YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ahırlar bile kayıta alınacak
Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir, Türkiye'de yaklaşık 18 milyon civarında yapı stoku olduğunu tahmin ettiğini belirterek Yapı Denetimi Kanunu sonrasında Tüm Türkiye'de başlatılacak ugulamayı anlattı.
Ahırlar bile kayıta alınacak
14 Kasım 2009 / 19:50 Güncelleme: 14 Kasım 2009 / 19:50

Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir, ''Türkiye'de yaklaşık 18 milyon civarında yapı stoku olduğunu tahmin ediyoruz. Tüm Anadoluda, kentlerde ve kırsalda, ahırlara, sanayi tesislerine varana kadar tüm yapıların tespitini yapacağız'' dedi.

Bakan Demir, Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin 1999 Marmara depreminde hasar gören Plajyolu Atıksu Arıtma Tesisi'nin modernize edilerek İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi olarak faaliyete geçirilmesi dolayısıyla düzenlenen törene katıldı.

Demir, 10 yıl önce büyük acı ve üzüntüye sevk eden Marmara depreminin bir milat olduğunun en büyük göstergesinin bu tesis olduğunu ifade ederek, 10 yıl önce hizmette olan tesisin, depreme dayanıklı yapılmaması dolayısıyla kullanılamaz hale geldiğini belirtti.

''Hem kendi ellerimizle yaptıklarımızdan, hem de yapmadıklarımızdan, Marmara depreminde büyük bedel ödedik'' diyen Demir, yapı ve can kaybına neden olan depremin ardından, Türkiye alt ve üst yapıda yapılaşma alanında kendine gelmeye başladığını söyledi.

Demir, şu bilgileri verdi:

''Yapı Denetimi Kanunu'nun çıkartılmasıyla birlikte, yaklaşık 7 yıllık uygulamanın ardından yaptığımız çalışmada, kanun kapsamında denetlenen yapılarımızın yüzde 98'inin afetlere, özellikle depreme dayanıklı olduğunu tespit ettik. Bu tesis, 9 şiddetinde depreme dayanıklı, yeni teknolojiyle yeniden inşa edildi.''

Başlattıkları çalışmayla 2010 yılında tüm yapıların envanterinin tutulmasına, tespitine başlayacaklarını dile getiren Demir, ''Türkiye'de yaklaşık 18 milyon civarında yapı stoku olduğunu tahmin ediyoruz. Tüm Anadoluda, kentlerde ve kırsalda, ahırlara, sanayi tesislerine varana kadar tüm yapıların tespitini yapacağız. Bu envanter tespitinin ardından, yıkılması gerekenleri belirleyeceğiz, sonraki düzenlemelerde yıkılmasını temin edecek, güçlendirilmesi gerekenlerin güçlendirilmesini sağlayacağız'' diye konuştu.

Türkiye'yi yaklaşık 8-10 yıllık bir zaman dilimi içinde afetlere karşı, başta deprem olmak üzere, su baskınlarına da maruz kalabilecek yapı stokundan tamamen kurtarmayı hedeflediklerine değinen Demir, şöyle devam etti:

''Bu vesileyle İmar Kanunumuzda da bir değişiklik Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bekliyor. Yıl başından önce yasalaştırmamız halinde, müteahhitlerin, proje ruhsat ve eklerine, yapıya aykırı bir bölüm ilave ettiğini ya da eksikliğinin tespit edilmesi halinde bu müteahhidin ikinci bir yapıya başlama hakkını, eksikliği giderene kadar elinden alacağız.''

Demir, 2009 yılı itibariyle Marmara depremi, öncesi ve kendi dönemlerindeki tüm depremlerde hak sahibi olan vatandaşların tamamının yapılarının teslim edildiğini sözlerine ekledi.

-DİĞER KONUŞMALAR-

İller Bankası Genel Müdürü Hidayet Atasoy da Kocaeli'nin 7 sene önceki hali ile şimdiki halinin bambaşka olduğunu belirterek, değişik kültürlere, değişik sektörlere hizmet götürme zorunluluğu bulunduğu için Kocaeli'ye hizmet etmenin zor bir iş olduğunu, İller Bankası olarak, Bayındırlık ve İskan Bakanının liderliği ve yönlendirmesiyle Kocaeli gibi başarılı illere katkı sağlamayı görev bildiklerini söyledi.

Atıksu arıtma tesislerinin, bir şehrin kalitesini gösteren en önemli göstergelerden birisi olduğunu ifade eden Atasoy, atıksu arıtma tesislerinin ticari ve ekonomik olmayan, tamamen sosyal içerikli bir çevre projesi olduğunu kaydetti.

''Bu gibi yatırımlara öncelik vermek bir mahalli yöneticide yürek ister'' diyen Atasoy, maddi getirisi olmayan, adeta yer altına gömülen bir yatırım olarak gördüklerini dile getirdi.

Kocaeli Valisi Gökhan Sözer ise Kocaeli'nin varlık, kent, tarih ve kültür değeri olarak ülkenin önemli bir yerinde bulunduğunu belirterek, bu önemli kentte yatırım, üretim, ihracat yapıldığını, istihdam, ülke refahına katkı sağladığını bildirdi.

Kentteki yoğun sanayileşmenin, kent ve çevre üzerinde bir baskı meydana getirdiğine dikkati çeken Sözer, ''Bazı ekonomik ihtiyaç ve öncelikler fazlaca dikkate alınarak çevre değerlerine, kente ve insana olan ilginin gözardı edilmesi, rahatsız olduğumuz, çözmeye ve eski haline getirmek için çaba harcadığımız ihtiyaç ve hizmetleri gündeme getirdi'' diye konuştu.

Konuşmaların ardından, günde 72 bin metre küp arıtma kapasiteli olan, 360 bin nüfusun barındığı İzmit ilçesi ve Kuruçeşme bölgesindeki atık suların biyolojik arıtılmasını sağlayan tesis hizmete sokuldu.

EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler