YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Tophane-i Âmire'den Sarkozy'ye Türkiye cevabı
ABD Başkanı Barack Obama Uluslararası kamuoyuna önemli mesajlar verdi
Tophane-i Âmire'den Sarkozy'ye Türkiye cevabı
08 Nisan 2009 / 11:25 Güncelleme: 08 Nisan 2009 / 00:00

 ABD Başkanı Barack Obama'nın Türkiye ziyareti dünya kamuoyunun gündeminde baş köşeye oturdu. Ziyaretin son gününde Ayasofya ve Sultanahmet camii'ni ziyaret eden obama, Tophane'de Üniversite öğrencileriyle buluştu. Fikirlerini açıkça ifade etmekten çekinmeyen Obama'nın ziyaretiyle ilgili Zaman Gazetesi'nde Mehmet Yılmaz'ın değerlendirmeleri.


Görüşmeler sırasında Bush döneminde yıpranan Türk-Amerikan ilişkileri tamir edildi. Siyasi ve ekonomi alanında yeni işbirliği imkânları ön plana çıkarıldı. Türkiye'deki demokrasi kültürü Meclis çatısı altında takdir edildi.  
 
  
Siyasi parti temsilcileriyle görüşülerek parlamenter rejime duyulan güven teyit edildi.


Uluslararası kamuoyuna da önemli mesajlar verildi. ABD'nin İslam diniyle savaşmadığı ve asla savaşmayacağı kayıt altına alındı. Büyük Ortadoğu Projesi'nin öldüğü resmen ilan edildi. Türkiye'nin barış çabalarından övgüyle söz edildi. Avrupa Birliği üyeliğine büyük destek verildi.


Geziyi başarılı kılan faktörlerden biri de kamu diplomasisine büyük önem verilmesiydi. Tüm dünyada Obama'ya duyulan sempati, Türkiye'de giderek artan anti Amerikancılığı ortadan kaldırmaya yönelik bir iletişim stratejisine dönüştürüldü. Ayasofya ve Sultanahmet Camii ziyaret programına dâhil edildi.


İnsanî değerlerin önde olduğu bir koreografi, iki gün boyunca gergef dokunur gibi büyük bir hassasiyetle hayata geçirildi.


Şüphesiz bu fotoğrafın ortaya çıkmasında Başkan Obama'nın sıcak ve sempatik davranışları çok etkili oldu.


Siyahî Başkan vücut dilini iyi kullandı mesela. Muhataplarıyla kolayca iletişime geçti. Kibirli politikacılar gibi davranmadı. Dürüst ve şeffaf bir söylemle hitap etti. İyi bir hatip olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Samimiyetini konuşmalarına da davranışlarına da yansıtmaya çalıştı.


Başarılı oldu da...


Sanırım onun geride bu kadar iz bırakmasını sağlayan unsurlardan bir diğeri de Türk toplumunun hassasiyetlerine büyük bir saygı göstermesiydi.


Tophane-i Âmire'de, gençlerle yapılan sohbetin başında buradaki programını ezan okunmadan önce bitireceğini söylemesi kendisine olan sevgiyi bir kat daha artırdı.


Obama'yı etkileyici bir lider haline getiren özelliklerinden biri de zihinlerdeki tabuları yıkmaya çalışan bir retoriğe sahip olmasıydı.


Dün gençlerle sohbet ederken hem özgür bir dimağa sahip bir üniversite hocası gibi konuştu hem de kendisini dinleyenlerin ezberlerini bozacak söylemleri çekinmeden dile getirdi.


Mesela...


ABD'nin Kyoto Protokolü'nü imzalamayarak hata yaptığını söyledi. Filistin meselesinin ancak iki devletle çözüme kavuşabileceğini belirtti. İki ülke arasındaki dostluğun Türkiye'nin AB üyeliğine bağlı olmadığını hatırlattı.


Öğrencilerin sorularını cevaplarken fikirlerini rafine ederek kamuoyu ile paylaşan biri olduğunu ise sorulan bir soruya cevap verirken gösterdi.


Türkiye'yi AB'ye almaları yönünde Prag'da yaptığı çağrıya Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin verdiği cevap hakkında ne düşündüğü sorulunca, Obama şunları söyledi:


-Tabii ki ABD, AB üyesi değildir. Ama bu benim fikir sahibi olmamı engellemez. Ben Türkiye'nin AB'ye katılmasını doğru bir yaklaşım olarak görüyorum. Çatışma bölgelerine askerlerini gönderen NATO üyesi bir Türkiye niye Malatya kayısısını Avrupa ülkelerine satamasın? Türk vatandaşları da Avrupa'da serbestçe dolaşma hakkı elde edemesin?


Türkiye ziyaretiyle Obama kalpleri ve zihinleri kazanmaya çalıştı.


Sanırım bunu başardı da...


Asıl sınav şimdi başlıyor. Bakalım bu başarısını icraatlarıyla da pekiştirebilecek mi?


Bekleyip göreceğiz. 



 

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler