YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İran, ABD'nin ebedi düşmanı mı?
İran, ABD'nin ebedi düşmanı mı?
İran, ABD'nin ebedi düşmanı mı?
08 Temmuz 2008 / 10:47 Güncelleme: 08 Temmuz 2008 / 00:00

Irak işgalini derinlemesine yaşayan dünya şimdi de ABD'nin İran'ı vurma, İran'ın nükleer güç olma tehlikesini yaşıyor. Peki İran'ı ABD'ye hedef yapan gerçek ne?


ABD’nin Afganistan ve Irak işgalinden sonra ‘kendi kurduğu savaş dünyasında’ yeni hedefi haline getirdiği, Ortadoğu’nun dik başlı devleti İran’ın okyanus ötesi için neden ‘açık hedef’ haline geldiği/getirildiği tam bir karmaşa…

Kendi iç karışıklıklarına rağmen gelen dış tehditlere geri adım atmadan bir şekilde direnen İran, ABD ve baş müttefiki İsrail’in korkulu rüyası olduğu kadar, bölgede ilişki geliştirebildiği tek ülke konumunda olan Rusya ve seviyeli bir sınır dostluğu içinde olduğu Türkiye için de tehlike oluşturur konumda.  Ortadoğu'da 'tek etkin' güç olmak isteyen ABD'nin, nükleer güç olmanın eşiğinde olan İran'dan vazgeçmesi olanaklı görünmüyor. Olası bir hareketinse bir türlü suların durulmadığı Ortadoğu'yu daha da içinden çıkılmaz bir hale getireceği kaçınılmaz bir son...

Ortadoğu'da bir türlü sabitlenemeyen güç dengesinde ağır basan taraf konumunda olan İran için ‘İran neden hedef haline geldi?’ sorusu yöneltilince akıllara hemen; “İran zenginleştirilmiş uranyum elde ederek, tamamen kendisine ait olan bir ‘nükleer santral’ kurmaya çalışıyor. Nükleer program İran İslam Cumhuriyeti için büyük bir öneme sahip. Tüm tepkilere rağmen İran bu yolla; Hem ucuz bir enerji kaynağı elde etmiş olacak, hem de nükleer güce sahip olma konusunda  büyük bir mesafe kat edecek. Bu yüzden başta ABD olmak üzere, Batı dünyası, İran’ın ‘gücüne güç katacak’ nükleer programına karşı çıkıyor.” şeklinde bir cevap gelebilir. ..

VAZ GEÇİLEMEZ HEDEF: İRAN

İran’ı hedef yapan sebep gerçekten nükleer program mı? ABD ile İran'ın yakınlaşma ihitimali yok mu? İran nükleer programla nereye varmak istiyor? Tekrar 'Süper Güç' olmak isteyen Rusya, ABD'ye karşı İran kozunu nasıl oynuyor?



Etkileşim Yayınları’ndan geçtiğimiz günlerde çıkan “Ortadoğu’da Güç Savaşları Hedef Neden İran?” isimli kitap, bu sorularla birlikte ABD-İran, Türkiye-İran, Rusya-İran, ilişkilerini konuların uzmanı araştırmacı, akademisyen ve yazarların derinlemesine yaptığı analizlerle ele alıyor…

Mehmet Tuncel’in hazırladığı kitapta, İran’ın hedef haline gelmesinin ‘nedenleri’ ele alınırken, Tahran ile Washington arasında çıkacak olan her türlü çatışmadan, Türkiye’nin ne şekilde etkileneceği ve Rusya’nın ABD’ye karşı İran ile nasıl bir işbirliği yapacağı konuları genişçe ele alınmış.

Geliştirdiği nükleer programla tepki ve dikkatlerin üzerinde yoğunlaştığı İran’ın ABD ile olan tüm ilişkilerinin geniş bir perspektifte ele alındığı kitapta, makaleleri yayınlanan isimler ise şöyle: - Uluslar Arası İlişkiler Uzmanı Mehmet Öğütçü,  Uluslar Arası İlişkiler ve Stratejik Araştırmalar Merkezi (TÜRKSAM) Başkanı Sinan Oğan, İMF Ekonomik Savaşın Perde Arkası kitabının yazarı Araştırmacı Gazeteci Ufuk Şanlı,  İran üzerine yaptığı araştırmalarla adından söz ettiren Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM) yazarı Arif Keskin,  Dış Politika ve Orta Doğu’nun önemli uzmanlarından, Yeni Asya Gazetesi ve Gerçek Hayat Dergisi yazarı Mustafa Özcan, İran’daki reform hareketlerini ele alan yazar Emre Bayır, Fatih Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü akademisyenlerinden Gökhan Bacık,  İstanbul Teknik Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya


”RUSYA’NIN DESTEĞİ ŞARTLARA GÖRE DEĞİŞİR”

Önümüzdeki yılların en çok konuşulacak ülkesi olan İran’ın, siyasi, coğrafi, Jeopolitik konumunu ve enerji kaynaklarının ele alındığı, “Ortadoğu’da Güç Savaşları Hedef Neden İran?” adlı kitapta, araştırmaları yayınlanan yazarlardan bazılarının görüşleri şöyle:

Pulitzer ödüllü Amerikalı araştırmacı gazeteci Seymour Hersh, ABD'nin İran'a karşı düzenleyebileceği hava saldırılarının planlarını hazırlamak üzere Pentagon'da bir birim oluşturulduğunu yazmış ve Amerikan özel kuvvetlerinin, İran'a sızarak Tahran yönetimine karşı mücadele eden Kürt, Azeri ve Beluci gruplarla birlikte çalıştığını kaydetmiştir.
Ufuk Şanlı

İran, ABD tarafından küresel bir kriz olarak görülmekte, İran’ın güç ve kapasitesini Rusya’dan sağladığı ima edilerek aynı zamanda Rusya’nın da demokrat-liberal Batı’yı tehdit ettiği ileri sürülmektedir.
Prof. Dr. Beril Dedeoğlu

“Verdiğim sözler ben küçükken anneme verdiğim sözlerdir.” diyen Putin’in ifadesinden anlaşılacağı üzere, Rusya’nın İran’ın nükleer tesislerine verdiği destek zaman ve şartlara göre değişebilir.
Sinan Oğan

”SADDAM DEVAMLI TAVİZ VERMİŞTİ”

Irak eski Devlet Başkanı Saddam Hüseyin, Batı karşısında sürekli taviz vermiş, ancak sonunda ülkesi işgal edilmiştir. Dolayısıyla gücün caydırıcılığı daha güvenilirdir. İran’ın yeni dönemdeki dış politikasını “güçlü görünmek, oyunun mahiyetini ve alanını belirlemek ve tehlikeli görünmek” şeklinde tanımlamak mümkündür.
Arif Keskin

Hangi açıdan bakarsak bakalım, Tahran ve Washington arasında çıkacak bir soğuk ya da sıcak çatışmada Türkiye’nin tabloda yer almaması adeta imkansız görünüyor. Bu itibarla, Ankara’nın tavrını hiçbir kuşkuya yer vermeyecek netlikte ortaya koyması yaşamsal bir önem taşıyor.
Mehmet Öğütçü

İran, ABD'nin ebedi düşmanı mı? Buluşma ve barışma ihtimalleri yok mu? Şu bir gerçek ki aslında Ayetullah Humeyni, ABD için “Büyük Şeytan terimini kullansa da hiçbir zaman ilişki kurmayacağını söylemedi. Kapıyı hep açık tuttu. İran'ın ilişki kurma konusunda tek tabusu İsrail oldu. Amerikalılar nedense, kendileriyle diplomatik ilişki kurmayanlardan çok İsrail'le diplomatik ilişkiyi aksatanlara öfkeleniyorlar.
Mustafa Özcan (Haber 7)

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler