YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Karabağ cümlesi Ermenileri kızdırdı
Davutoğlu'nun ve Ermeni heyetinin konuşma yapmaması krizi ortadan kaldırdı
Karabağ cümlesi Ermenileri kızdırdı
11 Ekim 2009 / 08:20 Güncelleme: 11 Ekim 2009 / 08:48

Türkiye ile Ermenistan arasındaki tarihî imzalar üç saat gecikmeyle de olsa atıldı. Ermeni heyeti, Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun imza töreninde yapacağı konuşma metninde Dağlık Karabağ'a üstü kapalı olarak atıf yapmasına itiraz etti.

Bunun üzerine müzakereler kopma noktasına geldi. Ancak devreye ABD'nin girmesi ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun hem kendisinin, hem de Ermeni meslektaşı Edward Nalbandyan'ın konuşma yapmamasını teklif etmesiyle kriz aşıldı.

Problemin çözülmesinde ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton önemli rol oynadı. Clinton 3 defa Ermeni, 4 defa Türk tarafı ile telefon görüşmesi yaparken, bir yandan da sirenler eşliğinde kendisine ulaştırılan metinleri inceledi. Diplomatlar, imza töreninin uçurumun kenarından alındığını belirtti. Ankara'nın, törende konuşma yapılmaktan vazgeçilmesini teklif etmesi ABD, Rusya ve Fransa tarafından desteklendi. Teklifi "akılcı" bulan Minsk Grubu eşbaşkanları, Ermenistan Dışişleri Bakanı Nalbandyan'a telkinde bulundu. Sonunda üç saati aşan gecikmenin ardından Davutoğlu ve Nalbandyan protokolleri imzaladı.

Tarihî anlaşma için Zürih Üniversitesi'ne gelen heyetler, Dağlık Karabağ yüzünden büyük bir krizin patladığı haberini, imza töreni için koltuklarına yerleşmek üzereyken aldı. Georg Frideric Handel'in "havai fişekler"ini çalmak üzere prova yapmaya başlayan orkestra bir süre sonra sustu. Bu sırada Ermeni tarafının, Davutoğlu'nun konuşma metninde çok genel ifadelerle geçen Kafkaslar'da istikrar sözlerine itiraz ettiği anlaşıldı. Bunun üzerine Türk tarafı da Ermeni bakanının konuşma metnine şiddetli şekilde itiraz etti. İmzaların tehlikeye girmesi sırasında Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı telefonla arayarak durum hakkında bilgilendirdi.

Davutoğlu'nun konuşma metninde geçen "Bu yol uzun ve zorluklarla dolu bir yol. Ancak uğraşılmaya değer bir yol, bu yolculuk ancak burada bulunan ortaklarımızla ve Kafkaslar'daki bütün halkların el ele yürümesi ile yapılabilir." cümlesi Ermeni tarafını kızdırdı ve bütün kriz bu cümleden kaynaklandı.

DAVUTOĞLU, KARABAĞ RESTİ çekti

Söz konusu cümle Ermeniler tarafından "Dağlık Karabağ ile bağ kuruluyor." şeklinde yorumlandı. Bunun üzerine Türk tarafı da Ermenilerin konuşma metninde yer alan "şartsız müzakereler" ifadesine şiddetle itiraz etti. Davutoğlu, müzakerelerin en hararetli kısmında "Eğer Ermeniler 'ön şartsız müzakereler' ifadesinde ısrar ederlerse, ben de Dağlık Karabağ'a somut olarak atıf yapacağım." dedi ve müzakereler kilitlendi. Ermeni tarafı ayrıca Davutoğlu'nun konuşmasında "tarihi iyi anlayın ki herkes huzura ersin" yönündeki ifadelerini 1915 olaylarına ilişkin Ermeni tezine aykırı yorumlayarak, bu cümleye de karşı çıktı.

Bunun üzerine imzanın yapılacağı binaya gelen Clinton, aracını terk etmeden tekrar oteline döndü. Oteline girmeden otoparkta aracından 3 defa Ermeni, 4 defa da Türk tarafı ile telefon diplomasisi yapan Clinton, bu müzakereler arasında polis eskortlarının sirenleri eşliğinde bir Türk diplomatın getirdiği Davutoğlu'nun elden geçmiş konuşma metnini aldı.

GELİN BURADA KONUŞALIM

Otelde iki saat süren trafikte ilerleme olmayınca ve karşılıklı kağıt değişimi vakit alınca Türk tarafı otelde bulunan Amerikan ve Ermeni bakanlara "Burada konuşalım" davetinde bulundu. Bunun üzerine Clinton ile Nalbandyan ardı ardına otelden çıkarak üniversiteye geldi. Burada süren müzakerelerin ardından 'O zaman konuşma yapılmasın' çözümüyle uzlaşma sağlandı. Ermeni tarafı 31 Ağustos açıklamalarında da "ön şartsız müzakereler" ifadesini metne sokmaya çalışmış, Türk tarafı o zaman da kuvvetli itiraz etmişti.

NALBANDYAN'IN YÜZÜ ASIKTI

İmza töreni sırasında ABD, Rusya, Fransa dışişleri bakanları ile AB Yüksek Temsilcisi Javier Solana oldukça neşeli görünürken, Nalbandyan'ın oldukça keyifsiz olduğu gözlendi. İmzaların ardından Davutoğlu'nun son derece mütebessim çehresine karşılık Nalbandyan'ın asık suratı herkesin dikkatini çekti. Diplomatik kaynaklar, Ermeni Dışişleri Bakanı'nın asık suratını şöyle izah etti: "Nalbandyan Zürih'e 'ön şartsız müzakereler' ifadesini muhtevi bir konuşma yapmak için geldi; ama başarısız oldu."

İsviçre'nin arabuluculuğunda Türkiye-Ermenistan arasında iki seneden beri devam eden müzakerelerde ilk raunt dün Zürih Üniversitesi'nde atılan tarihî imzayla tamamlandı. İki ülke bakanlarının imzayı attığı belgeler, "Türkiye ile Ermenistan Arasında Diplomatik İlişkilerin Kurulmasına Dair Protokol" ve "Türkiye ile Ermenistan Arasında İlişkilerin Geliştirilmesine Dair" adını taşıyor.

PROTOKOLLER NE ANLAMA GELİYOR?

Türkiye, Ermenistan'ı tanıyor; ancak iki ülke arasında diplomatik ilişki bulunmuyor. Protokollerin mecliste onaylanmasıyla iki ülke arasında diplomatik ilişki kurulacak ve taraflar karşılıklı olarak diplomatik temsilcilik (büyükelçilik) açacak. Ermenistan protokolleri onaylayarak Türkiye'nin mevcut sınırlarını ve toprak bütünlüğünü resmen tanıyacak. Böylelikle Erivan 'Büyük Ermenistan' hayalinden vazgeçmiş olacak. İki ülke arasındaki sınır, 13 Ekim 1921 tarihli Kars Antlaşması ile belirlenmişti.

Protokollerde 1915 olaylarına hiçbir atıf bulunmuyor. Ankara yıllardan beri meselenin ortak tarih komisyonunda tartışılmasını istiyordu. Protokolle Ermenistan sözde soykırım iddialarından vazgeçmiyor; ancak bu konunun hükümetler arasında kurulacak alt komisyonda ele alınmasını kabul ediyor. Böylelikle mesele tarihî bir zemine indirgeniyor. Erivan'ın isteği üzerine ortak tarih komisyonun adı, Hükümetlerarası Komisyon'un bünyesinde kurulacak alt komisyon olarak değiştirildi.

3 saat 15 dakikalık krizin seyri

17.50: AB Yüksek Temsilcisi Javier Solana binaya girdi.

17.55: Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner binaya girdi.

17.58: Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov binaya girdi.

18.20: Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu binaya girdi.

18.55: Gazeteciler locaya alındı.

19.25: Kriz patladı.

19.30: Gazeteciler locadan çıkartıldı.

19.39: AB tebrik mesajı yayımladı.

19.47: ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton binaya girdi.

19.49: Ünlü Ermeni asıllı Fransız şarkıcı ve Ermenistan'ın İsviçre Büyükelçisi Charles Aznavour binaya geldi.

20.39: AB tebrik mesajını geri çekti.

21.10: 'Sorun çözüldü' haberleri geliyor. Sorunun iki tarafın da konuşma yapmamayı kabul etmesi üzerine çözüldüğü, sadece İsviçre'nin konuşma yapacağı haberleri geliyor.

21.18: Taraflar imza törenine geçti.

21.23: Nalbandyan ve Davutoğlu, belgeleri imzalamayı bitirdi. İmzalamayı erken bitiren Davutoğlu, el sıkışma için Ermeni meslektaşını bekledi.

21.32: AB tebrik mesajını tekrar yayımladı. Zürih hava sahasını erken kapatan İsviçre, görüşmelerin uzaması üzerine süreyi uzattı.

Hillary Clinton'dan otopark diplomasisi

pAmerikalı bir yetkili, Zürih'te Türk ve Ermeni taraflar arasında patlak veren kriz için, "Anlaşma uçurumun kenarından döndü." ifadelerini kullandı. Amerikan haber ajansı AP'ye konuşan yetkililer krizin, Ermenilerin endişelerini son dakikada iletmesiyle başladığını, ardından, Amerikalı bakan Clinton ve arabulucuların, müdahale ettiğini söyledi. Clinton, otelin parkında bekleyen araçta Ermeni ve Türk tarafıyla telefon diplomasisi yaptı. Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner tören sonrası yaptığı açıklamada, "Problem yok. Protokolleri imzaladılar." dedi. AB Yüksek Temsilcisi Javier Solana ise Türkiye'ye teşekkür ederek, "Türkiye, bölgesel bir problemi çözmek için şüphesiz önemli bir işbirliği yaptı." dedi.

Aznavour, Nalbandyan sanılınca

Ermeni Dışişleri Bakanı Edward Nalbandyan'ın imza töreninin yapılacağı Zürih Üniversitesi'ne gelip gelmediği uzun süre anlaşılamadı. Basın odasındaki dev ekranda gelen bütün misafirler görünürken, Nalbandyan'ın ortalarda görünmemesi Ermeni bakanın başka bir kapıdan girdiği spekülasyonlarına yol açtı. Nalbandyan'ın binaya gelip gelmediği uzun süre anlaşılamadı. Clinton'ın hemen ardından binaya gelen Ermeni asıllı ünlü Fransız şarkıcı ve şu an Ermenistan'ın İsviçre Büyükelçisi olan Charles Aznavour, Ermeni Dışişleri Bakanı zannedildi.

Basın odasında maç yayını yapıldı

İsviçre yetkilileri, krizin patlak vermesinin ardından Türk gazeteciler imza törenini seyretmek için götürüldükleri locadan tekrar basın salonuna alındı. Basın odasında gelen ziyaretçileri dev ekranda gösteren yayın kesilerek Lüksemburg-İsviçre arasındaki maç naklen verilmeye başlandı. Dışişleri sözcüleri "black-out" uygularken, Türk basın mensupları haberleri Amerikalı haber ajansları ve gazetecilerden almaya çalıştı.

Fınancıal Tımes: İmzalar, Türkiye için zafer

İngiliz Financial Times gazetesi, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesini öngören protokollerin imzalanmasını, bölgesinde barışı destekleyen bir strateji izleyen Türkiye için bir zafer olarak niteledi. "Ermenistan ve Türkiye yüzyıllık husumete son veriyor." diye yazan Times gazetesi de protokollerle, "Avrupa'nın son kapalı sınırının açılacağını" kaydetti.

Sarkisyan: Normalleşme benim tercihim

Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Türkiye ile ilişkilerin normalleştirilmesi politikasının kendi tercihi olduğunu söyledi. İmza töreni öncesi ulusa sesleniş konuşması yapan Sarkisyan, bu tercihini "derin bir sorumluluk ve halkın geleceğine olan inançla" gerçekleştirdiğini ifade etti. Türkiye ile ilişkilerin, Ermeni iddialarını "şüphe altına alamayacağını" belirten Ermeni lider, "bu olayların açtığı yaranın onarılamayacağını" kaydetti. Sarkisyan konuşmasının devamında, Türkiye ile "önyargısız" ilişki kurmanın "zamanın bir talebi" olduğunu savundu. Ermenistan lideri, Türk-Ermeni ilişkilerinin, hiçbir şekilde Yukarı Karabağ süreciyle bağlantılı olmadığını da yineledi.

ClInton: süreci ileri taşımakta kararlıyız

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, protokollerin imza töreninin gecikmesinin Türkiye ve Ermenistan'ın taşıdığı endişelerden kaynaklandığını söyledi. ABD Dışişleri Bakanı, ülkesinin Türkiye ve Ermenistan ilişkilerinin daha da iyileşmesini istediğini kaydederek, "Süreci ileri taşımakta kararlıyız." dedi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise protokollerin imzalanmasından "içten bir memnuniyet" duyduğunu söyl edi. İmzaların ardından "hızlı bir onay ve uygulama" beklediklerini ifade eden Rus bakan, Moskova'nın destek vermeye hazır olduğunu ifade etti. Lavrov, Ermeni ve Türk yetkililerin "pragmatik ve bir işadamı gibi çalışarak" karmaşık problemleri çözmeye çalışmasını takdir etti.  (Zaman)

İMZALANAN PROTOKOL ERMENİLER'İ AYAĞA KALDIRDI

Ermeni diasporasının, Türkiye ile Ermenistan arasında diplomatik ilişki kurulması ve geliştirilmesine ilişkin
imzalanan protokollere tepkili olduğu bildirildi.
        

Merkezi Erivan'da bulunan Arminfo ajansının haberine göre, İsveç'teki Ermeni Federasyonu Başkanı Vahagn Avediyan, söz konusu protokollerin Ermenistan ile diaspora arasındaki ilişkileri ''parçaladığını'' ifade ederek, ''protokollerin imzalanmasından sonra, diasporanın atacağı ilk adım, Ermenistan'ı finanse etmeyi durdurmaktır'' dedi.
        

Protokollerin imzalanmasının gecikmesiyle ilgili gazetecilerin sorularını yanıtlayan Avediyan, ''gecikmenin, Ermenistan'ın kendi tutumunda değişiklikler yaptığı, bu şekilde diasporaya Türk-Ermeni ilişkilerinin normalleşmesi sürecinden
 vazgeçtiği görüntüsü vermesinden kaynaklandığını'' söyledi.
        

Protokollerin daha sonra her iki ülke parlamentoları tarafından da onaylanmasının beklendiğini söyleyen Avediyan, ''bu sürecin Ermenistan için iyi sonuç vermeyeceğini'' savundu. Amerikan Ermeni Ulusal Komitesi (ANCA) Başkanı Ken Hachikian da Türk-Ermeni ilişkilerinin normalleşmesini öngören protokollerin ''tek taraflı'' olduğunu savunarak, ''üzücü olmasına rağmen bunun Türkiye'nin başarısı olduğunu'' dile getirdi.
        

''ANCA ile ABD'deki tüm Ermenilerin adalet için mücadelelerini bundan sonra da sürdüreceklerini'' söyleyen Hachikian, ''Türkiye'nin bu protokollerden 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarına karşı çıkmasına imkan vermeyeceklerini'' söyledi.
        

Hachikian, ''Biz Ermeni halkının haklarını ve Yukarı Karabağ'ın bağımsızlığını her hal ve şartta koruyacağız'' şeklinde konuştu.

"24 Nisan ile 10 Ekim matem günü"
        

Aşırı Ermeni kuruluşlarından ''Hay Dat'' derneği Kudüs Temsilcisi Georgette Avagian ise diasporanın susmayacağını ve gereken neyse yapacaklarını belirterek, ''Bundan sonra bizim için 24 Nisan ile 10 Ekim matem günüdür, çünkü bugün biz tarihi topraklarımızı kaybettik, soykırımın tanınması meselesi de toz oldu'' şeklinde konuştu.
Avagian, ''Biz, yüz yıldır Türkiye'ye karşı mücadele veriyoruz, bundan sonra da vermeye devam edeceğiz'' dedi.
 

 

 


 

ne kazandık ne kaybettik
 // yasar dogan
protokolun maddelerinde ekonomik işbirliği siyasi işbirliği ve buna benzer birdünya işbirliği bu antlaşmadan ne kazandık ne kaybettik kazandıklarımız ermenilerin sonsuza kadar söylese yinede elde edemiyeceği istekler, büyük ermenistanı en güçsüz zamanımızda kuramamışlar şimdimi kuracaklar ne kaybettike gelince azerbaycan tek başına yetmezmi ermeniler acından ölüyor zaten neleri varki ne fayda sağlasınlar bize bide herkes hatırlar başbakan meclisteki konuşmada k...
17 Ekim 2009 21:04
Yanlışlıklar..
 // Cemal Kaya
Türkiyenin böyle bir açılı yapması bence cok büyük bir hata.Türkiye bence ilk açılımını içindeki ETO ve Gladıo'nun Türkiye ayağını çözmekle uğraşsın daha iç sorunlarını çözemeden Ermenistanla sorunlarını gidermesi yalış olur.Zaten belli yalan konusmayalım birbirimizi kandırmayalım.. PKK terör örgütünü desteleyende ABD yataklık eden muımmat acıgını tamamlayanda Ermenistan.Bu gıdışle Türkiye'nin cok ayakta kalacagını zannetmiyorum....
12 Ekim 2009 11:44
DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler