18 Ekim 2017 Çarşamba
  • Altın151,481
  • BIST106.991
  • Dolar3,6762
  • Euro4,3196
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8356
  • İstanbul17 °C
  • Ankara8 °C
  • İzmir19 °C
  • Konya12 °C
  • Adana16 °C
  • Antalya19 °C
  • Diyarbakır18 °C
  • Bursa15 °C
  • Kayseri7 °C
  • Kocaeli8 °C
  • Şanlıurfa17 °C
  • Gaziantep16 °C
  • İçel23 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Öğrencilerin 60 saat ders görmesi suç!
Öğrencilerin 60 saat ders görmesi suç!
08 Aralık 2013 15:15
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, çocukların haftada 60 saat ders gördüğünü, bu kadar ders görmesinin suç olduğunu söyledi.

Avcı, Antalya’da basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya geldi. Kahvaltıdan sonra basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dershanelerin dönüşümü konusunda yapılan eleştiriler konusunda durumun aslında kendilerini eleştirenlere daha çok yaradığını söyledi.

Dershane öğretmenlerini değerlendirebiliriz

Dershane öğretmenlerini milli eğitime bağlı kuruluşlarda değerlendirebileceklerini belirten Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, şöyle konuştu: “Aralık ayı içerisinde çok geniş kapsamlı Türkiye’deki bütün dershaneleri ve kendi kurumlarımızla da ilgili bir envanter çalışması başlatıyoruz. Envanter çalışmasının dershanelere yönelik kısmında dershanelerin fiziki ve beşeri altyapılarının röntgenini çekmek istiyoruz. Binanın mülkiyet durumundan bağımsız mı başka binaya bitişik mi. Başkalarıyla birlikte mi bağımsız mı gibi pek çok fiziki özelliği de gözeten bir çalışma yapacağız. Beşeri altyapısı, yani dershanelerin öğretim kadroları biz totalde bir bütün resmin tamamında nasıl bir beşeri sermaye ile karşı karşıya olduğumuzu ve bunun hangi kurumsal dönüşümlerle görebilelim.

Özel okula dönüştüğünde bir dershanenin istihdam edeceği öğretmen kadrosu farklı açık liseye dönüştüğü zaman istihdam sayısı farklı. Özel etüt eğitim merkezine dönüştüğü zaman istihdam edeceği personel sayısı farklı. Bütün bunlar yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuçlara bakarak kimler formasyonu olduğu için öğretmenlik vasfına sahip, kimlerin ayrıca formasyon eğitimi alması gerekiyor gibi bu düzenlemeleri de yapabilmemiz için bu çalışmaların sonuçlarını görmeye ihtiyacımız var. Biz zaten bu dönüşüm sürecinde öğretim kadrosundan pek az kişinin veya en azından tamamının bu tarafa geçmek isteyeceğini zannediyoruz. Tabi belli bir süre sigortalı çalışma gibi koşulları olabilir. Geçmek isteyenlerin büyük kısmını da biz bugüne kadar yapmakta oldukları bir birimimizde yani halk eğitim veya okullarda açtığımız kurslarda değerlendirebiliriz.”

Uygun alt yapı ortamı sağlansın diye süre uzatımı verildi

Dershane yöneticilerinin kendilerine süre verilmesi halinde mevcut alt yapıya sahip olacaklarını dile getirdiklerini ifade eden Nabi Avcı, "Süre uzatımı dershanecilerin isteği sonucu verildi. Bize belli bir süre tanınırsa biz bu tür mali sıkıntılara girmeden tedbirimizi alır, dönüşümü ona göre gerçekleştirebiliriz demişlerdi bize süre tanıyın demişlerdi. Biz onların önerilerini bakanlar kuruluna götürdük. Daha önce Ocak 2014’ten itibaren kayıt yaptırılmayacak. Haziran 2014’den itibaren dönüşüm sürecine girmiş olacaklar demiştik. Biz o zaman söyledik. Sonra özellikle dershane sektöründen arkadaşlar şunu söyledi. Büyük dershane zincirleri dönüşümü yapabilirler. Ama özellikle küçük dershane durumunda olan arkadaşlarımız ocak ayından itibaren kayıt alır. Bir sonraki seneyi onunla döndürürler. Şu anda öğrencileri geçen senenin parasıyla döndürüyorlar. Bunların haziranı bile bulması zorlanabilir. Dönüşüm sürecine ciddi manada katkıda bulunacak duruma düşebilirler.

Butik dershaneler emekli öğretmenlerin açtığı orta küçük işletme tarzında çalışan dershanelerin öğrenci almamaları halinde çok ciddi bunalıma girecekleri söylendi. Kendilerini ayarlayabilecekleri, tedbirlerini alabilecekleri, kira sözleşmesi varsa ona göre düzenleyebilecekleri, böylece kimsenin mağdur olmayacağı bir takvimle bunu yapalım dendi. Bu sene ocak ayından itibaren kayıt alabilir hale geldiler. Ocak ayında kayıt almazsak sektör ciddi manada krize girer ve dönüşüm için uygun altyapı oluşturamayız münazaralarını da hesaba katarak tedbirimizi aldığımızı düşünüyoruz. Şimdi biz bu verilen süre içerisinde tedbirimizi alırız, kira sözleşmelerimizi ona göre ayarlarız denildi. Süre onun için verildi.”

1 milyon 400 bin çocuğumuz açık lise de okuyor

1 milyon 400 bin çocuğun açık lise de okuduğunu dile getiren Bakan Nabi Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Açık lise şu aslında. Belki arkadaşların kafasını karıştıran mevcut açık lise uygulamasıdır. 1992-1993 eğitim öğretim sisteminde var olan bir uygulama. Fakat bugüne kadar bu açık lise uygulamasının belli bir mekanı yok. Bunlar e-okul sistemi üzerinden kadı yapılan ve devam mecburiyeti olmayan bir uygulama. Öğrenim çağını geçmiş, sonra keşke lise okusaydım diye düşünen vatandaşlar için açık lise diye bir uygulama başlamış. Sonra 4+4+4 düzenine geçerken biz bazı yörelerde kız çocuklarını örgün eğitime göndermek istemeyen aileler var. Dolayısıyla bunların da eğitim sistemi dışında kalmaması için, özel nedeni ile herhangi bir mazereti sebebiyle örgün öğretime devam edemeyen açık lise uygulaması çağ nüfusuna açılmıştı. Ortaokulu bitiren lise çağına gelen her çocuk açık liseye kayıt yaptırabiliyor. 1 milyon 400 bin civarında çocuğumuz şu anda açık lisede okuyor. E-okuldan kaydını yaptırıyor. Halk Eğitim Merkezi’nden kitaplarını alıyor sonra evine gidiyor. Yüz yüze eğitim yok”

Çocukların ağzı var dili yok

Dershane ve okulda ders gören çocukların haftada 60 saat ders gördüğünü ifade eden Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, çocukların bu kadar ders görmesinin suç olduğunu belirterek "Açık liseyi şuna dönüştürmek istiyoruz. Öğrenciler ortaokulu bitirmiş öğrencilerden isteyenler açık liseye kaydolabilir. Ama açık lise aynı zamanda devam mecburiyeti de olan bir lise türüne dönüşecek. Şu anda örgün liselerimizde haftalık yaklaşık 40 saat eğitim var. Açık liselerde yüz yüze eğitim 40 saat olmasın. Ne kadar olsun. Dershane sektörü temsilcileriyle konuştuk. Siz mevcut şartlarla ne kadar yüz yüze eğitim yapabilirsiniz dediğimizde bize 20 saat dediler. Dolayısıyla biz de 20 saat eğitim zorunluluğu olan eğitim üzerinde çalışmaya başladık. 20 saat zorunluluğu daha çok zincir dershaneler için uygun bir süre ama daha küçük ölçekli, butik, orta ölçekli dershaneler için bunun belki 15 saat üzerinde olması doğru olabilir dediler. Biz şu anda çalışmamızı ikisi üzerinden de yapıyoruz. Röntgene o yüzden ihtiyacımız var. Açık lise şöyle çalışacak. Çocuk kaydını yaptıracak. Haftada 20 saat deyin, 20 saat yüz yüze eğitim görecekler. Lise diploması alacaklar."

Çocukların hem liseye hem dershaneye gittiğini anlatan Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü: "40 artı 20 saat. Bu İLO sözleşmelerine göre suçtur. Çocukların ağzı var dili yok 60 saat çalıştırıyoruz. Olmaz böyle şey. 20 saat dershaneye gideceğine açık lisede 20 saat yüz yüze eğitimini görür. Mevcut altyapıda 50 bin derslik mevcut altyapı da buna dönüşmüş olur.”

Dershanelerin dönüşümü en çok eleştirenlere yarayacak

Avcı, "Hizmet hareketiyle hükümet arasındaki anlaşmazlıklardan dolayı mı eğitimde değişiklik yapıldı" şeklindeki bir soruya, yapılan düzenlemenin en çok kendilerine karşı yapıldığını söyleyenlerin yararlanabileceği bir durum olduğunu belirtti. Bakan Avcı, bunu çok konuştuklarını belirterek şöyle konuştu: "Ama bir kez daha söyleyeyim. Aslında şu yaptığımız düzenlemelerden en çok yararlanabilecek dershaneler güya kendilerine karşı kastı mahsusla gidildiği söylenen dershaneler.

Yani şuan da bir şekilde kendilerini bu kategoride gören dershaneler, özel okullara dönüşme şansına daha çok sahip. Alt yapıya da baktığımızda bunu görüyoruz. Öğretim kadrosuna baktığımızda da onu görüyoruz. Dolayısıyla bırakın açık liseyi özel okula dönüşmek için bu camianın ciddi alt yapısı var. Dolayısıyla burada asıl zarar görme tehlikesi olanlar yani bu dönüşümü daha zor yapacaklar butik dershaneler, orta boy işletmelerdir. İşte biz bu süreyi onlarda bu sürece ayak uydursunlar diye uzattık”

Çocuklarımızı tek sınav endeksli gerilimlerden çıkaracağız

Çocukları tek sınavlı sistemden kurtarmak için gerekli adımların atıldığını belirten Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, sözlerine şöyle devam etti: “Eğitim reformu bileşenlerini de gerçekleştirmiş durumdayız. Şimdi bunu atabilecek durumdayız. 10 milyon 600 bin tablet bilgisayarı 3 yıl içinde dağıtacağız diyebiliyoruz. Şimdi SBS’yi kaldıracağız ve çocuklarımızı tek sınava endeksli gerilimlerden çıkaracağız. Öğretmeni merkeze alan düzenlemeyi yapacağız diyebiliyoruz. Şimdi üniversiteye geçiş düzenini de buna göre örgütleyebilecek imkânlara sahibiz. Bu çalışmayı bitirmeye çalışıyoruz. Bunu da yaptığımız zaman bu dershane meselesi pek çoklarının söylediği gibi bir sebep değil bir sonuç. Şimdi sebepleri de çözümleyebilecek durumda olacağımız için bu bugün gündeme geliyor. Sebep eğer okulların yetersizliği veya eşitsizliği ile okul türlerimizi azaltmak için çok önceden yapılmış bir çalışma var onu çok büyük bir aşamaya getirdik.

Ortaöğretime geçiş sistemini tek sistemden kurtulması için çalışmalarımız vardı onu sonuçlandırdık. 81 ilden gelen İl Milli Eğitim Müdürlerimizle yeni ortaöğretime geçiş düzenini, buradan çıkardığımız dersleri Nisan’da yapacağımız uygulamada nelere dikkat edeceğimizi, öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, velilerimizin değerlendirmelerini il il konuşuyoruz. Bu işin daha iyi yürümesi için üniversiteye hazırlık düzeninde de benzer uygulamaya geçtiğimizde ne tür tedbirler almak gerekir bunları hepsini burada konuşuyoruz. 5-6 sene önce bu kadar kolay yapamayabilirdik. Şimdi bir plan dahilinde yürüyor. Eğitim reformunun bileşenlerinden bir tanesi bu. Yüksek öğrenime geçişle ilgili çalışmalar belli bir noktaya geldi. Bunlar birbirini bütünleyen çalışmalar. Kendiliğinden yürümekte olan süreci en belirgin şekilde nasıl planlarız. Onu yapıyoruz”

Teşvik verilecek diye dershane açanlar var

Dershanelerin dönüşümü için dershanelere teşvik verilecek diye dershane açanların olduğunu anlatan Bakan Nabi Avcı, konuşmasını şöyle tamamladı.

“2012 yılından beri dershanelerle yüz yüze görüşülerek yapılmış çalışmalar var. Türkiye’deki o tarihteki yaklaşık 4 bin dershanenin tek tek elden geçirilerek yapılmış envanter çalışması zaten var. Bu tartışmalar arttıktan sonra bazıları faaliyetleri askıya almış olabilir. Bu tartışmalar başladığı zaman dershane açanlar da var. Bazı zincir dershane gruplarının küçük yerlerdeki işletmeleri aldıklarına dair duyumlarımız da var. Bu sıfırdan başlayan bir çalışma değil. Piyasa ne durumdaymış diye başlattığımız bir çalışma değil. Elimizde zaten envanter var. Şimdi güncellemek istiyoruz. Bu çalışmanın bir amacı da hangi kuruma ilkokula mı, ortaokula mı yoksa liseye dönüşmek için altyapısı daha uygun. Bunları görmek için de bu çalışmayı yapıyoruz.”

 

İHA

EĞİTİM Kategorisindeki Diğer Haberler