YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Dersaneler tepkili
Dersaneler tepkili
Dersaneler tepkili
20 Haziran 2008 / 08:17 Güncelleme: 20 Haziran 2008 / 00:00

Başbakan’ın ‘garabet’ olarak nitelemesiyle kapatılmaları tartışılmaya başlanan dershaneler bugün toplam hacmi 10 milyar doları aşan, 50 bine yakın istihdam sağlayan bir sektör haline gelmiş durumda


Türkiye, üniversite, ortaöğretim kurumları, seviye belirleme sınavlarının heyecanını yaşarken, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, “Fen lisesi ve anadolu lisesinden mezun olanlar bile hazırlık kursuna gidiyor. Bu garabettir” şeklindeki sözleri, yıllardır eğitim sistemi içindeki yeri tartışılan dershane sektörünü tekrar gündeme getirdi.



Bugün sayıları 4 bine yaklaşan dershanelerin parasal hacmi farklı kurumların yaptıkları araştırmalara göre değişiklik gösterse de ortak olan nokta dershanelere her yıl milyarlarca dolar akıtıldığı...



Türkiye’de 1970’li yılların sonlarında 200 civarında olan dershane sayısının günümüzde 4 binlere ulaşmasıyla başlayan süreçte ülkenin en iyi öğretmenleri yüksek ücretlerle dershanelere çekildi. Dershane sektörünün bugün 10 milyar dolarlık dev bir sektör olduğu ifade ediliyor. Ayrıca bir de kayıtdışı olarak özel dersler ve evlere yapılan ziyaretlerle verilen derslerin karşılığı alınan ücretler hesaplandığında bu rakam daha da artıyor.



Kayıt 3-5 bin YTL



Bugün kaliteli eğitim verdiğine inanılan dershanelerin kayıt ücretleri ortalama 3-5 bin YTL arasında değişiyor. Test ve çalışma kitapları da eklendiğinde maliyet daha da artıyor.



Eğitim-Sen’in 2006 yılında yaptığı çalışmaya göre öğrenciler, ÖSS’ye hazırlık için ortalama 2 yıl dershaneye gidiyor.



YÖK’ün hazırladığı Yükseköğretim Stratejisi Raporu’na göre, dershane sektörü ortaöğretime yardımcı olmaktan çok onu ikame eder hale geldi. Raporda 2005 yılının verilerine göre yapılan hesaplamalarda şunlara yer verildi:



“Dershane ücretinin öğrenci başına ortalama 1800 YTL olarak baz alındığı hesaplamaya göre, hem sınav, hem de dershane ve kitap gibi kırtasiye harcamalarının maliyeti 1 milyar 533 milyon 371 bin 780 YTL’yi buluyor. Özel dersler bu maliyeti daha da yükseltiyor. Sadece sınavın ailelere maliyeti ise 116 milyon 66 bin 660 YTL.”



17 üniversite parası



Türk Eğitim Derneği’nin (TED) araştırmasına göre ise 2004 yılında ÖSS’ye giren öğrencilerin üniversite kapısına gelene kadar hazırlık için yaptığı harcama tutarı 8.4 milyar dolar, 2005 yılında ise 9.2 milyar dolar. Araştırmaya göre üniversite kapısına gelene kadar kişi başına yapılan ÖSS harcaması, 2005 yılında 5 bin 322 doları buldu. 2004 yılında 1 milyon 786 bin öğrencinin ÖSS hazırlığı olarak harcadığı 8.4 milyar dolarla kaliteli eğitim verecek 17 yeni üniversite kurmak mümkün.



Kapatmak çözüm mü?



Eğitim sisteminin sınavlara endeksli olması dershanelerin kapatılmasının çözüm olup olmayacağını da tartışmaya açıyor. Milli Eğitim Bakanlığı “Dershaneler kaldırılacak” diyerek önce OKS’yi değiştirdi. Bakanlık tek sınavı kaldırarak 6, 7, ve 8. sınıflarda uygulanacak ve merkezi sistemle yapılacak üç sınav getirdi. Ne var ki bakanlığın reform olarak gösterdiği uygulama dershanelere talebi önemli oranda artırdı. Dershaneye başlama yaşı beşinci sınıfa indi.



Dershane birlikleri tepkili



‘Sorunun nedeni değil, sonucu’



Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği (TÖDER): “Dershaneler günah keçisi olarak ilan edildi, sistemdeki bütün çarpıklıkların sorumlusu gibi gösterildi. Dershaneler sorunların nedeni değil sonucudur. Türkiye’de eğitimin bir parçası haline gelen dershaneleri, görmezlikten gelmek, her sınav sonrasında suçlu ilan etmek, üniversite kapısına yığılan gençlerin sorununu çözmez. Her öğrencinin talep ettiği kadar okul kontenjanı olsa bile dershaneler varlığını sürdürür. Çünkü okulların ve yükseköğretim kurumlarının kalitesi ve çekim güçleri farklıdır. Her insan daha iyiye ulaşmak için çaba harcar. Bu çaba da dershanelerin varlığını sürdürmesine imkân sağlayacaktır.”



‘Garabet sistemde aranmalı’



Özel Dershaneler Birliği (ÖZ-DE-BİR) Başkanı Faruk Köprülü:



“Esas bariyer yıllardan beri eğitim sistemimizdeki bu sorunlara yol açan nedenleri ortadan kaldıracak siyasi kararlılığın gösterilememesi. ‘Garabet’i de sistemin kendisinde aramak gerek. Sınavlar kaldırılmadığı sürece dershanelere ihtiyaç devam edecek.



Ya da yasadışı, kayıtdışı olarak bugün de sürdürülen özel ders almaya yöneliş teşvik edilmiş olacak.



Bunun çok adaletsiz olacağını söylemek için dershaneci olmaya gerek yok.”



Milliyet

EĞİTİM Kategorisindeki Diğer Haberler