YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Otobüs şoförlüğünden devlet başkanlığına
Otobüs şoförlüğünden devlet başkanlığına
15 Nisan 2013 15:07
Coşkulu kişiliği, uzun konuşmaları, dansları ve renkli kişiliği ile tanınan karizmatik liderleri Hugo Chavez'i 5 Mart'ta kaybeden Venezuela halkı, bu kez kendilerine sessiz ve sakin bir lider seçti.

Chavez'in, kanserin nüksetmesi üzerine, dördüncü kez Küba'da ameliyat masasına yatmadan önce bazı yetkilerini devrettiği ve kendisine bir şey olması durumunda yerine geçmesini vasiyet ettiği eski Devlet Başkan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Nicholas Maduro, yüzde 1 farkla devlet başkanı seçildi.

Tüm seçim kampanyasını Chavez'in kendine özgü sosyalist devrimine dayandıran Maduro'nun, şimdi Chavez'den tamamen farklı bir lider olarak kendisini kabul ettirmesi gerekiyor.

20 yıllık dostluk

Maduro'nun Chavez ile dostluğu, eski liderin 1992'deki darbe girişiminden hapiste yattığı yıllara dayanıyor. Maduro, 1994 yılında Chavez'in serbest bırakılması için düzenlenen kampanyada önemli bir rol oynadı. Maduro, gelecekteki eşi olacak Clia Flores ile de yine aynı dönemde tanıştı. Flores, Chavez'in avukatları arasında bulunuyordu.

Kendisini doğuştan sosyalist olarak tanımlayan Maduro, 1962'de bir sendika liderinin oğlu olarak dünyaya geldi. Başkent Caracas'ın batısındaki El Valle mahallesinde büyüyen Maduro, siyasete de ilk kez lisede ilgi duymaya başladı ve Jose Avalos Lisesi öğrenci birliğinin başkanı oldu.

Maduro, lisede siyasete ek olarak müziğe duyduğu tutkuyla tanınıyordu. Led Zeppelin hayranı Maduro'nun o sıralar en büyük hayali, bir grupta çalabilmekti.

Otobüs şoförlüğünden parlamentoya

Okulu terk etmesinin ardından önce 1983'teki devlet başkanlığı seçimi sırasında Jose Vicente Rangel'in korumalığını yapan Maduro, daha sonra otobüs şoförü olarak çalışmaya başladı ve Caracas Metrosu Şoförleri Sendikası'nın kurucuları arasında yer aldı.

Maduro, 1998'deki devlet başkanlığı seçimini Chavez'in kazanması için Beşinci Cumhuriyet Hareketi Partisi'nin kurulmasında önemli rol oynadı.

Chavez'in devlet başkanı seçilmesi, Maduro'ya da parlamentonun yolunu açtı. Maduro, 1998'de Temsilciler Meclisi'ne, 1999'da Kurucu Meclis'e, 2000'de Ulusal Meclis'e girerken, 2005-2006 yıllarında da parlamento başkanlığı görevini yürüttü.

Chavez, 9 Ağustos 2006'da yol arkadaşını dışişleri bakanı atadı. Yabancı dil bilmediği ve üniversite mezunu olmadığı için eleştirilen Maduro'nun dışişleri bakanlığı döneminde Muammer Kaddafi yönetimindeki Libya ve Kolombiya ile ilişkiler hız kazandı.

Öte yandan Maduro'nun şoförlük becerileri, Chavez'in ekim ayındaki seçim kampanyasında tekrar işe yaradı. Maduro, bu kez Chavez'in seçim kamyonunun direksiyonuna geçti.

"Yolu Chavez açıyor, direksiyonu Maduro sallıyor" 

Maduro, şoförlüğü ile dalga geçenlere, "Yolu Chavez açıyor, direksiyonu Maduro sallıyor" diyerek yanıt verdi.

Nicholas Maduro'yu "genç yaşına karşın büyük deneyime sahip, azimli, en güç durumların altından çalışkanlığıyla sıyrılmayı bilen bir devrimci" olarak niteleyen Chavez, seçim zaferinin ardından Devlet Başkanı Yardımcısı atadığı Maduro'nun yükselişini halkın gücüne örnek olarak gösterdi: "Bakın otobüs şoförü Nicolas, burjuva sınıfının hor görmesine karşın nerelere ulaştı."

Sessiz, sakin, arkadaş canlısı 

Maduro'ya yakın çevreler, Venezuela'nın yeni liderini sessiz, sakin, neşeli ve arkadaş canlısı biri olarak tanımlıyor. Ruhani yanı güçlü Maduro, Hintli guru Sathya Sai Babaa'nın öğretilerini dinlemek için eşiyle Hindistan'a seyahat etti.

Halka, liderlerinin öldüğünü haber vermeden önce tüm öfkesini ülkenin düşmanlarına ve muhalefet partisine yönelten Maduro, ABD'nin Venezuela'ya komplo kurmaya çalıştığını, düşman ülkelerin Chavez'i zehirlediğini ve muhalefetin ülkeyi bölmek istediğin ileri sürdü. Ardından ABD Hava Kuvvetleri ataşesini sınır dışı etti.

Chavez'in 8 Mart'taki cenazesi törenini yöneten Maduro, aynı gün Geçici Devlet Başkanı olarak yemin etti.

Kendisini "Chavez'in oğlu" olarak gören Maduro, Chavez'in ruhunun küçük bir kuş olarak görünüp kendisine rehberlik ettiğini söyledi.

Prof. Kutlu: "Maduro, seçimi halkın Chavez'e duyduğu sevgi sayesinde kazandı" 

Ankara Üniversitesi Latin Amerika Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi (LAMER) Müdürü Prof. Dr. Mehmet Necati Kutlu, Hugo Chavez'in halefi olarak gösterilen yeni Devlet Başkanı Maduro'nun iktidarda aynı başarıyı yakalayamayacağına inanıyor.

Maduro'nun Chavez kadar karizmatik bir marka haline gelmesini beklemediğini söyleyen Kutlu, "Maduro, her ne kadar giyimiyle, davranışlarıyla, konuşmasıyla halefini taklit etse de, bu onun Chavez olduğunu göstermez" dedi.

Seçim öncesi çalışmalarını tamamen "Chavez'ci" bir yaklaşım üzerine kuran Maduro'nun oylarını, selefi dönemindeki son genel seçime oranla yaklaşık yüzde 10 düşürmesi de bu durumu destekliyor.

Maduro'nun üzerinde plastik bir kuş bulunan şapkasıyla yaptığı son seçim konuşmalarından birinde, "akıl hocası Chavez'in, bir kilisede kendisine kuş olarak göründüğünü ve seçim kampanyasını kutsadığını" hatırlatan Kutlu, seçim sonuçlarına göre bu manevraların pek faydası olmadığını belirtti.

Maduro'nun bu seçimi az farkla kazanmasının tek nedeninin ülkede Chavez'e duyulan sevgi olduğunu vurgulayan Kutlu, Maduro'nun iktidar döneminin çok zorlu geçeceğini, ülkedeki kişisel güvenlik ve iktisadi sorunların üzerine eğilip somut hamleler yapması gerektiğini ifade etti.

"Chavez öldü ama Chavezcilik sürsün mü"

Son genel seçimlerin Maduro ile Capriles'in arasındaki rekabetten çok, "Chavez öldü ama Chavezcilik sürsün mü " referandumuna dönüştüğünü söyleyen Kutlu, Maduro'nun başarılı olması için ülkede uzun zamandır devam eden döviz alım satımı kısıtlamasına çözüm bulması gerektiğini, artan gasp, darp, hırsızlık ve rüşvet olaylarının önüne geçmesi gerektiğinin altını çizdi.

Venezuela'nın Latin Amerika'daki muhalif konumunun bu seçim sonucuyla iyice pekiştiğini ve ülkedeki sosyalist siyasetin değişmesinin artık çok zor olduğunu kaydeden Kutlu, Venezuela'nın bölgedeki lider ülkelerden birisi olarak çevredeki ülkelere maddi yardımlarının devam edeceğini, ülkedeki popülist yaklaşımın süreceğine dikkati çekti.

Dünyada en fazla petrol rezervlerine sahip ülkelerden olan Venezuela'da gelir dağılımındaki adaletsizliğin bir kısmının giderilmesi ve bunun oya dönüşmesi, ölmesine rağmen Chavezciliğin devam etmesinin en büyük sebebi olarak gösteriliyor.

 

AA

Etiketler: , ,
DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler