YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Hükümetin karşısında ne muhalefet, ne de ordu dura
Hükümetin karşısında ne muhalefet, ne de ordu dura
Hükümetin karşısında ne muhalefet, ne de ordu dura
24 Mart 2008 / 09:59 Güncelleme: 24 Mart 2008 / 00:00


Hamas ve El Fetih yüzyüze görüşecek


Filistinli Hamas ve El Fetih örgütlerinin Yemen'in arabuluculuğuyla vardıkları uzlaşma İngiliz gazetelerinin dış haber sayfalarında tartışılıyor.


Independent, örgütlerin daha bir uzlaşma olduğunu ilan eder etmez ne üzerinde uzlaştıkları konusunda anlaşmazlığa düştüklerini kaydediyor.


"Anlaşmadan daha bir kaç saat sonra El Fetih yönetimi bir açıklama yayımlayarak 'Yemen girişiminin öngördüklerini konuşmayı değil, hayata geçirmeyi istiyoruz' dedi. Girişim, yeni seçimler düzenlenmesini, bir ulusal birlik hükümeti kurulmasını güvenlik teşkilatlarının hizipler değil, ulusal çıkarlar doğrultusunda yeniden yapılandırılmasını öngörüyor.


"Abbas'ın baş müzakerecisi Saeb Erekat, herhangi bir diyalog için de Hamas'ın Gazze Şeridi üzerindeki hakimiyetinden vazgeçmesi gerektiğinde ısrarlıydı. Hamas sözcüsü Fevzi Barhum ise görüşmelerde her türlü konunun masada olacağını ancak diyalog kapsamına Gazze Şeridi'nin yanında Batı Şeria'daki durumun da dahil edilmesi gerektiğini savundu.


"Filistinli yorumcu Ghassan Khatib memnuniyetle karşıladığı anlaşmaya pek fazla bel bağlanmamasını salık veriyor. Khatib, 'Bunun tek çarpıcı yanı her iki tarafın da görüşmeye istekli oluşu' diyor."


Times gazetesi ise bu istekliliğin, yani Hamas ve El Fetih arasındaki diyalog arayışının İsrail ile yürütülen müzakerelere olumsuz yansıyabileceği görüşünde.


"İki ayrı diplomasi süreci, yani içerideki Filistin uzlaşma arayışıyla, İsrail'le barış görüşmelerinde ilerleme sağlama gayreti birbiri ile uyumlu olmayabilir. İsrailli yetkililer eğer batılı ülkelerce terör örgütü kabul edilen Hamas, yeniden bir birlik hükümetinin parçası olursa, görüşmeleri donduracakları uyarısında bulundular. Şimdiki barış girişimi ancak El Fetih'in kendi kuvvetleri Gazze Şeridi'nin dışına sürüldükten sonra Hamas'ı hükümet dışı bırakması ardından mümkün olmuştu."


Hükümet meşruiyetini seçmene, muhalefet anayasaya dayandırıyor


Financial Times Türkiye'deki gelişmeleri izlemeye devam ediyor. Gazetenin muhabiri Vincent Boland Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvuruyu "hükümetle eski tüfeklerin hesaplaşması" olarak nitelemiş.


"Başvuru, 2007 seçimlerinin yanıtlamış olması gereken bir soruyu yeniden gündeme getirdi: Hükümet mi yoksa muhalifleri mi daha fazla meşru güç sahibiydi... Hükümet meşruiyetini seçmene, muhalefet anayasaya dayandırıyordu. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi'nin 11 yargıcı önündeki mesele AKP aleyhindeki iddianamesinin hukuki olup olmadığı değil - ki hukuki; meşru olup olmadığı.


"Parlamentoda hakim bir çoğunluğa sahip olan hükümetin karşısında ne muhalefet, ne de ordu etkin şekilde durabiliyor. Bu da oldukça çok Türk'ün gözünde son ve belki de en etkin muhalefet olarak yargıyı bırakıyor. Yargıçlar geçmişte AKP'nin seleflerini kapattılar ama onların ne böylesi bir seçmen desteği, ne uluslararası desteği ne de laikliğe bağlılık ve ılımlılık taahhütleri vardı.


"Ergenekon ve AKP aleyhindeki davanın bağlantılı olup olmadığı belirsiz. Ancak gözlemciler ve diplomatlar asıl noktanın gözden kaçmaması uyarısı yapıyorlar. AKP ve Türkiye'nin laik güçleri beş yılı aşkın süre bir arada faaliyet gösterdikten sonra hala uzlaşamıyorlar."


Parkinson araştırmalarında ilerleme

Independent, ileri yaşlarda milyonlarca kişiyi etkileyen Parkinson hastalığı konusunda bir atılım sağlandığını duyuruyor... Gazetenin kapak sayfasını ayırdığı haber özetle şöyle


"Nature Medicine dergisinde yayımlanan son çalışma, tedavi amaçlı klonlamanın etkin bir şekilde beynin faaliyetlerini bozan hastalıkla mücadelede hatta tedavide kullanılabileceği ilkesini destekliyor.


Bilim adamları ilk kez cilt hücrelerinden klonlanmış embriyolardan alınan olgunlaşmamış kök hücrelerden sağlıklı beyin hücreleri geliştirdi. Sonra da bunları yeniden beyne nakletti. Kobay fareler beyindeki belli sinir hücrelerinin ölümüne yol açan bir tür Parkinson hastalığı taşıyordu. Ancak hücrelerin naklinden sonra, Parkinson hastalarında kötüye giden bazı becerilere yönelik testlerde aldıkları sonuçlar kayda değer şekilde iyileşti.


Gazeteye göre kilise embriyo araştırmaları yasasını engellemeyi başarırsa bu araştırma sekteye uğrayacak.


Katolik din adamlarının hükümetin kök hücre ve embriyoloji araştırmaları konusunda planlanan değişikliklere karşı çıkmasıyla alevlenen tartışma bugün tüm İngiliz gazetelerinin en geniş şekilde tartıştığı konu.


Daily Telegraph tartışmadaki temel savları şöyle özetlemiş:


Doğurganlık ve embriyoloji yasası, ölümcül (ya da motor nöron veya multipl skleroz gibi yaşamsal becerileri etkileyen) hastalıkların tedavisinde ilerleme getirebilecek araştırmaların önünü açmayı hedefliyor. Ancak muhalifleri, önerilerin ahlaki açıdan yanlış olduğunu ve Katolik hükümet mensuplarının vicdanları doğrultusunda aleyhte oy kullanmasına izin verilmesini savunuyorlar. Çünkü öneriler arasında kök hücre deneyleri için yarı insan yarı hayvan embriyolar yani 'kimera'lar yaratılmasına da izin veriliyor. Katolik kilisesi ise bunu 'canavarca' diye niteliyor ve bu gibi deneylerin yaşamın kutsiyetine müdahale olduğunu savunuyorlar.


Bu tartışma, iktidardaki İşçi Partisi'nin mecliste büyük önem verdiği yasayı geçirtmek için grup kararı alıp almayacağına kilitleniyor.


Tartışmaya yaklaşımları farklı olsa da tüm gazeteler, parlamento oturumunda grup kararı alınmaması, milletvekillerine bireysel tercihlerini ifade imkanı verilmesi görüşünü savunuyorlar.


Daily Telegraph'a göre bu konudaki tartışma Gordon Brown'un başbakanlığının en ciddi krizlerinden birisi olabilir. Bulvar gazetelerinden Daily Mail, parti içinde bir isyan oluştuğunu ve bunun Başbakan Gordon Brown'un otoritesi açısında ciddi bir meydan okuma olduğunu savunuyor.


Guardian, İşçi partisinin milletvekillerini retçi durumda bırakmamak için çekimserlik için açık kapı bırakacağını yazıyor.


Hıristiyan alemi bugün Paskalya yortusunu kutlarken, Anglikan Kilisesi'nin ruhani lideri Rowan Williams'ın dünya liderlerine uyarısı hemen her gazetede karşımıza çıkıyor.


Hatta Financial Times Williams'ın harisliğe karşı uyarısına ilk sayfasında yer vermiş.


Williams Paskalya vaazında ulusların petrol, iktidar ve toprak konusunda haris davrandığını belirterek bu tutum karşısında uyarılarda bulundu. Canterbury Başpiskoposu, müktesep hak olarak algılanan konfor ve lüks unsurları konusunda talepkarlığın sonsuza dek bu şekilde sürdürülemeyeceğini, yoksa insanlığın çökeceğini söyledi.


Sigara tezgahın altına girer mi?

Times ise bugün ilk sayfasını bir başka sağlık haberine ayırmış. Gazetenin edindiği bilgilere göre, kamu sağlığından sorumlu birimler, önümüzdeki aylarda; sigara ve tütün ürünlerinin artık görünür şekilde değil, tezgah altından satılmasını öneren bir öneriyi istişareye sunmayı öngörüyorlar.


Dükkanların tütün ürünlerini sergilemesini lokanta ve barlarda sigara makineleri bulundurulmasını yasaklamaya yönelik öneriler destek bulursa sonbaharda yasalaştırılması söz konusu olabilir.


Times hükümetin 2010'a dek sigara içen yetişkinlerin sayısını yüzde 21'e indirmeyi hedeflediğini, getirilen sigara yasağı ile sağlanan yüzde ikilik düşüş ardından bu oranın yüzde 22'ye gerilediğini belirtiyor.


Olimpiyat meşalesi yola çıkıyor


Bu yazki Pekin Olimpiyat Oyunlarının meşalesi bugün antik çağda oyunların düzenlendiği Olimpos dağı eteklerinde tutuşturulacak. Ancak Tibet'teki olayları protesto eden grupların bu törene müdahale etmesi endişesiyle sıkı güvenlik önlemleri alınıyor.


Independent "Genellikle yarım saat süren törenle ilgili kaygılar daha çok havada bulut olursa tapınak rahibelerini canlandıran beyaz giysili oyuncuların meşaleyi güneş ışığıyla tutuşturamaması ihtimaliyle sınırlı olurdu." diyor.


"Ancak Tibet'teki olayların protestocuları harekete geçirmesi endişesiyle Hera Tapınağı çevresinde bin polis görevlendirildi. Tibet yanlısı eylemciler, tören sırasında yine de hoparlörlerden Tibet yanlısı sloganlar atarak töreni sekteye uğratmaya çalışacaklarını söylüyorlar.


"Meşale, 20 ülkede 140 bin kilometre yol kat edecek. Ancak dün Taylandlı sporculardan birisi de Tibet'teki olayları protesto için meşaleyi taşımayacağını açıkladı." (BBC Türk)


 

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler