YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Tarihi protokol için tarih verildi
Tarihi protokol için tarih verildi
03 Ekim 2009 14:10
Ermenistan ile Türkiye arasında imzalanması beklenen protokolün ayrıntıları netleşiyor.

Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesine yönelik protokollerin imza tarihiyle ilgili resmi açıklama, 5 Ekim Pazartesi günü İsviçre'nin Bern kentinde yapılacak.

Edinilen bilgiye göre, iki ülke arasındaki protokollerin imza tarihi, 5 Ekim'de Türkiye ve Ermenistan tarafından yapılacak yazılı açıklamayla duyurulacak.

Protokollerin 10 Ekimde imzalanması bekleniyor, ancak bu konuda henüz resmi bilgi bulunmuyor.

Protokollerin, İsviçre'nin Zürih kentinde yapılması öngörülen imza törenine, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Ermenistan Dışişleri Bakanı Edvard Nalbantyan'ın katılması bekleniyor.

SARKİSYAN'DAN ÖNEMLİ ADIM

Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, ABD'de yayınlanan haftalık ‘The Armenian Reporter’ adlı dergiye verdiği demeçte, Türkiye ve Azerbaycan ile olan sorunların çözümü için taleplerini açıkladı. Sarkisyan, Karabağ'ın Azerbaycan'a bağlanmasının şartını açıkladı Türkiye ile hiçbir ön koşul olmadan masaya oturacağını söyledi.

Sarkisyan, “Ermeniler soykırıma maruz kaldı. Bunun dünya kamuoyu tarafından tanınması, kınanması için mücadele ediyor. Bunun özellikle Türkiye tarafından tanınması halkımızın çoktan beklediği adaletin zaferi olurdu” dedi.

Sarkisyan, ABD, Avrupa ve Rusya'da Ermeni diasporası ile yapacağı fikir alışverişinden önce verdiği bu ropörtajda, Türkiye ile sınırların açılmasının Ermenistan’a yapacağı etkileri de anlattı. Ermeni ve Azeri basınında da geniş biçimde yer alan habere göre, Sarkisyan, Türkiye’nin son 12 yılda Azerbaycan’ı desteklemek için Ermenistan’a uyguladığı izolasyonla ülke ekonomisine büyük zarar verdiğini belirtti.

SARKİSYAN SÖZDE SOYKIRIMDA ISRARLI

Sarkisyan, “Ermeniler soykırıma maruz kaldı. Öz, tarihi vatanlarının bir bölümünü kaybetti, bütün dünyaya dağıldı ve bu olayın dünya kamuoyu tarafından tanınması, kınanması için mücadele ediyor. Bunun özellikle Türkiye tarafından kanınması bizim halkımızın çoktan beklediği adaletin zaferi olurdu” dedi.

Ermeni ve Türk halklarının bugünkü nesillerine çok ağır bir tarihi miras bırakıldığını belirten Sarkisyan, her iki toplumun şu andaki derin güvensizliği ortadan kaldırmak için ciddi çalışmak zorunda olduğunu söyledi. Türkiye'deki genç neslin kendi tarihi ile barışma problemi olduğunu iddia eden Serj Sarkisyan, “Ermeni soykırımı ve Ermeni meselesi onyıllar boyu Türkiye’de yasaklanmış bir konuydu. Bu konuda konuşanlar mahkemelerde yargılandılar ve toplumun lanetine uğradılar” diye konuştu.

"TÜRKİYE ÜLKEYE ZARAR VERİYOR"

Son 12 yılda Türkiye’nin Azerbaycan’a kesin bir şekilde destek vererek Ermenistan’la ilişkilerin gelişmesini dondurduğunu, Ermenistan’ı blokadaya (izolasyona) aldığını ve ekonomisine çok ciddi zarar verdiğini anlatan Sarkisyan, bu ortamda iki ülke arasındaki problemleri çözmeye çalıştıklarını ancak iki toplumda da bunu kabul etmeyen çevreler bulunduğunu ve bunun da normal olduğunu söyledi.

Ermenistan Cumhurbaşkanı, Türkiye tarafının bu meselede samimi olduğuna ve protokollerin imzalanması ve onaylanması aşamasında suni engel yaratılmayacağına inanmak istediğini de ifade etti.

Normalleşme sürecinin iflasa uğraması halinde ortaya büyük bir riskin çıkacağını da kaydeden Sarkisyan, “Olayların bu tür gelişmesi bölgede güvensizlik ve düşmanlık atmosferini derinleştirecek. Bundan sonra uzun müddet hiç bir siyasetçi Ermeni- Türk probleminin halli için yanaşmayacak” dedi.

Türkiye-Ermenistan sınırlarının açılmasının Ermeni ekonomisine yapacağı etkiler konusunda da açıklamalarda bulunan Sarkisyan, bağımsızlığın ilk yıllarında İran malları ile rekabet edilemeyeceği yönündeki görüşlerin geçersiz olduğunun anlaşıldığını ve bu kaygıların büyük devletlerle komşu olan küçük devletlerin bir kompleksi olduğunu belirtti. Sarkisyan şöyle devam etti:
“Her bakımdan bizim tüketiciler karşısında 70 milyonluk bir halkın Pazar potansiyeli açılacak.Ben bizim işadamlarının bu rekabette başarı kazanacaklarından şüphe etmiyorum.Bundan başka ben sınırların açılmasının ekonomik faydasında şüphe eden Ermeni işadamına rast gelmedim. Yerli tüketicilerin ve küçük iş adamlarının bu alanda desteklenmesi de hükümetin işidir.”

Sarkisyan, Amerika’da İngilizce yayınlanan Ermeni dergisine, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile 10 Ekim’de Moldova’nın başkenti Kişinyev’de Bağımsız Devletler Topluluğu Zirvesi çerçevesinde yapacağı iki görüşmeye de değindi. Serj Sarkisyan bu görüşmede bir belgenin imzalanmasının beklenmediğini belirtti.

Sarkisyan, “Madrid Prensipleri'nin kabulü yönünde belli bir ilerlemeyle birlikte,biz şimdiki durumda herhangi bir belgeyi imzalamaktan çok uzağız. Bu konu her iki taraftan da uzun süreli bir diyaloğu ve elbette ki siyasi irade göstermeyi talep ediyor. Ermenistan’ın blokadaya alınıp alınmamasına bağlı olmadan, biz Dağlık Karabağ halkı için tehlike yaratan herhangi bir teklifi kabul etmeyeceğiz. Elbette blokada düşüncesi de artık önemini kaybetti. Ermenistan’ın ekonomik bakımdan çökeceği ve Azerbaycan ve Türkiye’nin şartlarına karşılık taviz vereceği fikrinin doğru olmadığı belli oldu.”

Dağlık Karabağ ile ilgili sorunun temelini bu bölgenin statüsü meselesinin oluşturduğunu ve Karabağ halkının bu statüyü belirlemek imkanına sahip olması gerektiğini ileri süren Serj Sarkisyan, “Bu prensip bizim için kırmızı çizgidir. Dağlık karabağ ancak kendi kararı ile Azerbaycan’a bağlanabilir. Hangi kararın verileceği ihtimali ise herkese, hatta Azerbaycanlılarca da malumdur” dedi.

Türkiye ile ilişkilerin normalleştirilmesi için Ermenistan’ın tavizler verdiği yolundaki eleştirileri de yorumlayan Sarkisyan, hiçbir taviz vermeyeceklerini belirterek, “Türkiye Ermeni soykırımını tanımadan bu ülke ile işbirliğine hazır olduğumuzu beyan etmemezi meseleye yapıcı yaklaştığımızın isbatıdır” diye konuştu.

GÜL: KALICI ÇÖZÜM GEREKLİ

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise ,Türkçe Konuşan Ülkelerin Devlet Başkanları Zirvesi'nin kapanışında yaptığı konuşmada, Karabağ sorunun çözüme kavuşturulmasının zamanı geldiğini söyledi.

Gül, Türkiye ile Ermenistan arasındaki son dönemde hız kazanan ilişkileri normalleştirmeye yönelik gayretlerinin iyi niyetlerini bütün dünyaya gösterdiğini söyledi. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki itilaf başta olmak üzere Güney Kafkasya'daki itilafların da bölge ülkelerin toprak bütünlüklerinin korunması temelinde kalıcı çözüme kavuşmasının zamanının geldiğini vurguladı. Gül, "Azerbaycan'ın toprak bütünlüğüne çok önem veriyoruz ve Azerbaycan'ın işgal altındaki topraklardaki bu işgalin bir an önce sona ermesi gerektiğine çok inanıyoruz. Bunun içinde artık zamanın geldiğine inanıyoruz. Arzu ediyoruz ki Karabağ sorunu diyalog yoluyla, konuşarak, diplomasi ile çözülür. Bunun sonucunda bütün Kafkaslar da barış hakim olur. Bunun şüphesiz ki bunun adımı da işgal sona ermesiyle gerçekleşecektir" diye konuştu.

yorum yok.
 // ibrahim çelikoğlu
Eskiden yorum yazan arkadaşlar sayesinde,fikir sahibi olur,bizlerinde içinden yorum yazmak gelir,hem vaktimiz geçer hemde meraklanırdık.Bu yorumcu arkadaşlara ne olduki?
Tahminimize göre Kanal a yayınlamıyor,yorumu hakaret sayıyor.
Yorum yazmak eleştiri etmektir.Eleştiride hakaret sayılamaz.Herkez
kendine göre yanlış ve doğruları ortaya koyar.Doğru yayınlanan bir habere yorum yapılmaz.Okunur,bilgilenilir....
03 Ekim 2009 21:40
DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler