YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Cinsel ihtiyaçlar bir ailenin huzurunda önemli"
"Cinsel ihtiyaçlar bir ailenin huzurunda önemli"
"Cinsel ihtiyaçlar bir ailenin huzurunda önemli"
13 Nisan 2008 / 13:12 Güncelleme: 00 0000 / 00:00

Kutlu Doğum Haftası çerçevesinde konuşan İstanbul Üsküdar Vaizesi Fatma Bayram, "Bir evlilikte mutluluğun, huzurun en önemli garantisi sağlıklı bir cinsel hayattır" dedi. Kadın-erkek eşitliğinin mümkün olmayacağını savunan Bayram, yalnız kadınlara da ilginç önerilerde bulundu.

Kars Müftülüğü'nün Kutlu Doğum Haftası çerçevesinde kadınlar için düzenlediği program saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Kutlu Doğum Haftası etkinlikleriyle ilgili bilgi veren Müftü İlyas Serenli'nin salondan ayrılmasıyla başlayan programda Kısıklı Kur'an Kursu Öğreticisi Uğur Betül Öztürk, Kur'an-ı Kerim'den ayetler okudu ve ilahiler seslendirdi.


"BİRBİRİNİZİ GÖRMEDEN EVLENMEYİN"
"Mutlu Aile Nasıl Kurulur, Mutlu Aile Nasıl Korunur" konulu konferansta konuşan İstanbul Üsküdar Vaizesi Fatma Bayram, Hz. Peygamber'in  evlenecek kişilerin birbirini görmeden evlenmesini tavsiye etmediğini söyleyerek, "Görsün bakalım sevebileceği biri mi? Onun gözüne, gönlüne hitap eden biri mi? diye bu kolaylığı sağlayan Peygamber Efendimiz, birbirlerini görmelerini tavsiye ediyor ve o görmenin evliliği sağlamlaştıracağını söylüyor" dedi.


"DOĞU EVLİLİK İÇİN ÇOCUKLARI DOĞRU YETİŞTİRMEK GEREK"
Mutlu bir ailede ailelere büyük rol düştüğünü de ifade eden Bayram, "Eğer bizler anne-baba olarak doğru çocuklar yetiştirmemişsek onları doğru insanlarla evlendirsek bile huzurlu bir aile kuramazlar. Yani kendisi doğru olmayan biri, kötü alışkanlıkları olan, kötü ahlak sahibi olan imanı kıt, ahlakı kıt olan birini siz, dünyanın en ahlaklı birisiyle de evlendirseniz mutlu olmayacaktır. Bu sefer de ötekine zulmedecektir. Karşısındakine haksızlık edecektir. Onun için asıl önemli olan kendi evlatlarınızı doğru yetiştirmektir" diye konuştu.


"DÜNYADA HİÇBİR VARLIK ÖTEKİNE EŞİT DEĞİL"
Kadın-erkek eşitliğinin mümkün olamayacağını da savunan Bayram, "Kadın-erkek eşitliği konusu o kadar güçlü ve yüksek sesle dile getiriliyor ki, bunun karşısında bir şey söyleminiz bile pek mümkün görünmüyor. Ben, dünyada hiçbir varlığın ötekine eşit olarak yaratıldığını düşünmüyorum. İki lale bile eşit değildir. Nasıl olur da bütün kadınlar ve erkekler birbirine eşit olur. Hiçbir varlık ötekine eşit değildir. Her birinin artıları-eksileri var ki birbirine ihtiyaç duyuyor. Atomlar bile elektrotları eksik ve fazla yaratılmış ki birbirleriyle birleşip reaksiyona girip bir madde oluştursun. Eğer bütün atomlar eşit yaratılmış olsaydı varlık diye bir şey olmazdı, kainat olmazdı. Onun için eşitliği bir tarafa bırakalım herkes kendi rolünü en güzel şekilde oynamaya çalışsın. Çünkü kadın doğasında da kendinden daha güçlü şeye sığınma ihtiyacı var, bir kollanma ihtiyacı var. bu onun eksikliğinden değil, Allah bizi o ihtiyaçta yarattığı için" şeklinde konuştu.


"ERKEĞİN AYAKKABISI BİLE SİZİ KORUYOR"
Bayram, ayrıca, Amerika'da yalnız yaşayan kadınların tacize uğramamaları için "Yalnız Yaşayan Kadınlara Tavsiyeler" adlı bir kitap okuduğunu belirterek, o kitapta yer alan tavsiyeleri şu şekilde sıraladı: "1-Kapınıza erkek ayakkabısı bırakın. 2-Balkonunuza erkek çamaşırları asın. 3-Tek başına araba kullanan kadınlar için birkaç saniyede şişen erkek balonları satılıyormuş. Şişiriyorsunuz ve yan koltuğa bağlıyorsunuz ki dışarıdakiler orada bir erkek olduğunu sansın. Erkek cinsini önemsiz görmeyin. Kendisi yoksa ayakkabısı bile size fayda ediyor. Çamaşırı bile sizi koruyor."


"MUTLULUĞUN SIRRI CİNSEL HAYAT"
Cinsel ihtiyaçların da bir ailenin huzurunda önemli bir yeri olduğunu vurgulayan Bayram, daha sonra şunları söyledi: "Beslenme ihtiyacı, barınma ihtiyacı, cinsel ihtiyaçlar, faal olma ihtiyacı ve dinlenme ihtiyacı biyolojik ihtiyaçlarımızdır. Bir evlilikte mutluluğun, huzurun en önemli garantisi sağlıklı bir cinsel hayattır. İkinci aşamada psikolojik ihtiyaçlar gelir. Sevmek, sevilmek, kabul edilmek, değer verilmek, başarılı olmak, saygı görmek yani adam yerine konmak psikolojik ihtiyaçlardandır. Son alarak da sosyolojik ihtiyaçlar vardır. Yani isteriz ki, dostlarımız, arkadaşlarımız olsun, bizi hatırlasınlar, toplumda bir yerimiz olsun, bir işe yarayalım isteriz. Geleceğimizden korkmayalım isteriz. İşte hanımlar biyolojik, psikolojik ve sosyolojik olan bu 3 ihtiyacımızı ailenin içinde fertlerin hem biyolojik, hem psikolojik hem de sosyal ihtiyaçlarını biz karşılayamıyorsak o insanlar bu ihtiyaçlarını dışarıda karşılamaya çalışırlar. Çünkü bunlar ihtiyaç olmaktan çıkmaz. Bunlar bizim sürekli ihtiyaçlarımızdır."

EĞİTİM Kategorisindeki Diğer Haberler