YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kardak diyalogları Atina’yı karıştırdı
Türkiye ile Yunanaistan arasında geçen Kardak krizini bilmeyeniniz yok sanırım. İşte o krizde Yunanistan'da öyle diyaloglar yaşanmış ki, okunmaya değer...
Kardak diyalogları Atina’yı karıştırdı
20 Ekim 2009 / 11:12 Güncelleme: 20 Ekim 2009 / 11:12

İki gazetecinin yeni çıkan kitabına göre 30 Ocak 1996’da, Atina’da ‘Kardak Krizi’nin zirve yaptığı gece, dönemin Başbakanı Simitis, Genelkurmay Başkanı Limberis’e ‘Ulan Salak’ (Vre Malako) diye çıkışmış

Yunanistan’ın başkenti Atina’da, Türkiye ile Kardak Krizi’nin doruğa çıktığı 30 Ocak 1996 gecesinde Yunanistan başbakanlık binasında yaşanan karmaşa ve trajikomik diyalogları ortaya çıkaran bir kitap büyük tartışma yarattı.
Washington’da muhabirlik yapan 2 gazeteci, Mihalis İgnatiou ve Athanasios Ellis’in kaleme aldığı “İmia, Amerikalıların Gizli Telgrafları” isimli kitapta, kriz sırasında ABD yetkililerinin Atina ile yaptığı gizli konuşmalarla krizin baş aktörleri olan dönemin Dışişleri Bakanı, şimdiki Başbakan Yardımcısı Theodoros Pangalos ve eski Savunma Bakanı Yerasimos Arsenis’in yazarlara yaptığı açıklamalar yer alıyor. Yazarlar, kitapta yer alan ABD Dışişleri ile Atina ve Ankara büyükelçiliklerinin birbirlerine gönderdikleri bilgi notlarını içeren gizli telgrafları ele geçirmek için Washington’da yıllarca süren bir mücadele verdiklerini belirtiyorlar. 

Kitapta Pangalos, Yunan savaş gemileri tarafından kuşatılan Kardak Kayalıkları’nın doğu tarafındakinde Yunan komandolar bulunurken, Türk SAT komandolarının batıdaki kayalığa çıkmasının ardından Başbakan Kostas Simitis’in ofisinde yaşanan kontrolden çıkmış gerilim halini ayrıntılarıyla anlatıyor. Kriz gecesinde Başbakanlık binasında Genelkurmay Başkanı Hristos Limberis, Yunan Gizli Haber Alma Teşkilatı Başkanı Leonidas Vasilikopulos’un bulunduğunu aktaran Pangalos’a göre Yunan yetkililer arasında şu diyalog geçiyor:

Genelkurmay Başkanı Limberis’e hitap eden Başbakan Simitis: Ulan salak, iki adacığa da koruma gönder demedim mi?
Limberis: (Surat asarak) Önce, iki adaya da koruma göndermem gerektiğini bana söylemediniz.
Simitis: (Bağırarak) İnanmıyorum, bu nasıl bir dağılma? Bu ne biçim devlet? Bu ne vaziyet?
Limberis: Komuta bende değilse istifa edeyim.

Pangalos: (Savunma Bakanı Arsenis’e bakarak) Başkan, operasyon sürerken istifa etmen doğru olur mu? İstifa edenler infaz edilir. Şu anda operasyondayız.

Pangalos, ‘Bayrağı rüzgâr indirecek’ demiş

Kitapta, ABD Dışişleri Bakanı Warren Christopher’ın Pangalos’tan krizin sona ermesi için Kardak’a dikilen bayrağın indirilmesinin istendiği kritik görüşmenin içeriğine de yer veriliyor.
ABD Dışişleri’nin 31 Ocak saat 02.42’de yapılan telefon görüşmesine ilişkin gizli belgesine göre, Pangalos Christopher’e şöyle diyor:

“Yunan ordusu 31 Ocak’ta Kardak’tan (İmia) çekilecektir, ancak bayrak kalacaktır. Fakat sert rüzgârların kısa sürede bayrağı tahrip etmesini bekliyorum. Bu durumda Yunanistan yeni bayrak dikmeyecek.”

O asker gider,  o bayrak iner

Bir Türk gemisinin 25 Aralık 1995’te Kardak Kayalıkları’nda karaya oturmasının ardından Yunanistan, deniz kazasının kendi karasularında olduğunu ileri sürmüş, Türkiye ise adaların kendisine ait olduğunu ilan etmişti. Yunan komandolar Kardak’a çıkıp, bayrak dikti. Hemen ardından kayalıklar iki ülkenin savaş gemileri tarafından kuşatıldı. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller, “O bayrak iner, o asker gider!” diyerek ordunun savaşa hazır olduğunu ima etti ve 30 Ocak’ta kayalıklara asker çıkarılmasını istedi. Türk SAT ve SAS Komandoları Yunan gemilerinin arasından geçerek batıdaki kayalığa çıktı ve Türk bayrağı dikti.
 

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler