YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Suriye'de kriz nasıl başladı?
Suriye'deki krize direnen insanların başlangıçta silahsız olduklarını sadece rejimin gitmesini istediklerini ifade eden Şen, Halk başta silahlı mücadeleye girmemesine bu insanlar çoluk çocuk çok sayıda insanın katledilmesine şahit oldular" dedi.
Suriye'de kriz nasıl başladı?
04 Haziran 2016 / 03:24 Güncelleme: 04 Haziran 2016 / 03:36

Kanal A'da yayınlanan Fahrettin Damga'nın sunduğu 'Gözden Kaçanlar' programına konuk olan gazeteci yazar Abdulkadir Şen ve Suriye Türkmen Meclisi Genel Başkanı Abdurrahman Mustafa, Suriye'deki krizin perde arkasına dair değerlendirmelerde bulundular.

İşte önemli değerlendirmeler yapan Abdulkadir Şen'in konuşmasından satırbaşları: 

Suriye'deki kriz iki hemşirenin telefon görüşmesiyle başlıyor...

Suriye'de krizin 2011 yılının Mart ayında  Dera'da başladığını söyleyebiliriz. Dera ilinde görevli iki hemşire kadın telefon görüşmeleri yapıyor. O dönem Arap Baharı dolayısıyla Libya'da karışıklık vardı, Hüsn-ü Mübarek devrilmişti ve tüm İslam dünyasında Amerika'nın ve Batı'nın destekliyor olduğu ve kendi halklarının hilafına, onlara karşı konumlanmış olan bu işgalci diktatörler birer birer devriliyorlardı ve bu bir mutluluk ve rahatlama doğurmuştu. 

Dolayısıyla hemşirelerden biri diğerine 'Mübarek devrilmiş duydun mu?' diyor. O da ' Evet duydum, darısı bizimkinin başına' diyor. Yani 40 yıldır bize haksızlık yapan sadece Hama katliamında 40 bin insanı katleden ve adeta bütünü bir ülkeyi istihbarat teşkilatıyla yöneten mezhepçi, aşırı katliamcı bir lider Beşşar Esed ve babası Hafız Esed. Ve telefon konuşmaları İran'ın da desteğiyle Esed rejimi tarafından dinleniyor. Hemşireler yakalanıyor ve ağır işkenceler yapılıyor ve ailelerine teslim ediliyor. 

Aileleri çok endişeleniyor ve üzülüyorlar. Genç akrabaları yeğenleri, toplamda 9 çocuk Dera'da duvarlara 'Halk rejimin devrilmesini istiyor' sloganını yazıyorlar. Çocuklar da yakalanıyorlar ve işkenceye maruz kalıyorlar. Dera'da çocuklarını talep ediyor aileler. Oranın emniyet yetkilileri ve valiyle görüşüyorlar. Mezhepçi olan vali ve emniyet yetkilileri 'Çocuklarınızı öldürdük, gidin yeni çocuk yapın' diye hakaretler ediyorlar. 

Tabi bunun öncesinde Suriye'de, acaba burada da Arap Baharı olur mu diye ciddi tutuklama operasyonları yapıyorlar ve nihayetinde halk sokaklara dökülüyor. Halk başta silahlı mücadeleye girmemesine rejimin reform olmasını istemesine rağmen bu insanlar çok sayıda insanın katledilmesine şahit oluyorlar.  

Özgür Suriye Ordusu, Kuva-yi Milliye gibidir

Özgür Suriye Ordusu, bizdeki Kuva-yi Milliye'nin ta kendisidir. Nasıl ki Fransızlar bu ülkeyi işgal ettiklerinde ve bu ülkenin insanının inancına saldırdıklarında, il, kasaba, köylerde herkes bir araya geldi ve duruma karşı koyduysa Suriye'de de insanlar mescidlerini, haysiyetlerini, onurlarını, ailelerini savunabilmek için ve mezhepçiliği bir politika olarak kullanan rejime karşı mücadele ettiler. 

KANALAHABER.COM/ÖZEL İÇERİK

 

 

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler