YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
El Fayed: Cinayet olduğu kanıtlandı
El Fayed: Cinayet olduğu kanıtlandı
El Fayed: Cinayet olduğu kanıtlandı
08 Nisan 2008 / 13:01 Güncelleme: 08 Nisan 2008 / 00:00


İngiliz basınında bugün öne çıkan konu Prenses'in ölümü hakkındaki davanın sonucuyla ilgili oldu.


Prenses Diana ve Dodi El Fayed'in 1997 yılında Paris'te ölümüne neden olan kazayla ilgili jüri kararı, bugün İngiltere gazetelerinin önemli bir kısmında manşetten veriliyor.


Haberi, "Diana jürisi olağan şüphelileri suçladı" başlığıyla veren Times gazetesi Jüri kararına atfen, "Prenses yasadışı bir şekilde öldürüldü, ancak, MI6 ajanları tarafından değil" diyor.


Jüri kararını aktaran gazete Galler Prensesi Diana, kendilerini taşıyan şoför Henry Paul'un ve izleyen paparazzilerin ihmalkâr hareketleri nedeniyle öldü, diye yazıyor ve ekliyor, "Ancak, bir tek adamın, yani Dodi El Fayed'in babası Muhammed El Fayed'in, saplantılı komplo teorilerini çürütmek jürinin 90 gününü, 270 şahidin dinlenmesini ve 10 milyon sterline, yani yaklaşık 20 milyon dolara mal oldu."


Bu sürecin son günü olan dün, jüri, kaza sonucu ölüm ihtimalini de eleyerek, Prensesin ve Dodi'nin sarhoş şoförleri ve paparazzileri tarafından yasadışı bir şekilde öldürüldüğüne hükmetti.


Aynı habere yer veren Guardian gazetesinde jüri kararından bir ayrıntının yanı sıra, Prenses Diana ve Dodi El Fayed'in öldürüldüğünü iddia eden Muhammed El Fayed'in iddialarına da yer veriyor gazete.


Sorgu Yargıcı Scott Baker'a jürinin kararını açıklayan sözcü, hazırladıkları metinde çifti taşıyan Mercedes marka aracın kullanılma biçimine, yapılan sürate, şoförün alkollü olduğuna ve takip eden araçlara dikkat çekiyor.


Jüri üyesinin üzerinde ortaklaştıkları metinde ayrıca, "Ölüme, ölen kişilerin emniyet kemeri takmamış olmaları, Mercedes'in Alma Tüneli'nde başka bir şey yerine sütunlara çarpmış olması da katkıda bulunmuştur." dendi.


El Fayed: Cinayet olduğu kanıtlandı


Guardian'a göre, jürinin kararı, yıllardır, çiftin, İngiltere müesses nizamı ve özellikle de Edinburg Dükü tarafından düzenlenen bir komplo sonucu öldürüldüğünü iddia eden Dodi'nin babası Muhammed El Fayed'e bir darbe oldu.


Jüri kararına tepkisini, sözcüsü aracılığıyla açıklayan Muhammed El Fayed'in mahkeme binasını terk ederken gazetecilere "En önemli şey bunun bir cinayet olması" şeklinde mırıldandığı duyuldu.


Guardian gazetesi ayrıca, El Fayed'in sözcüsünün, jüri kararında kazaya, çifti takip eden araçların da neden olduğu ifadesinin yer almasını bir işaret sayarak, "Bu araçların kimlere ait olduğu ve Paris'te ne yaptıkları hala bir sır" dediğini aktarıyor.


Komplo teorileri sona ermeli


Aynı haberi manşetten veren bir başka gazete Daily Telegraph ise, Prenses Diana'nın oğulları Prens William ve Prens Harry'nin annelerinin ölümünü üzerinde 10 yıldır süren spekülasyonların sona ermesini umduklarını aktarıyor.


Prenslere yakın kaynakların belirttiğine göre William ve Harry, 1997 yılında meydana gelen kazaya ilişkin komplo teorilerinin sona ereceği konusunda iyimserler.


Gazetemize konuşan kaynak, "Onlar geçen tüm bu zamandan sonra sadece bunun sona ermesini istiyorlar." dedi.


Jürinin bu kararı vermiş olması, iki yoğun soruşturmanın ardından, suç yine Prensesin ölümden birkaç dakika sonra suçlanan kişilerin üzerinde kaldığı anlamına geliyor.


'ABD'nin Irak'taki askeri varlığına süre sınırı yok'


Guardian gazetesi Amerika Birleşik Devletleri'nin Irak'ta bulunan güçlerinin geleceğiyle ilgili gizli bir belgeyi ele geçirdiğini belirtiyor ve söz konusu bu belgenin Irak'taki Amerikan askeri varlığına bir süre sınırı koymadığına dikkat çekiyor.


Belgenin ayrıntılarını gazetenin yazarı Seumas Milne'in yazısından aktaralım.


"Amerika Birleşik Devletleri ile Irak hükümetleri arasında imzalanan, 'hassas' ve 'gizli' damgalı stratejik çerçeve anlaşması taslağı, mevcut Birleşmiş Milletler anlaşmalarının yerini alma amacını taşıyor.


"7 Mart tarihli taslak metinde ABD'ye, 'Irak'ta zorunlu güvenlik gereksinimleri durumunda bireyleri tutuklama ve askeri operasyonlar düzenleme yetkisi' verirken, bu yetkiye belirli bir zaman sınırlaması koymuyor.


Milne, anlaşma taslağının Irak ve ABD'de birçok gücün karşı çıkacağını öngörüyor.


"Bu metinle verilen yetkinin 'geçici' olduğunun ve ABD'nin Irak'ta sürekli üsler talep etmediğinin belirtilmesine rağmen, bir zaman sınırlamasının yer almaması, taslağın Irak ve Amerika Birleşik Devletleri içinde güçlü bir muhalefetle karşılaşacağının habercisi."


'Çin pişman olmuş olmalı'


İngiltere basınında öne çıkan bir diğer haber ise, dünya turunun Londra durağından sonra Paris'te de protestolarla karşılanan Olimpiyat meşalesiyle ilgili.


Meşalenin turu sırasında yaşanan olayların, Çin için bir utanç kaynağı olduğunu belirten Independent gazetesi, Londra'daki protestolar ve Paris'teki kaosun ardından, Çin, Olimpiyat meşalesinin en büyük dünya turunu organize etme fikrinden ötürü pişman olmuş olmalı diyor.


Paris'teki turu boyunca, Çin'in insan hakları sicilini ve Tibet'teki tutumunu eleştiren protestocular tarafından dört kez söndürülen meşale, Çinli yetkililerin ısrarı sonucu turun son kısmını bir polis arabasında yapmak zorunda kaldı.


Protestocuların Paris zaferi


Fransız televizyon ve haber ajanslarının bir 'güvenlik fiyaskosu' olarak nitelediği olayları engellemek için, Fransız hükümeti, helikopterlerden kaykaylı polislere kadar her şeyi harekete geçirmişti.


Pekin'inde de tüm Avrupa'dan binlerce coşkulu Çinli öğrenciyi Paris'e getirmesine rağmen, daha az sayıdaki Tibetli, Fransız ve birkaç Çinli protestocunun vurucu timleri net bir zafer elde ettiler.


Benzer gösterilerin, turun sonraki durakları olan San Francisco ve Delhi gibi kentlerde de benzer gösterilerin düzenlendiği akılda tutulduğunda, Çin'in tarihin bu en büyük Olimpiyat meşalesi turunu düzenleme fikrinden bir hayli pişman olması gerektiği ortaya çıkıyor.


Independent gazetesinin Olimpiyat meşalesini protesto gösterileri konusundaki yorumları böyleyken, Financial Times gazetesi ise söz konusu bu protestoların, Çin yönetimini Uluslararası Olimpiyat Komitesi'yle acil görüşmeler yapmaya zorladığını yazıyor.


Gösteriler Pekin'i kaygılandırıyor


Olimpiyat Komitesi içinden kaynaklar, Olimpiyat meşalesinin turunun kısaltılmasının ya da iptal edilmesinin henüz gündemde olmadığını söylüyorlar.


Ancak sızan bilgiler, Pekin hükümetinin Olimpiyat oyunlarının uluslararası kamuoyunun odağını Çin'in Tibet'teki olayları ele alma biçimine kilitlenmesinden endişe ettiğine işaret ediyor.


Evrenin sırlarına ulaşmaya yakınız!


İngiliz bilim adamları, evrenin büyük patlamadan hemen sonraki bir anı yeniden yaratmayı hedefleyen bir bilim projesi çerçevesinde, Tanrı Parçacığı olarak adlandırılan parçacığa ulaşma şanslarının yüzde 90'ın üzerinde olduğunu söylüyorlar. Times gazetesinden aktarıyoruz.


Times gazetesi, "Bilim adamlarının, fiziğin bu en çekici parçacığını önümüzdeki birkaç yıl içinde bulabileceklerine olan bu inançları ve bu parçacığın bulunması ne kadar mı önemli?" diye soruyor ve cevaplıyor:


"Eğer Tanrı Parçacığı denen bu parçacığı elde edebilirsek Evrenin yapı taşlarına ilişkin şimdiye kadar ortaya atılan modellerdeki eksik halkayı çözebilir ve evrenin oluşumundaki sırrı çözebiliriz." (BBC)

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler