YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Yücel Aşkın: Üniversite İSTİHBARAT alanı
Yücel Aşkın: Üniversite İSTİHBARAT alanı
Yücel Aşkın: Üniversite İSTİHBARAT alanı
22 Ekim 2008 / 16:06 Güncelleme: 22 Ekim 2008 / 00:00

Balçiçek Pamir, canlı yayında konuk ettiği Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi eski rektör Prof. Dr. Yücel Aşkın, “Üniversite bir istihbarat alanıydı ve ben de bunun bir parçasıydım” dediğini açıkladı.


Haberturk sitesinde yayınlanan yazı şöyle:


Tarihi itiraf
Dönemin Cumhuriyet kahramanlarından biri olarak kabul edilen Yücel Aşkın bile fişlemelere alet edildiği ve maaalesef başladığı işi bitirme misyonunda, fillere çimen olduğu için üzgünse... Ne Ergenekon'undan bahsediyoruz ki biz?



Bazen nefesiniz kesilir ya…
Hani kelime söylemeye korkarsınız.
Sanki ağzınızdan bir ses çıksa bütün büyü bozulacakmış gibi gelir.
Öyle röportajlardan biriydi.
Üstelik iş canlı yayın olunca heyecan ikiye katlandı.
Van 100. Yıl Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın konuğumdu.
Bir dönem onunla yattık onunla kalktık. Sadece onu konuştuk.
Bir dönem YÖK’ün deyimiyle ona sahip çıkmak Cumhuriyet’e sahip çıkmak demekti.
Hakkında 2 bin yıl hapis istemiyle dava açılmıştı. Bazılarından beraat etti bazıları hakkında görevsizlik kararı verildi.
Beni o dönemde en çok rahatsız eden konuyu yani fişlemeyi sormadan edemedim.
Sahi rektör Aşkın beraber çalıştığı öğretim üyelerini Nurcu, PKK sempatizanı, Büyük Birlik Partisi taraftarı, Milli Görüşçü, AKP'ye yakın diye fişlemiş miydi?
Rektör Aşkın basının pek de itibar göstermediği ama aslında tarihe geçecek bir açıklama yaptı. Sözkonusu fişleme doğruydu ama mimarı kendisi değil istihbarat birimleriydi. Yani bu rapor Aşkın’a gönderilmişti. Hem de Jandarma İstihbarat tarafından.
Dayanamadım soruverdim.
İyi ama siz de insansınız. Örneğin PKK sempatizanı diye nitelenen birine pozitif bakabilir misiniz? Yani bu raporun size gönderilmesinden rahatsız olmadınız mı?
Aşkın bir süre sustu ardından başını aşağı yukarı doğru sallayarak cevap verdi:
‘Üniversite bir istihbarat alanıydı ve ben de bunun bir parçasıydım. Arasıra kendime sorardım ben ne yapıyorum diye. Oysa ne düşüncelerle Van’a gitmiştim.’
Bu arada ilerleyen konuşmalarından da öğrendim ki bu sadece Van 100. Yıl Üniversitesi’nde yapılan bir uygulama değilmiş.
Merak ettim örneğin bizim medya grubunu fişleselerdi neler ortaya çıkardı?
Pek renkli isimlere sahibiz.
Fatih Altaylı, Murat Bardakçı, Doğan Satmış, Özay Şendir, Nuran Yıldız…
Benim hakkımda ne derlerdi? ‘Türbanlı cüzzamlı mıdır’ yazıma bakılsa AKP’li, ‘Gelin 12 Eylül Diyarbakır Cezaevi’ni konuşalım’ yazıma göre PKK sempatizanı ya da ‘En büyük Kokoş Merve Kavakçı’dır’ başlıklı yazıya göre Cumhuriyet kızı!
Traji-komik değil mi?
Şimdi soruyorum size…
Dönemin Cumhuriyet kahramanlarından biri olarak kabul edilen Yücel Aşkın bile fişlemelere alet edildiği ve maaalesef başladığı işi bitirme misyonunda, fillere çimen olduğu için üzgünse…
Ne Ergenekon’undan bahsediyoruz ki biz?
Ne dalga geçip hafife almalıyız ne de olan biten herşeyi Ergenekon’a bağlamalıyız.
Çimen olmaktan vazgeçmeyi hedefleyerek başlayabiliriz belki de.
Bazen olan bitenin farkında olmak yetmez, müdahale gerekir.
Gelin üniversitedeki fişlemeleri de tartışalım.
Öğretim üyeleri gerçekten de yasa dışı örgütler için mi çalışıyor bunu konuşalım.
Bu fişlemelerin kaçta kaçı gerçekten de güvenlik için bunu soralım.


NE ÖĞRENDİM?
Yalnızca seyirci olmak da suça iştiraktir


 

EĞİTİM Kategorisindeki Diğer Haberler