YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İki ülke dünya gücü olarak yükseliyor...
Brezilya Devlet Başkanı Dilma Roussef Brezilya ve Türkiye, birlikte dünya gücü olarak yükseliyor...
İki ülke dünya gücü olarak yükseliyor...
06 Ekim 2011 / 07:31 Güncelleme: 06 Ekim 2011 / 07:35
Dünyada ağırlığı giderek artan Türkiye ve Brezilya, farklı coğrafyalarda bulunmalarına rağmen ilişkilerini stratejik ortaklık seviyesine taşımaya kararlı.
Brezilya'nın efsanevî Devlet Başkanı Lula Da Silva'nın yerine geçen Dilma Rousseff'in, Türkiye ziyareti de bunun göstergesi. Ülkesinin ilk kadın devlet başkanı olan Rousseff, yarın kalabalık bir heyetle Türkiye'ye geliyor. Ziyaret öncesi Zaman'a mülakat veren Rousseff, Brezilya ve Türkiye'nin dünya gücü olarak yükseldiğini belirtiyor. İki ülkenin dış politika vizyonlarının da örtüştüğüne dikkat çeken Brezilya lideri, buna Filistin'in tanınması için verilen desteği örnek gösteriyor. BM'yi ise şu sözlerle eleştiriyor: "Barış ve güvenlik arayışı sadece bir elin parmağını aşmayan güçlü devletlerin özel bir sorumluluğu değil."

Brezilya Devlet Başkanı Dilma Roussef'in Zaman'ın sorularına verdiği cevaplar şöyle:

Sizin başkanlığınız Brezilya'yı nasıl değiştirecek? Önceki Başkan Lula bir dönüm noktası olarak değerlendirilmişti; bu zemin üzerine ne inşa etmeyi planlıyorsunuz?

Başkan Lula'nın temel başarısı Brezilyalıların yönetilme biçimini değiştirmek ve bizlerin kendimize ve ülkenin geleceğine daha fazla inanmamızı sağlamaktı. Onun hükümetinin bir parçası olmak, hayatımın en canlı siyasi tecrübelerinden biriydi.

Benim görevim, bu dönüşümü sağlamlaştırmak ve ekonomik büyüme ile birlikte gelir dağılımı çerçevesinde ilerleme sağlamak. Bu yılın başından beri bu bağlamda bir dizi girişim başlattık; bunların içinde kapsamlı bir ulusal yoksulluğu azaltma planı olan 'Fakirliği Olmayan Brezilya' programı, ki bu program nakit para transferi girişimleri, eğitim, sağlık, refah, temizlik ve elektrik ve verimli çalışmalar yoluyla 16 milyon Brezilyalıyı aşırı yoksulluktan kurtarmayı hedefliyor; ve Brezilya'nın uluslararası rekabetinin güçlendirilmesine duyarlı ulusal sanayiler için teşvikler, finansal destekler ve vergi teşvikleri sağlayan yeni bir sanayi politikası olan 'Büyük Brezilya' programı da yer alıyor.

Binlerce kilometrelik mesafeye rağmen Türkiye ile Brezilya başta dış politika olmak üzere birçok alanda inanılmaz bir biçimde işbirliği içinde bir görüntü verdi. Bu değişime ne neden oldu?

Türkiye ve Brezilya, uluslararası ilişkilerde önemi giderek artan pozisyonlar işgal ediyor. Her iki ülke de yükselen devletler sınıfında değerlendiriliyor ve aslında ekonomilerimiz de birçok açıdan görece olarak benzerlikler arz ediyor; 2010 yılında Türkiye'nin dış ticaret hacmi 300 milyar USD iken yine aynı dönemde bu rakam Brezilya'da 380 milyar USD. Demokratik ve kapsayıcı büyüme modelleri sayesinde kendi bölgelerimizde önemli pozisyonlar elde ettik. Türkiye'nin komşuları ile sıfır problem politikası Brezilya'nın mutatis mutandi, yani tam entegre olmuş, barışçıl ve zengin bir Güney Amerika vizyonu ile örtüşüyor. Brezilya, bir yandan Güney Amerika'da iki bölge arası diyaloğun bir taraftan da Avrupa, Afrika, Asya ve Arap dünyası arasında diyaloğun geliştirilmesindeki temel bir güç konumunda.

Türkiye ve Brezilya, dış politika menzillerini genişletti ve özel olarak da ekonomik işbirliği ve insani yardım vasıtasıyla Afrika ile ilişkilerini geliştirdi.

Günümüzün artan derecede karmaşık ve entegre dünyasında çatışmaların çözümünde güç kullanımının sınırlandırılması konusunda benzer görüşlere sahibiz.

Türkiye, Batı ile Doğu'nun buluştuğu ve iki kıtanın Afrika ile karşılaştığı yerde. Kültürel çeşitliliği ve çok etnisiteli yapısı Brezilya ile de benzerlikler taşıyor. Her ikimiz de döküm potası toplumlarız ve doğal olarak uluslarımız arasında tespit edilebilecek ortak noktalar da bizi birbirimize yakınlaştırıyor.

Bunun bir sonucu olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2010 yılı Mayıs ayında Brezilya ziyareti sırasında Brezilya-Türkiye Stratejik Ortaklığı için eylem planını imzaladı. Söz konusu plan, her iki ülke arasında ortak çıkar noktalarına hitap eden dokuz geniş alanda iki ülke arasındaki işbirliğinin kurumsal çerçevesini sağlıyor. Bu ortaklık, insan haklarına saygı ve sosyal adalet ile birlikte sürdürülebilir kalkınmanın teşviki gibi ortak değerler üzerine bina ediliyor.

Türkiye ve Brezilya, dünyayı karşılarına alarak İran ile bir deklarasyon imzalandığında insanlar bunun çılgınca bir dış politika hamlesi olduğunu düşünmüştü. Türk ve Brezilya diplomasisi arasındaki ortak noktalar gelecekte nasıl gerçekleşebilir?

Brezilya-Türkiye ilişkileri şu anda oldukça dinamik bir süreçten geçiyor; bu süreçte bir dizi iki taraflı yüksek seviyeli temaslar ve iş ve turizm alanlarında yakınlaşma göze çarpıyor; burada İstanbul ile Sao Paulo arasında doğrudan düzenli uçuşların başlatılmış olmasının da payı var.

Çok taraflı finansal kurumlar da dahil olmak üzere küresel yönetim yapılarında karar verme masasında daha aktif rol oynamaya hazırız. G-20'de uluslararası finansal krizle ilgili olarak birçok noktada aynı görüşleri paylaşıyoruz. Ve Ortadoğu'daki durum ile ilgili olarak aynı pozisyonlara sahibiz; mesela Filistin Devleti'nin BM'de tanınmasını destekliyoruz. Ki bize göre bu adım, dünyanın en düşük düzeyde istikrarlı yerlerinden biri olan bölgeye kalıcı barış getirecek olan iki devletli çözüme doğru atılmış gerekli bir adım.

Barış ve güvenlik arayışı sadece bir elin parmağını aşmayan güçlü devletlerin özel bir sorumluluğu değil; bu arayış, Birleşmiş Milletler'in kararlaştırılmış prensipleri, amaçları ve görevlerine uygun olarak bir bütün olarak uluslararası toplumun da bir taahhüdü. Bu çerçevede Brezilya ve Türkiye, İran'da uranyum zenginleştirme sorununa dengeli ve adil bir çözüm bulma amacıyla meşru çerçevede birbirleriyle koordinasyon içinde hareket etti.

Brezilya'nın Suriye ile ilgili pozisyonu nedir? Her iki tarafta da yer alan birisi olarak direniş tarafında mısınız, yoksa yönetimi mi destekliyorsunuz?

Brezilya, dünyanın farklı bölgelerinden gelen diğer birçok göçmen gibi barış ve fırsat arayışı ile ülkemize Arap dünyasından gelen çok sayıda göçmenin kendilerine vatan olarak belirledikleri bir yer. Her kökenden Brezilyalı hiçbir kültüre ait olmayan bir ideal arayışını bütün kalpleriyle destekliyor; çünkü bu evrensel bir arayış: Özgürlük ideali.

Bütün uluslar, kendi vatandaşlarını süreçte önde tutarken reform çağrısı yapan toplumlara yardım etmenin meşru ve etkili bir yolunu bulmak zorunda. Sivil insanlara yönelik zalimane baskıyı bütünüyle reddediyor ve lanetliyoruz. Ancak yine de uluslararası toplum açısından kuvvet kullanımının nihai yol olduğuna inanıyoruz.

Brezilya ve Türkiye, geçtiğimiz yıllarda yükselen küresel güç olarak ortaya çıkıyor. Bunun iki ülke arasında iktisat ve ticarete dönüşebileceğini düşünüyor musunuz?

2002 yılından beri iki ülke arasındaki ticaret hacmi sistematik bir biçimde büyüyor. Söz konusu ticaret hacmi önemli ölçüde genişlemiş durumda; sadece 2011 yılının ilk yarısında 1,6 milyar doları aştı. Yıl sonunda muhtemelen 2 milyar dolara ulaşacak ve hatta onu da aşacak.

Brezilya, Türkiye'ye demir cevheri, soya fasulyesi, buğday, kahve, tütün, kereste ve diğer benzeri ürünleri ihraç ediyor. Türkiye'den ise otomotiv aksesuarları, demir çubuklar, çerez, makine aletleri, gübre, traktör aksesuarları, dönüştürücüler, kuru kayısı gibi ürünler alıyor. Çok çeşitlilik arz eden bir ticaretimiz var; fakat kesinlikle gelişmeye müsait.

Karşılıklı yatırımları artırmamız gerekiyor. Brezilya'da Sabancı Holding ve Aktaş gibi gruplar Türkiye'de ise Petrobras, Embraer ve Metalfrio gibi gruplar bu konuda öncülük yapıyor; ama eminim ki başka önemli firmalar da aynı yolu takip edecek. Türkiye'nin oldukça iyi hukuki yapısı ve gümrükleri ve ortak girişimleri teşvik edecek çeşitli ihraç işleme bölgeleri bulunuyor. 2010 yılının Aralık ayında Brezilya'da çifte vergilendirmeyi önlemek için ikili anlaşmanın imzalanması, karşılıklı yatırımları teşvik ediyor. İstanbul ile Sao Paulo arasında doğrudan uçuşların 2009 yılında başlaması da ayrıca iki ülke arasında ticaret ve turizmi geliştirme açısından işe yarar bir araç olduğunu da gösterdi.

 

TUSKON forumu, ekonomik ilişkiler adına fırsat sağlıyor

Cuma günü TUSKON forumunu teşrif edeceksiniz; temel mesajınız ne olacak? Size göre Türkiye ile Brezilya'nın ekonomik işbirliklerini geliştirecekleri en büyük potansiyele sahip ana alanlar neler?

TUSKON'un sponsoru olduğu iş semineri iki ülke arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin ve bağların sıkılaştırılması adına bir fırsat sağlıyor. Türk piyasası petrol ve enerji, taşımacılık ve ticari havacılık, gıda ve içecek, altyapı ve inşaat, bilgi teknolojisi ve iletişim ve kimyasal ürünler gibi analarda Brezilya özel sektörüne oldukça ilginç fırsatlar sunuyor.

Bugün, özellikle 2014 Dünya Kupası ve 2016 Olimpiyatları düşünüldüğünde altyapısını genişletme ve modernize etme kararı bağlamında çok büyük yatırım imkânları sunuyor. Ayrıca turizm faaliyetlerinin artırılması için çok büyük potansiyel var.

 

Gerilla günleri mi, devlet başkanlığı mı?

Sayın Başkan, siyaset sahnesine çıktığınızdan beri birçok ilki gerçekleştirdiniz: İlk kadın başkan, ilk kadın genelkurmay başkanı, Brezilya'nın ekonomist olan ilk başkanı ve sonra da BM oturumlarını başlatan ilk kadın. Bütün bunlarla ilgili hisleriniz neler? Dünyada güçlü ve adanmış bir kadının önündeki en büyük zorluk ne?

Geçtiğimiz yıllarda gerçekleşen gözle görülür ilerlemeye rağmen cinsiyet eşitsizliği hâlâ dünyada oldukça yaygın. Kadınlar hâlâ aşırı yoksulluk, düşük sağlık hizmeti ve eğitim ve şiddetten en fazla etkilenen kesim. Ortalamada kadınların maaşları erkeklerinkine nazaran oldukça düşük; hem siyasi alanda ve hem de özel şirketlerde karar verme pozisyonlarında çok az temsil ediliyorlar.

Dolayısıyla daha barışçıl ve adaletli bir dünya inşa etmede yapılacak çok şeyimiz var. Bu çerçevede her toplumda bütün kadınlara eşit sosyal ve siyasi hakları sağlamak adına savaşmamız gerekiyor.

Brezilya'da bu idealin gerçekleşmesi için aktif olarak çalıştık. Bakanlık seviyesinde 'Kadın Politikaları Sekreteryası' oluşturduk. Kadınlar için 'Özelleşmiş Polis Karakolları' oluşturduk ve ayrıca kadına karşı şiddeti önleme ve cezalandırma için özel bir kanun geçirdik. Kadınlara, para transferi ve ev kredisi sağlayan programlar gibi toplumsal programlarda öncelik verildi.

Siyasi hayatınız boyunca çok sert mücadeleler verdiniz ve şu anda da devletin başısınız; ki bu, birçok kişinin cesaret edemeyeceği bir zirve. Hangisi sizin için daha tatmin edici?

Tabii ki vatandaşlarımın çoğu tarafından Brezilya başkanı seçilmek benim için büyük bir onur. Ama samimi olarak söylüyorum, kişisel düzeyde, genç bir siyasi eylemci olarak elde ettiğim tecrübenin devlet başkanı olarak hizmet etmekten daha az doyurucu olduğunu düşünmüyorum. Hayatımın bu iki döneminde ve bu arada da bir devlet memuru olarak da daha demokratik, eşit ve gelişmiş bir ülke için çok sıkı savaştım. (Zaman)

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler