YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Türkiye'nin artan bir arabuluculuk rolü var
Türkiye'nin artan bir arabuluculuk rolü var
Türkiye'nin artan bir arabuluculuk rolü var
20 Temmuz 2008 / 08:05 Güncelleme: 20 Temmuz 2008 / 00:00


Ortadoğu'daki sorunların diyalog yoluyla çözülmesi yönünde aktif çaba harcayan Ankara, İran'ın nükleer çalışmaları sebebiyle ortaya çıkan krizde de devreye girdi.


Dışişleri Bakanı Ali Babacan, ABD'nin ilk kez katıldığı Cenevre'deki İran-AB zirvesi öncesinde yoğun bir telefon diplomasisi yürüttü. Babacan, İran nükleer dosyasının ele alındığı dünkü kritik zirveye saatler kala ABD Dışişleri Bakanı Condaleezza Rice, Almanya Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier ve AB Ortak Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Javier Solana ile telefonda ayrı ayrı uzun süre görüştü; diyaloğun geliştirilmesi çağrısı yaparken Tahran'ın hassasiyetlerini taraflara iletti. Türkiye, zirve arifesinde önce ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Stephen Hadley, ardından İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Muttaki'yi ağırlamış, Cenevre'deki zirvenin iyi değerlendirilmesi tavsiyesinde bulunmuştu.


Lübnan'daki krizin çözülmesinde rol oynayan, İsrail-Suriye barış görüşmelerinin 8 yıl aradan sonra yeniden başlamasında önayak olan Ankara'nın barış çabaları dünyanın da dikkatini çekiyor. İngiliz The Guardian, ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden nükleer ihtilaf konusunda Türkiye'nin artan bir arabuluculuk rolü olduğunu yazdı. Ankara'nın zirve öncesi Amerikalı ve İranlı yetkililerle görüştüğünü aktaran gazete, Ali Babacan'ın, taraflarla yoğun temas halinde olduklarına ilişkin demecine de yer verdi.


Cenevre'deki kritik toplantı, İsrail'in geçtiğimiz ay Akdeniz'de hava saldırısı tatbikatı ve İran'ın buna cevaben füze denemesi gerçekleştirmesi ile bölgede tansiyonun yükselmesinin ardından düzenlendi. İran'ın nükleer programıyla ilgili müzakerelere, BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri (ABD, İngiltere, Çin, Fransa, Rusya) ve Almanya'dan oluşan 5 artı 1 ülkeleri katıldı. AB Ortak Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Javier Solana ile İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri ve Nükleer Başmüzakereci Said Celili başkanlığında yapılan müzakerede ABD'yi üst düzey diplomat William Burns temsil etti. Burns pazarlıklara katılmadı; ancak 30 yıl aradan sonra ilk kez İranlı bir diplomatla aynı masaya oturan Amerikalı hükümet yetkilisi oldu.


Görüşmeye ABD'nin de katılması ve İran'dan gelen yapıcı açıklamalarla artan zirveye ilişkin beklentiler, İran delegasyonu üyesi Keyvan Imani'nin, Batı'nın, uranyum zenginleştirmeyi askıya alma talebine olumlu cevap vermeyeceklerini açıklamasıyla azaldı. ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın, müzakerelerde Amerika'nın hazır bulunmasına rağmen gerçek müzakerelerin İran'ın nükleer programını durdurmadan başlayamayacağına yönelik açıklaması da zirveyi gölgeledi. Rice, Washington'da yaptığı bir basın toplantısında, "ABD'nin pozisyonu bu. Pozisyonumuz da bu olmaya devam edecek." diye konuştu.


Tahran ile müzakereleri yürüten 6 ülke, İran'ın uranyum zenginleştirme çalışmalarını genişletmeye durdurması karşılığında bu ülkeye yönelik yeni BM Güvenlik Konseyi yaptırımları için baskı yapmaya son vermeyi önerdi. "Dondur-dondur" şeklinde ifade edilen müzakere formülünün kabul edilmesi durumunda bir sonraki adım olarak Tahran yönetiminin, Batı'nın siyasi ve ekonomik teşvik paketi karşılığında uranyum zenginleştirme faaliyetlerinden tamamen vazgeçmesiyle sonuçlanması beklenen resmî görüşmelere geçilecekti.


Batı, İran'ın nükleer silah geliştirmek için gizli faaliyetler yaptığını ileri sürüyor. Tahran yönetimi ise nükleer programının enerji ihtiyacını karşılamaya yönelik olduğunu savunuyor. BM Güvenlik Konseyi, İran'ı uranyum zenginleştirmekten vazgeçirmeye zorlamak amacıyla bugüne kadar 3 yaptırım kararı almıştı.

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler