YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan geri adım attırdı
İsrail'in, Erdoğan hükümetini kızdırmamak için Akdeniz'de gerçekleştirilen operasyona savaş gemisi göndermekten vazgeçtiği iddia edildi.
Erdoğan geri adım attırdı
18 Kasım 2010 / 09:27 Güncelleme: 18 Kasım 2010 / 09:33

İsrail, Türkiye'nin muhtemel bir tepkisinden çekindiği için NATO tarafından Akdeniz'de sürdürülen Aktif Çaba Operasyonu'na savaş gemisi göndermekten vazgeçti.

Haaretz gazetesinde Amir Oren imzasıyla yayımlanan bir analizde İsrail'in daha önce Saar füzeleriyle donanımlı bir gemiyi NATO operasyonu bünyesine vermeyi planladığı ancak İsrail'e düşman olan Erdoğan hükümetini kızdırmamak için karardan vazgeçildiği öne sürüldü.

11 Eylül terör saldırısından sonra NATO bünyesinde Akdeniz'de teröre karşı ortak operasyonlar ve devriyeler gerçekleştiriliyor. Operasyonun en aktif üyelerinden olan Türkiye, zaman zaman Rusya ve Ukrayna gibi NATO dışı ülkelerin de NATO bünyesine verdiği gemilere ev sahipliği yapıyor. Operasyonlara katılmak için 2006 yılında NATO ile mektup teatisinde bulunan İsrail, geçtiğimiz yıl bir savaş gemisini operasyonlara dahil edeceğini duyurmuştu. NATO savunma sistemlerinin Türkiye'ye konuşlandırılması konusunda son günlerde Türkiye ve ABD arasında sıkı diplomatik müzakereler yürütülüyor. Türkiye bu sistemlerden elde edilecek bilgilerin İsrail'e verilmesi ihtimalini de göz önünde bulundurarak ABD'nin bu konuda garanti vermesini istiyor. 2008 yılı sonundan beri Türkiye ile diplomatik gerginlik yaşayan İsrail, özellikle son günlerde Ankara'yı rahatsız edecek ya da kışkırtacak eylemlerden özenle kaçınıyor.

İSRAİL-NATO İLİŞKİLERİ

İsrail'in NATO ile yolu ilk kez 1995'te kesişti. NATO, Aralık 1994'te Akdeniz'de güven ve işbirliği geliştirmek, ittifaka karşı yanlış izlenimleri gidermek üzere 'Akdeniz Diyaloğu'nu kurdu. Daha sonra diyaloğun en etkin üyesi olacak olan İsrail, Şubat 1995'te diyaloğa dahil oldu. İsrail, diyaloğun ardından 'NATO Parlamenterler Asamblesi'ne de dâhil edildi. Nisan 2005'de NATO ve İsrail, Kızıldeniz'de ilk ortak tatbikatını gerçekleştirdi. Tatbikatlara paralel olarak İsrail genelkurmay başkanları Brüksel'deki NATO Karargâhı'nda düzenlenen toplantılara çağrılır oldu.

NATO'ya üye olmadan NATO'nun tatbikatlarına katılıp askerî birikiminden istifade etme yollarını kuran İsrail'in en büyük destekçisi Washington yönetimi. 2006 sonunda Tel Aviv yönetimine NATO ile 'ortaklık anlaşması' yapma hakkı tanındı. İttifakın tarihinde yeri olmayan bu adım, İsrail'e NATO'nun Avrupalı olmayan ülkelerle yaptığı anlaşmalardan daha fazla imkân sağlamış oldu.

ABD: Komuta kontrol daha sonra ele alınacak

ABD'nin NATO nezdindeki daimi temsilcisi Büyükelçi Ivo Daalder, yarın Lizbon'da yapılacak NATO zirvesinde kesinleşmesi beklenen ve Türkiye'yi de kapsaması öngörülen füze savunma sistemi konusunda komuta ve kontrolün kimde olacağı sorusunu cevapsız bıraktı. Büyükelçi Daalder, füze savunma sistemi konusunda önce temel bir kararın alınması gerektiğini, komuta ve kontrol konusu dahil, uygulamaya ilişkin tüm detayların daha sonra ele alınacağını söyledi.

Daalder, Washington'da telekonferans yoluyla düzenlenen basın toplantısında, bir gazetecinin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın füze savunma sistemi projesiyle ilgili, "Türkiye, topraklarının genelinde böyle bir şey düşünülüyorsa komutasının Türkiye'ye verilmesi gerektiği" şeklindeki açıklamasını nasıl yorumladığına ilişkin sorusunu cevapladı. Füze savunma sistemi konusundaki işbirliğine dair NATO kararının, İttifak'ın Avrupa toprakları ve nüfusunu balistik füze tehditlerine karşı koruyacak kapasiteye sahip olması yönünde taahhütte bulunmaya odaklanan bir karar olacağını kaydeden Daalder, "Kararın doğası bu. Komuta ve kontrol konusu da dahil olmak üzere, bunu nasıl uygulayacağımıza ilişkin tüm detaylar, daha sonra ele alınacak." dedi.

Daalder, projenin NATO tarafından finanse edileceğini ve diğer ittifak komuta yapılarının parçası gibi işleyeceğine dikkat çekti. Büyükelçi, bir gazetecinin İran'ı kastederek tehdit ülke ismi telaffuz edilip edilmeyeceğini sorması üzerine "Şu anda, balistik füzelerin yayılması tehdidi üzerinde odaklanmış durumda olduklarını ve bu tehdidin herhangi bir tek ülkeden kaynaklanmanın ötesinde bir şey olduğunu, birçok ülkenin tehdit oluşturabileceğini" söyledi.
AA

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler