiyatlarında yükselmenin devam edebileceği ihtimalini göstermektedir.

Öte yandan, altının yükseleceği değil, düşeceğine dair öngörülerde bulunan raporlar da bulunuyor. Altının tekrar canlanacağını öngören uzmanların aksine, Barclays’in geçtiğimiz hafta başında açıkladığı bir rapora göre; “Güçlenen dolar ve Fed’in faiz artırımıyla altın 2015’te yeni dip seviyelerini test edecek. Banka altın fiyatlarındaki tahminlerini düşürerek altının 2015 ortalama fiyatına dair tahminini 1.180 dolardan 1.170 dolara düşürerek fiyatların 2016’da 1.150 dolara kadar gerileyebileceği” öngörüsünde bulundu. Barclays raporuna göre, bu yıl en düşük seviyelerini test edecek olan altın, 2015’te Asya’daki yükselen taleple toparlanma yaşayacaktır. İsviçre’deki UBS bankası, doların güçleneceği ve ABD’de faiz oranlarının artacağı beklentisiyle altının beklentilerin üzerinde düşeceğini ve 2015 yılı altın fiyatı tahminlerini 1.200 dolardan 1.190 dolara düşürdüğünü açıklamıştır.

Dolar Yükselmeye Devam Eder mi ?

Türkiye,  yüzde 3,5 civarında büyüme ve petrol fiyatlarının yardımıyla düşen cari açık ve enflasyonla gelişmekte olan ülkeler içinde 2015 yılında pozitif olarak ayrışacak gibi görünmektedir. Fakat faizlerin ve döviz kurunun yılın ikinci yarısında FED’ in faiz artışıyla yükselmesi söz konusudur. Yılın ikinci yarısına yaklaşırken, yurt dışında yaşanacak bu önemli parametre değişikliği düşünülürse, Türkiye’de Haziran 2015 yapılacak olan seçimler ve ekonomi yönetiminde yaşanacak görev değişiklikleri, 2015 görünümü için çok daha önem kazanmaktadır.  

ABD Merkez Bankası’nın (FED)  faiz artırımının zamanlamasına ilişkin söylemini değiştirmesi olasılığından bahsedilmeye başlandı; FED, Ekim 2015’e kalmadan faiz artırabilir.

Dövizdeki Bu Artış İhracatçımızı Nasıl Etkiler?

Eğer gerçekten de faiz artırımları 2015’in ilk yarısında yapılmaya başlanacaksa, bu durum Türkiye için iyi haber olmayabilir. Bir yandan dolar artıyor, öte yandan Euro dolara karşı değer kaybediyor. İhracatımız Euro, ama maliyetlerimiz ABD Doları bazında olduğundan, dış ticaret dengemize olumsuz etki yapıyor. Diğer taraftan dolardaki artış, iş dünyasının önünü göremez hale getirebilir. Zor bir dönemin başlangıcındayız. Önümüzdeki birkaç aylık süre içinde, eğer ABD’de faiz artırımlarına başlanacağı beklentisi güçlenirse, dolar/TL kuru yükselebilir. Bu yüzden iş dünyasının, özellikle ithalat ödemelerini forward (Döviz, menkul kıymet veya emtiaların ileri bir tarihte teslimi kaydıyla bugünden yapılan sözleşmelerle alınıp satılması ) ile bağlamalarında fayda var.

Türkiye, petrol fiyatlarının düşmesi sonucu 2015 yılında daha düşük bir enflasyon elde etse de, olası sert faiz indirimi, mevcut dalgalanmalarda devalüasyona yol açabilir. TCMB dolardaki son yükselişe bakarak, nasıl geçen yıl faizleri yükselterek dolardaki yükselişin önüne geçti ve bir devalüasyon (Paranın satın alma gücünün düşürülmesi) krizini engellediyse, önümüzdeki hafta da enflasyon açıklandıktan sonra temkinli duruşunu muhafaza edecek gibi görünüyor. Doların güçlenmesinin TL’nin dış değerinde, enflasyonun devam etmesinin de TL’nin iç değerinde yarattığı kayıplar Türk üreticisinin rekabet gücünü olumsuz şekilde etkiliyor. Bu önümüzdeki dönem için ciddi bir risk oluşturuyor.

Ayrıca yabancı yatırımcı için şu anki Türk Lirası faiz oranlarını cazip gelmiyor. Daha doğrusu bu cari açık ile bu uluslararası konjonktürde Türk Lirası yatırımı yapmak için mevcut faiz oranlarını yeterli bulmuyorlar.

 “Merkez Bankası reeskont kredisi limitini yükseltti. Ancak yeterli değil; limit daha da yükselmelidir. Ülkemiz sanayisinde üretim artışı sonbahar aylarında giderek zayıfladı, imalatta ise üretim geriledi. Sanayinin rekabet gücünü artırmak tüm toplum kesimleri için anahtar önem taşımaktadır.

 

EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler