YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Osmanlı'dan kalan her şeyi tahrip ettik!
Yunanistan'ın eski dışişleri bakanı Theodoros Pangalos (75), 'Osmanlı geçmişini hatırlatan her şeyi sistematik olarak tahrip ettiklerini ve Osmanlıların inşa ettiği binlerce camiden çok azının ayakta kalabildiği' itirafında bulundu.
Osmanlı'dan kalan her şeyi tahrip ettik!
05 Şubat 2013 / 15:58 Güncelleme: 05 Şubat 2013 / 16:02

 

 
 
Başbakan Recep Erdoğan'ın "İstenirse Atina'ya yapılacak camiyi finanse edebileceklerine" dair demecine cevap niteliğinde bir makale kaleme alan Pangalos, uzun yıllardır Yunan politikacılar tarafından ifade edilmeyen Osmanlı mirasına dair cesur açıklamalarda bulundu. Yaptığı ses getiren açıklamalarla her zaman gündemde kalmayı başaran eski başbakan yardımcısı Pangalos, Türkiye'nin kiliseleri korumasını da övdü.
 
Yunanistan'ın en renkli siyasetçileri arasında bulunan Pangalos, Başbakan Erdoğan'ın Yunan Başbakan Antonis Samaras ile Katar'da yaptığı görüşmede gündeme gelen Atina'ya cami konusunu ele aldığı bir makale yazdı. 110 bin tirajla haftalık en çok satan gazeteler arasında bulunan To Vima'da yayımlanan yazısında Pangalos, Atina'ya cami inşa edilmesi konusunda dışişleri bakanı ve başbakan yardımcısı olduğu dönemde çok çaba sarf ettiğini ancak yapılamamasından ötürü duyduğu üzüntü ve mahcubiyeti dile getirdi. Pangalos'un makalesine okurlar tarafından çok sayıda lehte ve aleyhte yorum yapıldı.
 
"Biz böyleyiz, inşallah cami yapılır"
 
"İnşaAllah" başlıklı makalesinde son 20 yılda 3 defa parlamentoda yasal düzenleme yapılmasına rağmen sürüncemede bırakılan cami konusunda Atinalı Müslümanlara biraz daha sabır tavsiye eden ve özeleştiride bulunan Pangalos, "Müslüman hemşehrilerimiz ve göçmenler sakin olmalıdırlar. Uluslararası gözlemcilerden ve kuruluşlardan bize biraz da fazla zaman vermeleri konusunda ricada bulunmalıyız. Bu olayın üzerinden zaten 15 yıl geçti. E, ne olsun? Biz böyleyiz, böyle yaparız.” dedi.
 
"Osmanlı mirasını tahrip ettik"
 
Osmanlı mirasına dair yapılan tahribatı eleştiren, Türkiye'yi ise kiliseleri koruduğu için öven Pangalos, şöyle devam etti: "Seçkin bir halk olarak başka medeniyetlere karşı da çok derin bir şekilde kayıtsızız. Böylece Orta Çağ Yunanistan’ına yani Frenklere ve Osmanlı egemenliğini hatırlatan her şeyi sistematik olarak tahrip ettik ya da yok olması için bıraktık. Osmanlıların Yunanistan’da inşa ettiği binlerce camiden çok azı ayakta kalabildi. Sadece bazılarının son zamanlarda restorasyonu için çaba gösterilmektedir. Tam tersine, Türkiye’de, yüzyıllar içinde Hıristiyan mabetlerine karşı yapılan tahribatları gözden kaçırmadan, bugün kiliselerin var olduğunu, restore edildiklerini ve aktif olarak ibadet merkezleri olarak kullanıldıklarını görmekteyiz."
 
"AİHM'ye başvururlarsa ağır ceza yeriz"
 
4 milyonluk Attika bölgesinde yaşayan 100 bin Müslüman'ın ibadet yapabilecekleri bir camileri olmadığını belirten eski dışişleri ve eski başbakan yardımcısı Pangalos, cami yapılmaması nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından cezalandırılabilecekleri uyarısında bulundu: "Böyle bir ibadet yerinin olması Yunanistan’ın bir sorumluluğudur. Tanınmış dinlere aktif saygı gösterme konusunda uluslararası anlaşmayı imzalamıştır. Bu konuda AİHM'si ülkemize çok ağır mali yaptırımlar getirebilir. Buna paralel olarak çağdaş bir devletin sorumluluğudur." "Trakya’daki Müslüman hemşehrilerimiz Lozan Antlaşması’nın koruması altındadır, biz de saygı göstermekteyiz" diyen Pangalos, "gelecekte de saygı göstereceğiz, bu da menfaatimizedir." ifadelerini kullandı.
 
Atina'da ikamet eden Müslümanlar, 6 ay önce Yunan hükümetinin cami için verdiği sözü tutmaması halinde AİHM'sine gideceklerini duyurmuştu.
 
Cami konusundaki çabalarını anlattı
 
2000'li yılların başında Atina'nın 25 kilometre dışına inşa edilecek olması sebebiyle Müslümanlar tarafından kabul görmeyen cami yerine ilişkin kendisini savunan Pangalos, bu konuda kendini şöyle savundu: "Dışişleri bakanı olduğum dönemde, Müslüman toplum ve dernekleri ve Arap diplomatları sayesinde, Atina’ya resmi bir cami yapma gibi hislerim vardı. Caminin çağdaş Atina’yı süsleyen anıtsal ve mimari özellikte olmasını düşünmüştüm. Trafik dolayısı ile şehir dışında olması daha doğru olacaktı; metroya, demiryoluna ve hayati öneme haiz Attiki otoyoluna yakın. Eserin ibadet salonu eğitimle bağlantılı olmalıydı, yani orada seminerler, konferanslar ve bir ihtiyaç olan kütüphane bulunmalıydı. Son olarak, camiye gelenler dinlerine ve geleneklerine uygun etkinliklerini burada yapmalıydılar; burada bir restoran ve bir de kafe olmalıydı. Böyle bir kompleks Atina’da yaşayan Yunan vatandaşları, Hıristiyanlar ve başka herhangi bir dinden olanlar tarafından ziyaret edilecek ve bir turistik odak noktası olacaktı.
 
Peania (Atina merkezine 25 kilometre uzaklıkta) bölgesinde, kamuya ait, uygun ve yerleşim yeri dışında böyle bir mekan bulunmuştu. Her ne kadar bazılarına bu garip gelse de, bu konuda rahmetli Başpiskopos Hristodulos’un da rızası alınmıştı. Arap ülkelerinden ve özellikle de petrol üreticisi ülkelerden para toplanmaya başlanmıştı. Projenin Yunanistan’a maliyeti 1 drahmi bile olmayacaktı."
 
Erdoğan'a cevap verdi
 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan Samaras'a "Kendinizin yapması şart değil, imar noktasında müsaade ederseniz, bunu biz de yaparız' dedik. Yeter ki Atina'ya giden Müslümanlar için bir ibadet yeri bulunsun." önerisine de cevap veren Pangalos, Erdoğan'ı "hükümdara" benzetti. Pangalos, makalesine haftaya devam edeceğini ifade ederek şu iddialarda bulundu: "Ne oldu da, 15 yıl sonra, hükümdar muhteşem Erdoğan’ın meydan okumasına maruz kaldık? Yeniden seçim iblisliği, siyasi yolsuzluk, küçük veya büyük çıkarlar çalışmaya başladı! Öbür pazara bu trajik ve kötü sonucun ayrıntılarını anlatmaya çalışacağız."
 
Atina'da birkaç yıl önce yapılan düzenlemelerden sonra inşa edilmesi için ayrılan 17 dönümlük arazi, Atina merkezine sadece 4 kilometre mesafedeki Votanikos semtinde bulunuyor. Cami inşası, askıya alınmış durumda.
 
1981'den 2012'ye kadar önemli görevlerde bulundu
 
1981'de ilk defa PASOK milletvekili seçilen Pangalos, Mayıs 2012'ye kadar aralıksız vekillik yapmıştı. 1984'ten Şubat 1999 yılı Kardak krizi sonrasına kadar dışişlerinde bakan, bakan yardımcısı ve bakan vekili olarak görev yapan Pangalos, Yorgo Papandreu hükümetinde ise 6 Ekim 2009'dan Mayıs 2012'ye kadar başbakan yardımcılığı koltuğunda oturmuştu. Geçen yaz yapılan genel seçimlerde ise milletvekili adayı olmamıştı. Pangalos, Kardak krizi ve teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın yakalndığı dönemlerde dışişleri bakanıydı.
 
 
CHA
DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler