YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Oy hesabı için geçmişi deşti"
"Oy hesabı için geçmişi deşti"
23 Aralık 2011 16:57
KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Fransa Meclisi'nde kabul edilen yasayla ilgili sert açıklama yaptı. Eroğlu "Fransa bazı çevreleri memnun etmek adına bu kararı aldı. Kabul edilebilir değil"dedi.

KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, ''Türkiye gibi bir ülkeyi karşısına alma pahasına, oy hesabı içinde geçmişi deşen Fransa Meclisi'nin, bazı çevreleri memnun etmek adına aldığı kararın kabul edilebilir bir karar olmadığını'' söyledi.

Cumhurbaşkanı Eroğlu, bugün bir kabulü sırasında, gazetecilerin konuya ilişkin sorusu üzerine, Fransa'nın Türkiye ile ilişkileri göz ardı ederek, böylesi bir karar almasının büyük bir hata olduğunu vurguladı.

Fransa'nın Afrika'da, özellikle Cezayir'de müstemleke insanına karşı uyguladığı olayları unutmuş gibi davrandığını kaydeden Eroğlu, ''Bu zihniyet çağdışı bir zihniyettir. Kabul edilebilecek bir olay değildir. Herhalde senatoda daha aklıselim biçimde davranırlar diye düşünüyorum'' dedi.

Eroğlu, ''Türkiye gibi bir ülkenin Fransa ile olan ilişkilerini yok sayarak böyle bir karar almak, Fransa milleti için de bir hatadır, hatta Fransız milletine yapılan bir hakarettir. Cezayir işgali sırasında yapmış oldukları, tarihin sayfalarından gazetelere yansıyacaktır'' diye konuştu.

''Öneri sahibi Cezayir asıllı''

Türkiye aleyhtarı önerinin, Fransızların Cezayir'de yaptıklarını en iyi bilmesi gereken Cezayir asıllı bir milletvekili tarafından yapıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, bu milletvekilinin, Fransa'ya hoş görünmek ve seçimlerde oy alabilmek için kendi milletine de ihanet edercesine bir tutum sergilediğini belirtti.

Eroğlu, ''Cezayirlilerin özgürlüğü için mücadele ettiği zaman Fransızların ne yaptığını en iyi bilmesi gereken bir hanım milletvekili, Fransa'ya hoş görünmek ve seçimlerde yeniden kazanabilmek düşüncesiyle böyle bir öneriyi parlamentoya sunabiliyor'' dedi.

Meclisten geçen kararın hayata geçebilmesi için senatodan da geçmesi ve Cumhurbaşkanınca onaylanması gerektiğini belirten Eroğlu, gelinen aşamada Türkiye'nin sert tepkisini ortaya koyduğunu belirtti.

Eroğlu, Türkiye aleyhindeki kararın, 577 kişilik meclisten 47 kişinin oyuyla geçtiğine işaret ederek, böyle bir meclisin ciddiyetinden de şüphe ettiğini söyledi. Eroğlu, ''Genellikle meclislerde nisap denen birşey vardır. Ama maalesef 577 kişilik Fransa Meclisi, 47 kişinin oyuyla böyle bir karar alabiliyor'' dedi.

Ermeni olaylarını merak edenlerin açılan arşivlerden yararlanabileceğini kaydeden Eroğlu, ''Bu arşivlere girseler, okuyacaklar ki Türkiye'yi arkadan vuran Ermeniydi. Kurtuluş Savaşı'nda Türkiye'de yaşayan Rumların, Yunan ordusuyla Türkiye'yi arkadan vurmaya çalıştığı gibi. Bunları bilmez gibi hareket edip, Ermenilere yapılanları inkar edenlere hapis cezası istemek gibi çok basit bir düşünceyle hareket ettiler'' diye konuştu.

Kırmızı çizgiler

Eroğlu , başka bir soru üzerine, Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğünün Kıbrıs Türkünün kırmızı çizgisi olduğunu vurguladı.

Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitiris Hristofya'ın ''Türk ordusunun adadan çekilmesi'' gerektiği yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine, Eroğlu, orduların çekilebilmesi için bir anlaşma olması gerektiğini, ancak Kıbrıs Türkünün bir anlaşma olsa da Türkiye'nin etkin ve fiili garantisini istediğinin altını çizdi.

Eroğlu, ''Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğü bizim kırmızı çizgimizdir ve devam edecektir'' yönünde KKTC Cumhuriyet Meclisi'nde bir karar bulunduğunu hatırlattı. Eroğlu, adada kalacak asker sayısının ise anlaşma olduktan sonra konuşulacağına işaret etti.

Eroğlu, ''Sayın Hristofyas'ın Türkiye'yi ya da bizi suçlayarak bir anlaşmaya varılabileceği düşüncesi son derece sakat bir düşüncedir'' dedi.

'Anlaşmanın önündeki engel Rum zihniyeti''

Anlaşma önündeki en büyük engelin Rum zihniyeti olduğunu kaydeden Eroğlu, şöyle devam etti:

''Annan Planı'nı reddeden onlar. Perez De Cuellar anlaşmasını reddeden onlar. Şimdi suçlu arıyorlar. Suçlu kim  Eroğlu ya da Türkiye Cumhuriyeti. Çok yanlış bir düşünce. Biz anlaşma olsun düşüncesiyle müzakere masasına öneri koyan, bir değil, ikinci adımı atan ve onların da adım atmasını bekleyen tarafız. Rum tarafı anlaşmak için herhangi bir adım atmazken, bizi suçlamaya hakkı yoktur.''

Doğalgaz ve petrol arama konusunda da Rum lideri uyardıklarını ve New York zirveleri sonuçlanmadan kazılara başlamamaları yönünde talepte bulunduklarını anımsatan Eroğlu, ''Hristofyas, kendine karşı sarsılan güveni yeniden kazanmak için, çalışmaları Türkiye'ye karşı bir hareketmiş gibi göstererek kazılara başladı. Bunu avantaj olarak kabul ediyorsa, geçici bir avantajdır'' dedi.

Rum liderin Kıbrıs sorununu çözeceğini söyleyerek cumhurbaşkanlığına seçildiğini belirten Eroğlu, ''Ama ne (KKTC'nin 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali) Talat ile bir anlaşmaya varmıştır ne de bizimle bir anlaşmaya varmak için müzakere masasında bir niyet ortaya koymuştur, koymamak için de direnmektedir. Dış dünyaya da anlaşma istermiş gibi gösterip müzakere masasında zamana oynamaktadır'' diye devam etti.

Rum liderin tek hedefinin, müzakereleri 2013'deki Rum başkanlık seçimi sonrasına sarkıtmak olduğunu kaydeden Eroğlu, ''Bana göre Hristofyas'ın bir anlaşma arzusunda samimi olduğunu söylemek zor'' dedi.

Bu arada, Eroğlu, konferans vermek üzere yarın Gaziantep'e gidecek.

AA

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler