YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mavi Marmarada suçlu Netanyahu
İsrail devlet kontrolörü, 9 Türk’ün öldürüldüğü 2010 yılındaki Mavi Marmara saldırısıyla ilgili raporunda İsrail hükümetine ağır eleştiriler yöneltti
Mavi Marmarada suçlu Netanyahu
14 Haziran 2012 / 08:40 Güncelleme: 14 Haziran 2012 / 08:42

Raporda Netanyahu’nun “kurallara uymadığı, acele ve yüzeysel tartışmalar yaptığı, uyarıları dinlemediği” belirtildi. Rapora göre, İsrail Başbakanı, Erdoğan’ın filoyu hareket etmeden durduracağını düşünüyordu.

Mavi Marmara gemisine İsrail askerlerinin yaptığı baskın ve dokuz Türk vatandaşının öldürülmesi olayıyla ilgili İsrail devlet soruşturma raporu dün açıklandı. İsrail Devlet Denetleyicisi Micha Lindenstrauss’un kaleme alınan, 153 sayfalık raporda, hükümete ve Başbakan Binyamin Netanyahu’ya sert eleştiriler yöneltildi.

Raporda, karar alma sürecinde sorunlar olduğu, tartışmaların aceleye getirildiği, gelişigüzel yapıldığı ve aşırı şiddet kullanımına ilişkin olası senaryoların göz ardı edildiği belirtildi. Lübnan Savaşı’nın ardından oluşturulan karar alma kurallarının uygulanmadığına dikkat çekilen raporda, Ulusal Güvenlik Konseyi’ne gerekli bilgilerin iletilmediği de vurgulandı. Lindenstrauss, Başbakan Binyamin Netanyahu’yu olayın sorumlusu olarak gösterdi. Raporda, “Başbakan’ın önderliğinde ve sorumluluğu altında filoya ilişkin karar alma sürecinde önemli sorunlar olduğu görülüyor. Hükümet, ordu ve istihbaratın üst düzey yetkililerinin Türk filosunun önceki filolara benzemediğinin farkında olmalarına karşın, Başbakan’ın karar alma süreci, uygun koordinasyon, belgeleme veya hazırlıklar yapılmadan tamamlandı” denildi.

‘Direnecekler’

Raporda, Netanyahu’nun aralarında dönemin Genelkurmay Başkanı Gabi Eşkenazi’nin de bulunduğu üst düzey yetkililerin uyarılarına kulak tıkadığı da belirtildi. Rapora göre, Aşkenazi, Mavi Marmara’nın yola çıkmasından birkaç hafta önce, Netanyahu ile Savunma Bakanı Ehud Barak’a bir mektup göndererek, filonun güç kullanmadan, diplomatik yollara başvurularak gelmesinin engellenebileceği uyarısı yaptı. Bu mektubun ardından Netanyahu ile dört kez bir araya gelen Aşkenazi uyarısını yineledi. Son olarak saldırıdan beş gün önce Netanyahu ile görüşen Genelkurmay Başkanı, “20 asker gemiye indiğinde gemideki 400 kişinin onları alkışlarla karşılayacağını düşünemeyiz. Karşı koyacaklardır. Şiddet olayları ortaya çıkabilir. Bu iki dakikalık bir operasyon değil. Kolay değil ama yapabiliriz” dedi. Ancak Netanyahu bu uyarıları dikkat almadı.

‘Çabalar sonuçsuz kaldı’

Raporda, Türkiye ve İsrail arasında operasyon öncesinde, çeşitli kanallardan yoğun bir diplomasi trafiğinin de izlendiği ancak bunun krizi önleyemediğine yer verildi. Netanyahu ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan arasında, filo Gazze’ye hareket etmeden önce dolaylı bir temasın sağlandığı belirtildi. Bu kanallardan biri de Türkiye’nin ABD Büyükelçisi Namık Tan ve İsrail’in bu ülkedeki Büyükelçisi Michael Oren arasında sağlanan temaslardı. İsrail Başbakanlık Ofisi, Erdoğan’a filoyu durdurması yönünde mesaj iletildiği belirtilirken raporda “Çabalar filonun durdurulmasını sağlayabilirdi” denildi. Raporda alıntı yapılan bazı Başbakanlık yetkililerine göre, “Netanyahu, Erdoğan’ın filoyu harekete geçmeden önce durduracağına inanıyordu. İsrail Başbakanı sadece bir hafta önce geminin Türkiye tarafından durdurulmayacağını anladı.” Raporda, Namık Tan’ın Gazze’ye yardım ulaştırılması için İsrail’in Aşkelon Limanı’nın kullanılması önerisinin de hayata geçirilmediği ifade edildi. İsrail aynı dönemde Yunanistan, Kıbrıs ve Türkiye elçilikleri üzerinden Gazze’ye ulaştırılacak “uygun yollardan” iletilmesini talep ediyordu. Raporda, bu talepten 10 gün sonra ve operasyondan dört gün önce yardım gemilerini Aşdod Limanı’na kabul etmeye hazır olduğu ifade edildi. Ancak bu plan üzerinde ikinci temas, operasyondan yalnızca 24 saat önce gerçekleşti ve hiçbir sonuç alınamadı.

İstihbarat bölümü gizlendi

Öte yandan, raporun istihbarat örgütlerinin hatalarını irdeleyen bölümünün ayrı dağıtıldığı ve “gizli” ibareli olduğu belirtiliyor.

‘İsrail bugün çok daha güvenli’

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun sözcüsü Mark Regev, raporun ardından yaptığı ilk açıklamada, “İsrail’in demokratik süreci, kusuru bağımsız olarak tespit etmek için oluşturulmuş kurumsal mekanizmaları da içerir ve Devlet Denetleyicisi’ne yaptığı çalışma için teşekkür ediyoruz” dedi. Ancak açıklamada “İsrail halkı, o gün izlenen sorumlu ve kararlı siyasetin olumlu sonuçlarından faydalanmaktadır. İsrail’in güvenliği bugün o güne oranla daha fazladır” denildi. Savunma Bakanı Ehud Barak ise raporla ilgili yaptığı ilk değerlendirmede, “eleştirileri kabul ettiğini ve de geçmişte olduğu gibi savunma kurumlarının ve İsrail ordusunun düzeltilmesi için gerekenleri değiştireceğini” söyledi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Yapılması gereken budur ve yapılacaktır” denildi.

Raporun yayımlanmasının ardında bir açıklama yapan İsrail Ordusu, eleştirileri olumlu karşıladığını belirterek raporun önerilerini uygulamak için işbirliği yapmaya hazır olduğunu duyurdu.

Raporu verdi görevi bırakıyor

İSRAİL’in en tecrübeli hukukçuları arasında bulunan 75 yaşındaki Lindenstrauss, 2005 yılından bu yana ombudsmanlık görevini yürütüyor. İsrail parlamentosuna (Knesset) bağlı çalışan Ombudsman, kamu kurumlarının uygulamaları hakkında rapor hazırlamakla yükümlü. Hükümetten bağımsız olarak görevini yerine getiren ombudsman, parlamento tarafından her yedi yılda bir seçiliyor. Lindenstrauss’un görev süresi önümüzdeki ay başında sona eriyor. (Vatan)

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler