YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mısır'da sancılı dönem
Mısır'da sancılı dönem
03 Haziran 2012 14:09
"Arap Baharı" olarak adlandırılan değişim rüzgarıyla iktidarını kaybeden Mısır'ın devrik Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’in “müebbet” hapse mahkum edilmesi sonrası ülke çapında başlayan gösteriler endişeyle izleniyor.

Mahkemenin Mübarek'e verdiği müebbet olarak tanımlanan ancak 25 yıl hapis anlamına gelen cezayı az bulan yüzbinlerce kişi “kısas” talebiyle sokaklara döküldü.

Müslüman Kardeşler’in katılma kararı aldığı gösterilere, muhalif liderler Abdulmunim Ebu'l-Futuh, Eymen Nur, Hamdin Sabbahi ve Halid Ali de bizzat katılarak destek verdi.

Uzmanlar, Yüksek Askeri Konseyi suçlayarak, hassas dönemde başlatılan protesto gösterilerinin kışkırtmaya müsait olduğunu belirterek, Mısır üzerinde çeşitli senaryoların sahneye konabilme ihtimalinin çok yüksek olduğuna dikkati çektiler. Bugünkü hassas dönemde farklı toplumsal unsurlar arasında gerilimlerin çıkarılabileceğini, halkın birbirine düşürülebileceğini, laik-İslamcı çatışmasının yaşanabileceğini, zeminin farklı bir alana kaydırılması için çaba gösterilebileceği uyarısında bulundular.


-Mısır kırılgan bir zemin üzerinde-


Seçimin ikinci turunun yapılmasını istemeyen çevrelerin ülkeyi kaosa sürüklemek için Kıpti-Müslüman çatışması çıkarabileceği, ülkenin yapısının buna müsait olduğu, Mısır’ın çok kırılgan bir zemin üzerinde bulunduğu dile getirilen konuların başında geliyor.

Bu görüşü paylaşan uzmanlar, yılların kemikleşmiş sistemlerinin kısa bir süre içerisinde değişmesinin mümkün olmadığını, mevcut yapı çatlatıldıkça bunun mutlaka menfi bir karşılığı olacağını belirterek, halkın devlet bürokrasisinde etkili olabilmesinin onlarca yıl alacağını savunuyorlar. 

Halkın iradesinin daha belirgin bir hal almaya başlamasından rahatsız olanların kaosun daha uzun bir zaman sürecine yayılması için toplumsal fay hatlarıyla oynamaya devam edeceğine dikkati çekiyorlar.


-"Nemalanan kesimin, halkı galeyana getirmesi normal"-


Ortadoğu uzmanları Osman Bahadır Dinçer ve Gamze Coşkun, "Arap Baharı" sonrası Mısır'da yaşanan gelişmeleri değerlendirdikleri makalelerinde şu görüşlere yer verdiler:

"Hantal ve geniş bir bürokratik ve askeri sisteme sahip Mısır’da geçiş döneminde eski sistemden nemalananların halkı galeyana getirecek, istikrarı bozacak eylemleri kışkırtmaları olağandır. Sonuçta ülkede henüz değişmiş bir sistem söz konusu değildir ve monolitik bir yapı da yoktur. Demokrasinin bugünden yarına hızlı bir şekilde gelmeyeceği açık. Demokrasisi gelişmiş ülkelerde bile eski statükocu kafaların kışkırtmaları ile zaman zaman provokatif eylemler olabilmektedir."

İslam'ı seçmesine rağmen rahip eşi tarafından kilisede esir tutulduğu iddiasıyla 2010'da meydana gelen olaylarda 12 kişi ölmüş, 232 kişi de yaralanmıştı. Çatışma boyunca güvenlik güçlerinin, tarafların her ikisine de uzun süre müdahale etmemesi dikkat çekmiş, bu durum İslami hareketlerin zan altında bırakılmasının amaçlandığı biçiminde yorumlanmıştı. AA

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler