27 Mayıs 2017 Cumartesi
  • Altın145,745
  • BIST97.533
  • Dolar3,5801
  • Euro4,0019
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,5827
  • İstanbul16 °C
  • Ankara10 °C
  • İzmir14 °C
  • Konya7 °C
  • Adana14 °C
  • Antalya16 °C
  • Diyarbakır13 °C
  • Bursa14 °C
  • Kayseri7 °C
  • Kocaeli12 °C
  • Şanlıurfa14 °C
  • Gaziantep11 °C
  • İçel19 °C
ABD VE TERÖR MÜHENDİSLİĞİ
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Yaramıza koydukları kemiklerle besleniyorlar"
Humeyni'nin talebesi Ayetullah Şirazi'den anlamlı bir hikaye
'Yaramıza koydukları kemiklerle besleniyorlar"
30 Mayıs 2009 / 13:30 Güncelleme: 31 Mayıs 2009 / 00:00

Ayetullah Humeyni’nin talebesi ve dava arkadaşı Ayetullah Haeri Şirazi, Şiraz kentinde Cuma İmamı olarak da tanınıyor. Şirazi, Ahmet Yesevi Vakfı’nı ziyaret ederek Türk-İran dostluğu konusunda görüşlerini anlattı.


YARAMIZA KOYDUKLARI KEMİKTEN BESLENİYORLAR


Şirazi konuşmasına bir hikaye anlatarak başladı:


“Alnında yara olan hasta hergün doktora gidiyor ve yarasını tedavi ettirip ücretini ödüyormuş. Bir gün doktorun işi çıkmış. Hasta muayenehaneye gelmiş, doktoru sormuş. Doktorun asistanı, doktorun dışarıda olduğunu gereken tıbbi müdahaleyi kendisinin yapabileceğini söylemiş. Hastanın başındaki sargıyı açmış, yaranın içinde kemik parçası görmüş. Kemiği çıkardıktan sonra temizleyip yarayı kapatmış. Ertesi gün yara iyileştiği için hasta gelmemiş. Doktor, asistanına hastayı sormuş. Asistanı yaptığını anlatmış. Bunun üzerine doktor, ‘Sana bugün yemek yok. Bizim geçimimizi o hasta sağlıyordu’ diyerek asistanı azarlamış.”


Ayetullah Şirazi, “Müslümanları birbirine düşürerek bundan geçinenler var. Yaramıza kemik koyuyorlar. Bu kemikleri temizlememiz lazım. Hepimizin kitabı, dini, Allah’ı bir. Müslümanların memleketi aynıdır. O da İslam memleketidir.”


MÜSLÜMANLARIN ORTAK DİLİ ARAPÇA OLMALI


“Allah’ın Arapçadan başka din bilmediğini kimse söyleyemez. Fakat namazı Arapça kılıyoruz. Müslümanlar hacda bir araya geldiklerini İngilizce anlaşmak zorunda kalıyor. Halbuki bizim aramızda anlaşacağımız dil Arapça olmalı. İnşallah bir gün çocuklarımız ikinci dil olarak Arapçayı öğrenecek. AB’nin para birimi var. Müslümanların yok. Bunlar İslam dünyasının vahdetini engelliyor. Bizi birbirimizle bir parça toprak için kavga ettiriyor. Arapça İslam dünyasının tutkal dili olacaktır. Müslümanların problemi kendi aralarında barışık olmamalarıdır.”


BİZİM YAHUDİ İLE KAVGAMIZ YOK


“Keşke bir gün Müslümanlar ve Hıristiyanlar birlikte yaşayabilse. Hıristiyanlar Hz. İsa’nın, Museviler Hz. Musa’nın takipçisi. Biz de Hz. Muhammed’in takipçisi olmalıyız. Onlar aralarında anlaşıyorsa biz niye kendi aramızda anlaşmayalım. Ben bu Yahudilere söyledim. İsa’nın ve Musa’nın dediği her şeyi kabul ediyor. Siz de Hz. Muhammed için aynı şeyi söyler misiniz? Bizim Yahudi ile bir kavgamız yoktur. Onlar bizimle kavga etmezse biz de etmeyiz. Biz İslamiyet ve İnsaniyet üzere konuşuyoruz. Amerikalı insandır, biz de insanız. Bu kavga bizden çıkmayacak. Bütün insanlar barış içinde yaşasın istiyoruz. İslamiyet kalesi, insaniyet kalesi içinde küçük bir kaledir.”



“Biz peygamberler arasında ayrım yapmayız. Birini reddedersen hepsini reddetmiş olsun. Bu halkalardan birisi kırılırsa hepsi dağılır. Bizim arzumun, Yahudilerin, Hıristiyanların ve Müslümanların birlikte mutlu, huzurlu yaşamasıdır. Bu inancımızla bütün dünya insanlarıyla dostluk kurabiliriz. Fakat Avrupa ülkelerinde peygamberimiz hakkındaki karikatürleri gördünüz.”


HER MÜSLÜMAN FİKİR HÜCRESİDİR


“Her Müslüman İslam dünyasında bir hücredir. Ama beyin hücresidir, fikir hücresidir. Mevlana İslam ağacının bir dalıdır. Dalın üstünde oturup aşağıdan kesersen düşersin. Ortak dinden başka aramızda bir bağ yok. İnsanlar cami yapmak için hiçbir beklenti olmadan veriyor.”


BİR ZAMANLAR DÜNYADA BİR OSMANLI VARDI


“Derneğin temelini din üzerine kurun. Din ihya edilirse Türkiye güçlenir. Bir zamanlar dünyada bir Osmanlı vardı bir de Avrupa. Bugün gücün size dönmesinin zamanıdır. Türkiye’nin geleceği için uyanık olun. Dini ilim kervanından geri kalmayın. Büyük Türkiye’ye hizmet için dine sarılın. En zeki çocuklarınız dini eğitim alsın.


“İki bilgin tartışırken iki cahil vuruşur. Ne yazık o kişiye ki; söyleyecek sözü yok, vuracağı yumruğu var. İki akıllı bir kılı taşır fakat iki cahil bir zinciri bile parçalar.”


“Dostları düşman görmenin kökünde, düşmanları dost görmek vardır. O hasta hekime para veriyordu. Onların yolları, binaları, fabrikaları, uçakları bu paralarla yapılıyordu.”


BU AĞACI SULAMAK LAZIM


Ayetullah Şirazi, “Geçmiş geçmişte kaldı. Biz şimdiki zamanda yaşıyoruz. “Vahdet mimarisi zamandan geri kalmamalıdır. Diktiğiniz bu ağaçtan (İran - Türk Dostluk Cemiyeti) dolayı teşekkür ederim. Bu ağaca nasıl su vereceğinizi merak ediyorum.”


“İran ve Türkiye birbirini Allah’ta bulmalı. İhtilaf Allah’ı unutmaktan kaynaklanıyor. Bu çağ insanların Allah’ı tekrar bulma çağıdır. Çağımız sadece ismi olan Allah’tan gerçek Allah’a dönüş çağıdır.”


ZEYBEK: TÜRKLER VE FARSLA HİÇ SAVAŞMADI!



Ahmet Yesevî Vakfı Başkanı Namık Kemal Zeybek, iki ülke arasında dostluk bağlarını geliştirmek için Türkiye- İran Dostluk Derneği kurduklarını belirterek özetle şöyle konuştu:


“Türkiye ve İran’ın dostluğunu engellemek için propagandalar, yayınlar yapılıyor, biliyorsunuz. Türkiye laik bir devlettir. Bize Şeriatla yönetilen bir devletle dostluk kurulmaz diyorlar. Biz de Atatürk’ü örnek veriyoruz. Şah zamanında da İran, din devletiydi. Atatürk de laikti. Onlar dost olabiliyorsa biz niye olmayalım.”


“Türkler ve Farslar hiç savaşmadı. Türkler ve Türkler savaştı. İran’ı o zaman Türk hanedanları yönetiyordu. Tarihe takılırsak yarına bir şey yapamayız. Dostluğun, vahdetin temelinde İslam olmalı. Sadece iki devlet olursa yarın bozulabilir. Bizim İslamda muallimimiz Farslardır. Salat yerine namaz, resul yerine peygamber, taharet yerine abdest savm yerine oruç diyoruz.”


“Müslümanların en büyük iki devletinin bir araya getireceği vakum herkesi bir araya getirir. ECO’yu (Ekonomik İşbirliği Örgütü) başkaları kurdu ama biz kullanabiliriz. Arabayı da başkaları buldu ama kullanıyoruz.”


KIRGIZLARIN YÜZDE 5’İ HRİSTİYANLAŞTI


“Kazak ve Kırgızların hepsi Müslüman’dı. Şimdi nüfusun yüzde 5’i Hıristiyanlaştı. Özellikle gençler arasında Hıristiyanlık yayılıyor. Onların papazları doktoralıdır. İslam dünyasının mollaları da bilgili olmalıdır.


MERT: EHLİ SÜNNET VE EHLİ ŞİA TEMELDE BİRDİR


Türkiye İran Dostluk Derneği adına konuşan Diyanet İşleri eski başkan yardımcısı Hamdi Mert, iki toplumun birbirini tanımadığını belirterek, “Nizamiye medreseleri tanınmıyor, ortak din adamlarımız, şairlerimiz araştırılmıyor. Mevlana Celaleddin iki toplumun ürünüdür. Atatürk ve Pehlevi arasında başlatılmış bir dostluk var. Küçük ve büyük şeytan aramıza girmiş ve duvar örmüş. Ehli Sünnet ve Ehli Şia temelde birdir, ayrıntılarda farklılık olabilir. Ayrıntılar temelin üzerini örtmemelidir.”


Namık Kemal Zeybek, Hamdi Mert’in Diyanet İşleri başkan yardımcılığı görevinde bulunduğunu belirterek Mert’in sözlerinin önemine dikkat çekti. Eğitimci Şemsettin Türkan da, Müslümanların arasındaki problemin iki ülke arasındaki dostluk yolundaki görüşmelerin sivil toplum kuruluşları ile yapılmasının önemine dikkat çekti.


Ahmet Yesevi Vakfı Başkanı Namık Kemal Zeybek’in ev sahipliğini yaptığı görüşmeye, Yazar ve öğretim üyesi Hicabi Kırlangıç, Diyanet İşleri eski başkan yardımcısı Hamdi Mert, gönüllü çalışmalarıyla tanınan Eğitimci Şemsettin Türkan, İran Kültür Müsteşarı İran İslam Cumhuriyeti Büyükelçiliği Kültür Müsteşarı Ferhat Palizdar, Kültür Ateşesi Ali Hakimpoor ve Türkiye yazar ve bilim adamları katıldı.


HABER: KANALAHABER.COM

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler