YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İngiltere Büyükelçisi: PYD ve PKK bağlantısını görmemek aptallık
İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Richard Moore PYD ve YPG’nin PKK’yla bağlantısının farkında olduklarının altını çizip, "Böyle bir bağlantının olma ihtimalini reddetmek aptal bir davranış olur” dedi.
İngiltere Büyükelçisi: PYD ve PKK bağlantısını görmemek aptallık
07 Mart 2016 / 08:00 Güncelleme: 07 Mart 2016 / 08:33

İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Richard Moore Milliyet Gazetesi yazarı Serpil Çevikcan'la Türkiye’nin Suriye ve mülteci politikası, Rusya-PYD-rejim işbirliği ve güneydoğuda yürütülen operasyonları konuştu.

İşte Moore ile yapılan o söyleşi:

‘TEMKİNLİYİM, İHLALLER VAR’

Suriye ateşkesi sağlıklı yürüyebilir mi?

Temkinli bir iyimserlik içerisindeyim. Şu anda ateşkesin devam ettiğini söyleyebiliriz ama ihlaller olduğu duyumlarını alıyoruz. Moskova; rejimin veya Rus ordusunun söz konusu ihlalleri gerçekleştirmemesi konusunda sorumluluk taşıyor. Hesap verme sorumluluğu var. İhlal gerçekleştiğini görürsek muhakkak kendileriyle görüşme yapacağız.

‘ESAD’IN YERİ OLMAYACAK’

Size göre Esad Suriye’nin geleceğinde olmalı mı?

Biz bu konuda çok netiz ve Türkiye ile aynı fikirdeyiz. Esad’ın Suriye’nin geleceğinde herhangi bir yeri yok. Elinde yüzbinlerce insanın kanı var. Soru işaretine sahip değiliz. Geçiş döneminde Esad’ın rolü ne olabilir, ne olamaz bu belki tartışılabilecek bir konu. Bu değişimden sonraki yeni durumda Esad’ın Suriye’nin geleceğinde yeri olmayacak.

Rusya’nın Suriye’deki denkleme girişi krizi derinleştirdi mi?

Hiç şüphe yok ki derinleştirdi. Rusya’nın ilk başta iddiası askerlerinin DAEŞ’e karşı mücadele edecekleri yönündeydi ama böyle olmadı. Şu anda Rus ordusu tamamen rejimin askerlerine destek vermeye çalışıyor.

Suriye’deki çabalarının büyük bir bölümünü de ılımlı silahlı muhalif gruplara yönlendirdiler. Bu gruplar Türkiye’nin ve Birleşik Krallık’ın desteklemeye çalıştığı, Suriye’de demokratik bir gelecek için en büyük umudumuz olan gruplar.

Büyük bölümü Sünni ve DAEŞ’e karşı stratejik olarak savaşı kazanmamızda en büyük umudumuz olacak gruplar. Ama Rusya şu anda bombalamalarını bu gruplara yönlendirmiş durumda. Herhangi bir hedef ve ayrım gözetmeden gerçekleştiriyorlar. Okulları, hastaneleri bombaladılar, sivil yaşam kaybı onlar için önemli olan bir nokta değilmiş gibi görünüyor. Rusya’nın müdahalesi krizi çok daha kötüleştirdi. Bu da şiddetin durdurulmasında Rusya’ya ek bir sorumluluk getiriyor.

‘ELEŞTİRİLERE ÜZÜLÜYORUM’

Türkiye’ye DAEŞ ve yabancı savaşçılarla mücadele konusunda yöneltilen eleştirilere katılıyor musunuz?

Türkiye DAEŞ ile mücadelemizde hayati önem taşıyan, koalisyonun can damarını oluşturan ortağımız. DAEŞ’le mücadele ortaklığımızın gerçekten iyi olduğunu söyleyebilirim. Özellikle de bu sözde yabancı savaşçılar konusundaki ortaklığımız çok iyi. Bugün bu radikalleşme süreci internet üzerinden gerçekleşiyor ve tespit edilebilmesi de çok zor.

Biz bu şahısların Suriye’ye gitmiş olabileceğini öğrenip akabinde Türk yetkililerini bilgilendiriyoruz. Söz konusu şahsı taşıyan uçağın Türkiye’ye inişinden yarım saat önce gibi bir sürede bilgi verebilirsek gerçekten Türk tarafı muhteşem bir şekilde harekete geçiyor ve uçak iner inmez gözaltında tutuyor, bize iade ediyor. Gerçekten bu konuda başarılılar.

Gerek 15-16 milyon nüfusa varabilen İstanbul gibi büyük bir şehirde olsun, gerekse aradaki küçük şehirlerde, pek çok alanda bu şahısların tespiti konusunda başarılılar. Zaman zaman Türkiye’nin bu alandaki çabalarına yönelik eleştirileri görüyorum ve aslına bakarsanız üzülüyorum, rahatsızlık duyuyorum.

‘PYD’NİN BÜTÜN OFİSLERİNDE ÖCALAN’IN POSTERLERİ ASILI’

Türkiye; PYD’yi terör örgütü olarak nitelendiriyor. İngiltere’nin PYD konusundaki yaklaşımı nedir?

Birleşik Krallık PKK’yla mücadelede Türkiye’nin en iyi ortağı. PKK’ya, Birleşik Krallık’ta serbest hareket edememesi ve finansman temin edememesi için ciddi operasyonlar gerçekleştiriyoruz. Tabii ki biz PYD ve YPG’nin yapısı konusunda naif değiliz veya tamamiyle gözümüz kapalı değil. Ve bu grupların PKK ile birtakım bağlantıları olduğunu biz de farkediyoruz. Zaten böyle bir bağlantının var olması ihtimalini reddetmek biraz aptal bir davranış olur diye düşünüyorum.

Çünkü YPG’nin ve PYD’nin herhangi bir ofisine, işyerine gitseniz onların duvarlarında Abdullah Öcalan’ın fotoğrafını görüyorsunuz. Ve biz de dost ve müttefik olan Türk meslektaşlarımızla hep dürüst olduk. Kendilerine diyoruz ki nihayetinde PYD ve YPG Suriye’nin bir gerçeği.

Dolayısıyla biz bu gerçek yokmuş gibi davranamayız. Suriye’de gerçekten önemli bir rol de oynadıklarını düşünüyoruz; özellikle DAEŞ’le mücadele konusunda. Bunlar Suriye’nin gerçekleri, gözardı etmemiz mümkün değil. Ama naif değiliz. Dışişleri Bakanımızın da kısa süre önce açıkladığı gibi, biz YPG’nin Rusya ile temasının da farkındayız ve bu bizi çok rahatsız ediyor.

‘RUSYA-PYD KOORDİNASYONU AÇIK’

Dışişleri Bakanınız Hammond, Kürt güçleri, Esed rejimi ve Rus hava kuvvetleri arasındaki koordinasyona dair çok rahatsız edici kanıtlar gördüğünü söyledi. Nasıl kanıtlar bunlar?

Buradaki kanıt ifadesi mahkemede sunulacak bir kanıt gibi algılanmamalı. Ama çok açık olan bazı gelişmeler var. Mesela YPG Afrin’den ilerlemeye başladığında özellikle Türkiye’nin, bizim ve diğer ülkelerin desteklediği ılımlı muhalif güçlere karşı ilerleme gerçekleştirmeye başladığında kendilerine Rusya uçakları tarafından hava koruması sağlandı ve YPG’nin ilerleyişinin hemen önündeki muhalif gruplar Rus uçakları tarafından bombalandı. Bu çok açık bir koordinasyonun olduğunu gösteriyor.

Bu nedenle Türkiye haklı. Cenevre’de yapılacak olan müzakerelerde YPG, muhalifleri temsil eden delegasyonda bulunamaz. YPG muhalif güçlerin bir parçası değil. Ama tabii ki barış süreci ilerledikçe Suriyeli Kürt halkın da bu barış sürecinde temsil edilmesi gerektiğini hepimiz kabul ediyoruz. Fakat bu gruplar Suriye’de bir faktör ve Türk dostlarımıza onlarla (PYD) muhatap olmuyormuşuz gibi davranmıyoruz.

 

‘TÜRKİYE METANETİNİ SÜRDÜRMELİ’

YPG mevzilerine Türkiye’den yapılan top atışlarını da aynı çerçevede değerlendiriyorsunuz o zaman.

- Söz konusu top atışları başladığında birçok kurum ve ülkeden Türkiye’ye durması yönünde çağrıda bulunulmuştu ama Birleşik Krallık’tan böyle bir çağrı gelmedi. Zannediyorum bu Türkiye’nin söz konusu konuya yaklaşımını anladığımızın göstergesidir.

Şu anda şiddetin durdurulması aşamasındayız Suriye’de. YPG, bölge üzerindeki kontrolünü yaygınlaştırmaya çalışmamalı. Aynı şekilde Türk tarafından şiddetin durdurulmasından bu yana göstermiş olduğu metaneti ve sakinliği göstermeye devam etmesini bekliyoruz.

‘SÜRECİ PKK BİTİRDİ ATEŞKES İLAN ETMELİ’

Türkiye’nin güneydoğusundaki büyük operasyona ve insan hakkı ihlallerine yönelik eleştirilere ilişkin görüşleriniz?

Türkiye’nin PKK’ya karşı kendini savunma hakkı olduğuna inanıyoruz. Militanlara veya teröre karşı yürütülen her türlü operasyonda olduğu gibi bu alanda da yapılan adımlar orantılı olmak durumunda. İnsan haklarının korunmasına özen gösterilmeli, sivil kayıpların en az seviyeye indirilmesi için uğraşılmalı.

Temmuz ayında iki polis memurunu şehit etmesiyle ateşkesi sonlandıran tarafın PKK olduğunu biliyoruz. PKK’nın barış sürecinin tekrar başlatılabilmesi için öncelikle ateşkesi ilan etmesi çok önemli.

Birleşik Krallık, İrlanda kökenli terörden kaynaklı Kuzey İrlanda’da acı bir deneyime sahip. Kendi deneyimimizden de gördük ki bu gibi durumlarda kalıcı bir çözüm sağlayabilmenizin tek yolu barış süreci. Dolayısıyla konuşmak zorundasınız. Türk hükümetindeki meslektaşlarımıza bu yönde telkinlerde bulunuyoruz. Süreç ilk başladığında büyük destek vermiştik süreci başlatan Erdoğan’a. PKK ile barış sürecinin cesur bir siyasi adım olduğu görüşündeydik.

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler