YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Altın bilezik şart"
"Altın bilezik şart"
12 Mart 2010 22:51
Çalışma ve sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, genç nüfus ile övündüklerini ancak bu nüfusun büyük bir bölümünde mesleki anlamda vasfı olmamasının ayrı bir sorun olduğunu açıkladı.

Mesleki anlamda gençlere eğitim verilemediği ve mesleki eğitimin de katsayı engeli ile önünün tıkandığına dikkat çeken Ömer Dinçer, Türkiye'de her yıl 600-650 bin yeni iş gücünün eklendiğini belirterek, "Gençlerimizin altın bileziği yoksa istihdam alanı aşmak çok zor" dedi.
     

Kayseri Organize Sanayi Bölgesi'nin düzenlediği programda iş dünyası ile bir araya gelen Bakan Ömer Dinçer, Türkiye'deki işsizlik ve mesleki eğitim konusunda bilgiler verdi. 2009 yılında krize rağmen 700 bin kişiye yakın istihdam sağladıklarını anlatan Dinçer, şöyle konuştu: "2009 yılındaki istihdam rakamını çok önemsiyoruz.  Normal büyüme dönemlerinde bile bu kadar istihdam sağlanamadı. 2003-2008 arasında her yıl büyüdük. Her yıl 550 bin kişiye istihdam sağladık. Ama 2009 yılında 700 bin kişiye istihdam sağladık. Kriz dönemi ile ilgili söylenecekler çok. Ama işsizlikteki sorun yapısal. Çok genç nüfusun olması yapısal sorunlardan birisidir. Genç nüfusumuz övündüğümüz bir hadise. Biz gençlerimize iyi eğitim veremez ve istihdam sağlayamazsak sorun olacaktır. Geçtiğimiz yıl 860 bin kişi iş piyasasına girdi. Her yıl da 600-650 bin iş piyasasına giren insan var. İşsizlik sorunu kolay çözülemez. Yapısal sorunun bir başka ağır tarafı var. Gençlerimizin önemli bir kısmı vasıfsız ve yüzde 60'dan fazlası belirli mesleğe sahip değil. Yada iyi bir konuyu yapacak özelliklere sahip değil. Gençlerimizin altın bileziği yoksa istihdam alanı aşmak çok zor oluyor."
     

Birçok işletmenin işçi aramasına rağmen halen genç işsizlerin iş bulamıyor olması ve orayı dolduracak pozisyonda değilse bununda ciddi bir problem olduğuna değinen Ömer Dinçer, konuşmasını şöyle sürdürdü. "O zaman önemli kararlar almalıyız. Özellikle mesleki eğitimle bu sorunu, açığı kapatma adına önemlidir. Türkiye'de mesleki eğitimin önünü kesenler ne gerekçe üretirse üretsinler, kafalarında meşrulaştırma yapsalar bile sanayide yapılanların vebalini ödeyemezler. Mesleki eğitimin önü katsayı ile kesiliyor olması gençlerin işsiz olmasının vebali ödenemez. Her şeyden önce mesleki eğitim belirli standart ve sistemde kurulmalıdır. Meslek liselerinde ve üniversitelerin meslek yüksek okullarında eğitim veriliyor. Burada sorun var. Bu eğitimlerde piyasa ihtiyaçlarını karşılayacak sıfatların kazandırılmalıdır. Bu eğitimlerin piyasa ihtiyaçlarından kopuktu. Bu çözülmelidir. Bakanlığımız 2006 yılında mesleki yeterlilik kurumu oluşturdu. Burada meslek standartları ve tanımlarını yapıyor. Kendimiz akademik çalışma yaparak sanayi odaları, sivil toplum örgütleri, meslek odaları ile işbirliği yaparak o mesleği icra eden kurumlarla ilgili meslek tanımlanması oldu. Bu çalışmalarımızı Avrupa Birliği standartlarıyla mukayese ederek yapıyoruz. Üniversite ve lise seviyesindeki mesleki eğitimler var. Mesleki eğitimlerin piyasa ihtiyaçlarına cevap vermesi adına 4'lü konsorsiyum uyguladık. Mesleki eğitim müfredatını yeniden yapılanması için çalışıyoruz. Mesleki yeterlilik kurumlarında tanımlanan standartların eğitim müfredatlarında esas kabul edilmesi var. Tüm Türkiye'de belirli mesleki eğitimde bütün fakültelerde müfredat aynı olup, piyasa ihtiyacını karşılar nitelikte olacak." CHA

EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler