YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Türkiye bizi neden yalnız bıraktı?
Türkiye bizi neden yalnız bıraktı?
29 Ocak 2012 12:08
Türkiye bizi niye yalnız bıraktı?

Özgür Suriye Ordusu’nun hakim olduğu kasabalardaki liderler Türkiye’nin kendilerini yalnız bıraktığı mesajını, Şam’daki Türkiye Büyükelçiği’ni ziyaret edeceğimi söylediğimde iletmemi istiyor. Suriye rejimi ordusunda kurmay albayken, göstericilere ateş açılması emri verildiğinden dolayı, isyancılara kaçarak, Şam’ın yakınlarındaki bir kasabadaki güçleri organize eden bu lider, “Başbakan Erdoğan birkaç ay önce yeni Halepçelere izin vermeyeceğiz demişti. O zamandan bu yana Suriye’de birçok Halepçe yaşanıyor. Erdoğan’ın sözünü tutmasını istiyoruz’’ mesajını özellikle iletmek istiyor. Bir başka kasabadaki ÖSO lideri ise, “Türkiye önce sert çıkışlar yaparak, bizi desteklediği havasını verdi. Sonra bizler meydana indikçe ve teker teker katledildikçe bizi seyretmeye koyuldu. Yaralıyız’’ diyor.

‘Erdoğan izlemesin’

6 değişik kasabada 10’u aşkın ÖSO liderleriyle bu kasabaları kendi özel arabalarında rejim güçlerine karşı aldıkları önlemleri gösterirken, bir taraftan da tercüman vasıtasıyla konuşmaya devam ediyoruz. Cadde başlarında yüzleri maskeli ve Kaleşnikoflu milisler ve ara ara tankları etkisiz hale getirmeye yarayan RPG’leri ellerinde tutan milislere selamlar veriyoruz. Dükkan sahipleri bazen dışarı çıkıp arabalara el sallıyor. Yoldaki herkes liderleri tanıyor ve bazıları yaklaşıp, iki kelime etmek istiyor. Liderlerden farklı kelimeler ve cümleler içinde hep aynı mesaj var: ‘’Erdoğan neden izliyor, verilen sözler neden tutulmuyor, biz neden yalnız bırakılıyoruz.’’ Bu mesajlar verilirken hiçbir ÖSO lideri ve hatta örgütün silahlı milislerinden Türkiye’ye hakaret içeren bir kelime duymuyorum. Abisinden veya babasından kötü günde beklediği yardımı bir türlü alamamış bir küçüğün hayalkırıklığı en keskin ifadeleriyle belli oluyor. Israrla Türkiye’den hiçbir silah yardımı alamadıklarını tekrar edip, tampon bölge ve uçuşa yasak bölgenin kurulmasının aciliyetini hatırlatmaktalar. Asker ihtiyacı olmadığını, Suriye’nin Suriyelilerce kurtarılacağını söyleyen bu liderlerin istediği Esad’ın ordularının dikkatinin az da olsa dağılması ve halka bu tür hareketin getireceği moral destekle birden dengelerin değişebileceği umudu.

384 çocuk öldü, Araplar da artık pes etti

Suriye’deki iki hafta içinde aylardır youtube ve farklı iletişim sitelerinden aktivistler tarafından dünyaya yansıtılan vahşi görüntülere şahit olmak mümkün oldu. 2 hafta içinde protestoları basıp, hürriyet diye bağıran insanların üzerine kaleşnikoflarla saldırıları ve öldürülenleri gördüm. Bir hafta sonra ise benim de hazır olduğum bir cenaze töreni yeniden Suriye orduları tarafından basılarak, bu kez 6 kişi öldürüldü. Suriye rejimi bir polis devleti kurmuş. Yollar, caddelerde barikatlar var. Her an sokağınız başına geçici kontrol noktaları konabilir ve nedensizce tutuklanabilirsiniz. Her sokağa çıkışınızda derin bir nefes almanız gerekiyor. Özellikle Şam’ın merkezinde ise her cadde başında trafik polisi görünümünde ama trafik harici herşeyi takip eden memurların, önlerinden geçtiğinizde gözlerinin üzerinizde olduğunu biliyorsunuz. Rejimin en büyük ödevi halkını izlemek ve susturmak için her türlü yola başvurmak.

Direniş zaferle sona erecek mi?

Suriye Ordusu dışarıda söylenenden çok daha popüler ve kasabalarda örgütlü. Sakba, Hamuriyye, Misaraba ve Duma gibi Şam’ın merkezine çok yakın kasabaları ellerine geçirmiş durumdalar. Ama sayıca ve silah olarak rejim güçleriyle kıyaslandığında çok gerideler. Nitekim, geçen hafta boyunca ellerinde tuttukları Harasta kasabası, benim de tutuklandığım sabahın gecesinde büyük bir operasyonla muhaliflerin ellerinden geri alındı. Bu durumlarda ÖSO üyelerinin yer altına çekilerek biraz zamanının geçmesini bekledikten sonra yeniden güçlenip ortaya çıkması bekleniyor.

Muhalifler için ölümüne bir savaş bu. Bu saatten sonra geri çekildikleri takdirde, her gün teker teker evlerinden alınarak, yaşam şansı tanınmayacağının farkındalar. Ayrıca günlerce farklı bölgelerdeki gençlerle yapılan sohbetlerde defalarca bu isyanın onurları için, gelecek kuşaklar için yapıldığını ve ölümü, böyle yaşamaya tercih ettiklerini üstüne basa basa söylüyorlar.

- ÖSO’ya göre sadece dün Suriye’de 100 kişi hayatını kaybetti. UNICEF ise önceki gün yayımladığı bir raporda, isyanların başladığından beri 384 çocuğun hayatını kaybettiğini söyledi.

- Suriye’ye bir askeri müdahele halen mümkün görünmüyor. BMGK’daki Rusya engeli ayrıca yine Rusya ve İran’ın Esad rejimine açtıkları sınırsız silah kredisi nedeniyle, halen bölük pörçük olan Suriye muhalif güçlerinin rejimi kısa zamanda devirmesi mümkün görünmüyor. Yeni hazırlanan bir BMGK tasarısında Cumhurbaşkanı Esad’ın 15 gün içinde görevlerini devretmesini aksi halde yeni önlemlerin alınacağını duyuruyor. Bu tasarıya da halen Rus desteği alınabilmiş değil.

- Reuters’a konuşan bir kaynağa göre Suriye’deki olayları izlemek üzere bu ülkeye gelen Arap Ligi monitörlerinin misyonun görevinin dondurulması kararı alındı. Misyon üyelerinin ülkede kalacağı ama misyonlarına ara verileceği de gelen haberler arasında.

Dengeler değişir mi?

Suriye içinde şu anki kilitlenmiş durumun değişmesi için Esad ordularının bütün gücünü kendi halkı üzerinde kullanmasının önüne geçmek gerekiyor. Yabancı devletlerin Esad’a kendi halkını öldürmekte serbest olmadığını bildirecek önlemler almasıyla Suriye içindeki muhalifler de bir anda moral olarak güçlenip, daha da korkusuz hale gelebilir, dengeleri değiştirebilirler. (Vatan)

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler