YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İslamofobiden gözü dönen Avrupa kendi katliamlarını görmüyor
Charlie Hebdo Dergisi'ne yapılan saldırı nedeniyle ölen 12 kişi için tüm dünya ayağa kalktı. PEGIDA İslamofobik grup Almanya'da ırkçı eylemlerine devam ediyor. Peki 'Demokratik' Avrupa'nın tarihine bakınca ne görüyoruz?
İslamofobiden gözü dönen Avrupa kendi katliamlarını görmüyor
24 Ocak 2015 / 10:20 Güncelleme: 24 Ocak 2015 / 12:42

Dünyada Müslüman ülkelerine yapılan saldırı, soykırım ve katliamlara sessiz kalan Avrupa, Charlie Hebdo saldırısı ise ayağa kalktı. Müslümanları baskı altına alan ve İslam'ı dışlayan bir anlayışa sahip olan Avrupa'nın tarihine bir bakalım.

İşte bize akıl vermeye çalışan Avrupa’nın 70 yıl önceki kirli ve kanlı tarihi:

Fransa Cezayir nüfusunun 15'ini değil % 15'ini öldürdü:

1830 yılında Cezayir’i işgal eden Fransa, Cezayir’in bağımsızlığını kazandığı 1962'ye kadar toplam 132 yıl boyunca Cezayir halkının bağımsızlık mücadelelerini bastırmakla uğraştı. Fransa ilk kitlesel katliamı, II. Dünya Savaşı'nın bitmesinden sonra, kutlama törenlerine katılan halkın Cezayir bayrağı taşımaları ve bağımsızlık talebinde bulunmaları üzerine yaptı. 5 Ağustos 1945'te Fransız işgal kuvvetlerinin halka saldırısında 45 bin kişi şehit edildi.

Bastırılan hürriyet talebi 1 Kasım 1954'te başlayan ayaklanma ile yeniden gündeme geldi ve Cezayirlilerin Fransız işgal yönetimine direnişleri yaklaşık yedi buçuk yıl sürdü. 19 Mart 1962'de ateşkes ilan edilene kadar bir buçuk milyon Cezayirli şehit edilmişti. Cezayir'in bağımsızlık mücadelesi verdiği dönemde nüfusu 8-10 milyon civarındaydı. Buna göre Fransız işgal kuvvetleri ülkedeki nüfusun % 15'ini öldürmüşlerdi.

Cezayir Katliamı, Charlie saldırısını "Bu bizim medeniyetimize yapılmış barbar bir saldırıdır" diyen Fransa'nın medeniyet anlayışını açıkça ortaya koymaktadır.

ABD'nin Hiroşima ve Nagazaki'ye Atılan Atom Bombaları ve soykırım uygulaması:

8 Aralık 1941’de 2.Dünya Savaşı’na iştirak eden Japonya’nın şartsız teslim olmasını isteyen ABD Başkanı Truman, 26 Temmuz 1945 günü, Japonya’yı teslime çağıran Potsdam Deklarasyonu’nu yayınladı. Japonya ültimatomu reddedince, Başkan Truman ABD Hava Kuvvetlerine nükleer saldırı emrini verdi. 6 Ağustos 1945'te ABD bombardıman uçağının bıraktığı atom bombasıyla ilk anda 70 bin kişi katledildi. Radyasyon hastalıkları sebebiyle Hiroşima’nın ilk beş yıl içerisindeki bilançosu 200 bin ölüye ulaştı.

ABD Hiroşima’dan üç gün sonra 9 Ağustos1945’de Nagazaki’ye ikinci bir atom bombası attı.  Bombalamanın tesiriyle 74 bin kişi hayatını kaybetti, binaların %36’sı tamamen yok oldu. Daha sonra atom bombasının etkisiyle ölenlerin sayısı 143.124’e ulaştı.
Atılan bombalar sonucunda yüz binlerce insan sakat kaldı. Yayılan radyasyon doğal yaşamın bütün üretim dengelerini alt üst etti. Hiroşima ve Nagazaki topraklarında uzun yıllar tek bir bitki yetişmedi ve doğan çocukların büyük çoğunluğu kanser vb. hastalıklarla karşı karşıya kaldılar. Japonya ağır bir maliyet sonucu teslim olmaya razı olmuştu.

Avrupa’nın Birbirine Yaptığı Katiam: Dresden Katliamı

Almanya’nın tarih ve kültür şehri olan Dresden 2.Dünya Savaş’ında savaş dışı tutulmuştu. Şehirde ne bir askeri birlik ne bir askeri fabrika vardı. Sovyet Ordularının önünden kaçan 300 bin kadar sivil Alman, kenti kendileri için emniyetli gördüğünden buraya sığınmıştı. Winston Churchill’in emri ile 13-15 Şubat 1945’te Dresden Şehri bombardıman edildi. Amaç, bir Alman katliamı yapmaktı. İngilizler tarafından 2.000 Amerikalılar tarafından da 8.000 ton olmak üzere 10.000 ton patlayıcı ve yangın bombası kullanıldı.

Yaklaşık 135 bin kişinin can verdiği tahmin edilen bu saldırılarda ölenlerin yarısı sıcaklığı 1500 dereceye varan alevlerin tükettiği oksijen nedeniyle boğularak ölmüşlerdi.
Yangın bombalarının sebep olduğu yangın tam 4 gün boyunca devam etti. Müttefikler o kadar insanlık dışı davranmışlardır ki, çevre şehirlerden yangına müdahale etmek için gelmeye çalışan itfaiyeciler de, mustang avcı uçaklarının makineli tüfekleriyle katledilmişlerdi.

2.Dünya Savaşı'nda gerçekleştirdiği katliamların utancını taşıyan Almanya, İngiltere ve Amerika'nın kendi sivil halkına yaptığı bu katliamları gündeme bile getiremedi..

Almanya'nın Namibya Soykırımı :

Almanlar, sömürgeleştirmeye çalıştıkları Namibya’da, 1904-1907 yılları arasında yerli Bantu halklarından Hererolara ve Hotanto halklarından Namalara karşı soykırım yaptılar.
 
12 Ocak 1904'te Hererolar halkı Alman sömürge idaresine isyan etti. Ağustos’ta, Alman generali Lothar von Trotha, Waterberg Savaşında isyancıları yenerek aileleriyle birlikte hepsini bölgeden Omaheke çölüne sürdü.

Ekim'de bölgedeki bir başka halk olan Namalar Almanlara isyan ettiler

1985 BM Whitaker Raporuna göre, Almanlar 65,000 Herero'yu (toplam nüfuslarının % 80’i) ve 10,000 Nama'yı (toplam nüfuslarının % 50’si) yok ettiler. Başka kaynaklarda katliam sayısı 100 000 olarak zikredilmektedir. Katliamda en çok kullanılan yöntem, isyancıları çöle sürüp orada susuzluktan öldürmek ya da önceden zehirlenmiş içme suları ile öldürmekti.

Öte yandan, pek çok Herero ve Nama kadını Alman askerlerine seks kölesi olarak hizmet etmeye zorlandı.

İşte bize ders vermeye kalkışan Almanya'nın demokrasi ve özgürlük anlayışı...

BM çatısı altında Fransız General komutasında 400 Hollanda askeri önünde 8 bin 372 Müslüman öldürüldü!

Savaştan önce nüfusu 24 bin civarı olan Srebrenitsa şehrinin nüfusu diğer bölgelerden gelen mülteci göçleriyle 60 bin civarına ulaşmıştı.

Göçün sebebi BM Güvenlik Konseyi, 819 no’lu kararıyla Srebrenitsa'nın güvenli bölge ilan edilmesiydi. Güvenli bölge ilanı edilmesi sebebiyle Müslümanların elindeki silahlar BM Barış Gücü tarafından toplanmıştı.

Savaş sırasında şehrin güvenliğinden sorumlu olan Hollandalı 400 asker, Bosna'daki BM Barış Gücü komutanı Fransız General Bernard Janvier'den  aldıkları emir doğrultusunda şehri boşalttılar ve kendilerine sığınan 25 bin mülteciyi ve şehri Sırplara teslim ettiler.

11 Temmuz 1995'te şehre giren Ratko Mladiç komutasındaki Sırplar, 12-77 yaş arası erkekleri diğerlerinden ayırdılar. 30 saat içinde 33 bin kadın ve çocuk otobüslere bindirilip götürüldüler. Binlerce erkek kamyonlarda ve depolarda hapsedildiler. Bazıları ormana kaçmaya çalışsa da Sırplar kaçış yollarını da bombaladılar. Srebrenitsa'da Sırpların şehid ettiği Müslüman sayısı 8,372'yi buldu.

Sırp askerler cesetlerin kimlikleri tespit edilmesin diye cesetleri parçalayarak sayıları 64'ü bulan toplu mezarlara gömdüler.

İşte bu da bize akıl ve ayar vermeye, insanlık dersi vermeye çalışan Avrupa’nın 20 sene evvelki kirli ve kanlı tarihi..

 

KANALAHABER.COM

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler