YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Rumlar başkan oldu, ilişkiler hızlandı
Pozitif gündemle Rumların başkanlığını by-pass ediyoruz...
Rumlar başkan oldu, ilişkiler hızlandı
03 Ağustos 2012 / 07:47 Güncelleme: 03 Ağustos 2012 / 08:03
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, aradan geçen bir aylık sürede AB ile ilişkilerin hiç olmadığı kadar hızlı geliştiğini söyledi. Zaman'a konuşan Bağış, "Siyasî olarak engellenen 8 fasıla yönelik başlatılan pozitif gündem ve vize muafiyeti müzakerelerinin başlaması, Avrupa Birliği Komisyonu ile kurduğumuz köprü sayesinde oldu." dedi.
Almanya'daki sünnet yasağına tepki gösteren AB Bakanı, "Bugün kanama olur diye sünneti yasaklamaya kalkanlar, yarın da boğulma korkusuyla vaftizi yasaklamaya kalkar." eleştirisini yaptı. Egemen Bağış, Beşşar Esed için 'Yezitliğe soyunmuş Şam şeytanı' ifadesini kullandı. Kendi halkına kurşun sıkan hiçbir liderin iktidarda kalamadığını, Suriye'de de kalamayacağını dile getirdi.

İstanbul'da Zaman'a konuşan AB Bakanı Egemen Bağış, 1 Temmuz'da başlayan Rum dönem başkanlığı sırasında Rumlarla ilişkiye geçmeden, müzakere sürecini sürdürmek için bir köprü kurulduğunu anlattı. "Bunun adını da 'pozitif gündem' koyduk." diyen Bağış, bu çerçevede siyasî olarak engellenen 8 fasılda çalışmaların sürdüğünü vurguladı. Bağış, "Vize konusunda 30 yılda yapamadığımızı yine bu dönemde yaptık. 27 ülke komisyona Türkiye ile vize muafiyeti görüşmelerine başlama yetkisi verdi ve bu müzakereler başladı. Türk vatandaşlarının komisyonda çalışabilmesi için teşebbüsümüz var. Yani ilişkiler sekteye uğramadı, tam tersine arttı." diye konuştu. Bağış, sonucunda üyelik olsun ya da olmasın, Türkiye'nin amacının vatandaşlarının yaşam standartlarını yükseltmek olduğunu kaydetti.

Avrupa'da son dönemde yükselen aşırılıkların altında ekonomik krizin yattığını kaydeden Bağış, "Sadece aşırı sağ değil, her türlü aşırılık yükseliyor. Aşırı sol, ırkçılık, faşizm de yükseliyor. Ekonomik kriz dönemlerinde insanlar 'işimi kaybeder miyim, maaşımı alır mıyım?' korkuları yaşıyor. Bu korkular, insanları uçlara yöneltebiliyor. Aşırı partilerin rüyalarında bile göremeyecekleri oyları almalarının sebebi ekonomik korkulardır. Fransa'da Le Pen'in yüzde 18, Hollanda'da Wilders'in yüzde 16 oy alması tamamen ekonomik kriz ile ilgili. Ama hiçbir ekonomik kriz kalıcı değildir, geçicidir. Kriz geçtiği zaman insanlar makul çizgilerine dönecekler. Avrupa, krizden çıkışın sinyallerini vermeye başladı. O noktada ben umutluyum. Krizin ardından bu tür olumsuzlukların son bulacağına inanıyorum." dedi.

Ekonomik krizin Türkiye açısından fırsat oluşturabilecek yönleri bulunduğuna da dikkat çeken Egemen Bağış, Avrupa'da satılık birçok firma olduğuna işaret etti. Bu firmaların 'birikmiş teknolojisi, markaları, kadroları, makine parkları, Ar-Ge'leri' olduğunun altını çizen Bağış, "Özellikle Türk firmaları için düne kadar rekabet etmekte zorlandıkları firmaları satın alma imkânı var. Mesela tekstilde İtalya'da satılık önemli markalar var. Almanya'da tanınmış makine üreten firmalar satılmayı bekliyor." dedi. Bu dönemde yapılacak her yatırımın, Türkiye'nin o ülkelerle diplomatik ilişkilerinin gelişmesi anlamına da geldiğini belirten AB Bakanı, "Estonya Başbakanı, Güllüoğlu Baklavaları ülkesinde şube açtığı için bana teşekkür etmişti. İnsanlar, yaprağın bile kıpırdamadığı kriz döneminde yapılan en ufak bir yatırımı bile çok önemsiyor. Kriz, ilişkilerin kuvvetlendirilmesi için de ayrı bir fırsat." diye konuştu.

Bugün sünneti yasaklayan, yarın vaftize karşı çıkar

Almanya'daki sünnet yasağının iktidardaki Hıristiyan Demokratlar'ın değil, oradaki kilise karşıtlarının desteklediği bir süreç haline geldiğinin dikkat çektiğini anlatan Egemen Bağış, "Benim konuştuğum Hıristiyan Demokratlar, muhafazakâr ve kendi dinine bağlı siyasetçiler de bunun ne kadar tehlikeli bir yere varabileceğinin farkındalar. Bugün kanama olur diye sünneti yasaklamaya kalkanlar, yarın da boğulma korkusuyla vaftizi yasaklamaya kalkar. Bunların yaptıkları aslında değer düşmanlığı ve inançlarla mücadeledir. O nedenle başka dinlere mensup insanların bu değerler konusunda işbirliği yapması gerekir. Burada şunu da gördük: Din düşmanlığı ve din korkusu sadece bizim ülkemizde yaşanan bir olgu değil, başka ülkelerde de var. Bu konuyu dinî bir olaydan çok bir vicdan hürriyeti olarak görmek gerekir." dedi.

Ramazan'da her dönem olduğu gibi bu yıl da bazı provokasyon çabaları yaşandığına işaret eden Bağış, "Milletimiz bu fırsatçılara bugüne kadar hiç fırsat vermediği gibi bundan sonra da vermeyecektir. Bu ülkede herkes asırlardır birlikte yaşıyor ve birbirini değiştiremedi. Bundan sonra da değiştiremez. Önemli olan herkesi kendi konumunda kabul etmek." diye konuştu.

Yeni anayasa konusunda yeteri kadar hızlı olunmadığı eleştirilerini doğru bulmadığını belirten Bağış, Meclis tarihinde bugüne kadar yapılmayan bir şeyin başlatıldığını, tüm partilerden temsilcilerin bir araya gelerek komisyon kurduğunu söyledi. Bu süreçte AB ve Venedik Komisyonu önerilerine de kulak verildiğini belirten Bağış, Meclis komisyon üyelerinin tıkandığı noktalarda Venedik Komisyonu önerileri üzerinde uzlaşacağını ümit ettiğini belirtti.

 

'Beşşar Esed, Yezitliğe soyundu'

Suriye'de yaşanan insanlık dramının bugünlere gelmesinin altında Beşşar Esed'in tavrının yattığını söyleyen Bağış, "Burada AB'nin bir basiretsizlik içine girdiği doğrudur ama bu yaşanan vahşetin sorumluluğunu AB'ye ve diğer ülkelere yıkmak da basitçilik olur. Hırsızın hiç mi suçu yok? Suriye'de 'Yezitliğe soyunmuş bir Şam şeytanı' var. Yıllarca Türkiye dahil tüm dünyayı reform yapacağım sözleri ile oyalamış, ama halkına kurduğu baskıyı her geçen gün artırmış, kendi vatandaşlarına kurşun sıkıp bombalayan bir cani var." dedi. Esed'i koruyan, kollayan Rusya, Çin ve İran gibi ülkelerin yaşanlar nedeniyle mesuliyetinin bulunduğunun altını çizen Bağış, "Herkes Türkiye'nin vermek istediği mesajların ne kadar doğru olduğunu anladı." diye konuştu.  (Zaman)

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler