23 Ekim 2017 Pazartesi
  • Altın152,547
  • BIST108.489
  • Dolar3,6704
  • Euro4,3242
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8854
  • İstanbul16 °C
  • Ankara2 °C
  • İzmir8 °C
  • Konya5 °C
  • Adana18 °C
  • Antalya13 °C
  • Diyarbakır7 °C
  • Bursa9 °C
  • Kayseri1 °C
  • Kocaeli13 °C
  • Şanlıurfa12 °C
  • Gaziantep8 °C
  • İçel19 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Dünyayı korkutan gelişme
Suriye'de muhalifler ile Esed taraftarları arasındaki çatışmalar sürerken, yönetimin zor durumda kalması halinde kimyasal silah kullanmasından korkuluyor.
Dünyayı korkutan gelişme
05 Aralık 2012 / 16:58 Güncelleme: 05 Aralık 2012 / 17:07

Suriye'deki kimyasal silahlar konusunda son 3 gündür ABD ve Avrupa'dan gelen uyarılar, Şam yönetiminin kimyasal silahlarla ilgili yeni bir hazırlığa başladığı tartışmalarına neden oldu.

Suriye'deki kimyasal silahlar konusu gündeme yoğun olarak ilk kez Temmuz ayında geldi. Özellikle Batı kamuoyundaki tartışmalar üzerine Şam yönetimi, "ülkedeki kimyasal silahların dış düşmanların haricinde ülkedeki silahlı gruplara karşı kullanımının söz konusu olmadığını" açıklamıştı.

Bunun üzerine ABD, Avrupa ülkeleri, NATO ve BM'den Suriye'ye kimyasal silahları hiçbir şekilde kullanmaması yönünde yoğun uyarılar gelmiş, aksi takdirde bunun ağır sonuçları olacağı belirtilmişti. Bu süreçte Şam yönetimiyle temas halinde olan Rusya, silahların kullanılmayacağı konusunda uluslararası kamuoyuna güvence vermişti. Konu Temmuz ayından bu yana zaman zaman gündeme gelmişti. 

Ancak önceki gün, ABD Başkanı Bracak Obama'nın açıklamasıyla kimyasal silahlar konusu özel bir önem kazandı. Obama konuşmasında konuya geniş yer ayırarak, "Dünya izliyor. Kimyasal silahların kullanılması kabul edilmez. 20'nci yüzyılın daha kötü olan silahlarıyla 21'inci yüzyılın karartılmasına izin vermeyeceğiz. (Esed) Bu silahları kullanması halinde sonuçlarına razı olacaktır" ifadelerini kullandı.

Obama'nın açıklamasıyla aynı gün, İngiltere'de yayımlanan The Times gazetesinde, Suriye'deki kimyasal silah tesislerinde bir süredir hareketlilik yaşandığı, kimyasal başlıkların top ve roket sistemlerine takılmak üzere taşınmış olabileceği şeklinde Batılı yetkililere dayandırılan bir haber yer aldı.

Amerikan yönetiminin kimyasal silah hassasiyetini, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın ertesi gün Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag'da yaptığı "kimyasal silahların kullanılması kırmızı çizgimiz" uyarısı takip etti.

Suriye yönetiminin kimyasal silahlara başvurması ihtimalinin ciddiye alındığını gösteren son gelişme dün NATO dışişleri bakanları toplantısının ardından yaşandı. NATO'nun yeni duruşunu açıklayan Genel Sekreter Anders Fogh Rasmussen, "Suriye'nin füzeleri ve kimyasal silahları olduğunu biliyoruz. Elbette bu durum (Suriye'ye ilişkin) hesaplamalarımızda esas alınmalı. Bu nedenle müttefikimiz Türkiye'nin etkin savunma ve korunması acilen güvence altına alınmalıdır. Şunu da eklemeliyim ki muhtemel bir kimyasal silah kullanımı tüm uluslararası toplum için bütünüyle kabul edilemez. Eğer herhangi biri bu korkunç silaha başvurursa, uluslararası toplumun derhal tepki göstermesini bekliyorum" ifadelerini kullandı.


-Rusya güvence vermeye devam ediyor-


NATO toplantısıyla aynı gün kimyasal silah tartışmalarına değinen Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Şam yönetiminin tutumuyla ilgili güvencelerini yineledi. Lavrov, "Suriye yönetiminin kimyasal silah kullanma hazırlığında olduğuna yönelik daha önce de bazı açıklamalar oldu. Ancak Suriye yönetimi bize düzenli olarak bu yönde bir adım atmayacaklarının garantisini veriyorlar" diyerek, Avrupalı ve Amerikalı yetkililerle temas halinde olduğunu bildirdi.

Pekin yönetimi ise ihtiyatlı bir açıklama yaparak, kimyasal silahların kullanılmasına her zaman karşı olduklarını açıkladı.


-Şam yönetimi çaresiz kalırsa -


Suriye yönetimi daha önce "sivillere ve ülkedeki silahlı gruplara karşı" kimyasal silah kullanmayacağı güvencesi vermiş olsa da, iki soru halen yanıt bekliyor.

Bunlardan ilki, Şam yönetiminin bazı olayları, özellikle de silahlı grupların dışarıdan desteklendiği iddiasını "dış müdahale" olarak değerlendirip kimyasal silah kullanma konseptini genişletip genişletmeyeceği.

İkinci soru ise, rejime bağlı güçlerin direnişçiler karşısında giderek daha zor durumda kalması nedeniyle savaşı kaybetmemek adına "son çare olarak" kimyasal silahları kullanmaya yönelip yönelmeyeceği. Nitekim Beyaz Saray Basın Sözcüsü Jay Carney de, dünkü açıklamasında bu duruma işaret ederek, "Kuşatılmış durumdaki rejim uyguladığı şiddeti bilinen yöntemlerde artırmada yetersiz kalırsa, Suriye halkına karşı kimyasal silah kullanmayı düşünebilir" yorumunda bulundu.

Öte yandan Batı ülkelerinin İsrail'le birlikte en fazla hassasiyet gösterdiği konulardan biri de, Suriye'nin kimyasal silahlarının direnişçilerin eline geçmesi ya da bizzat Şam yönetimi tarafından Lübnan'daki Hizbullah gibi silahlı gruplara aktarılması ihtimali. ABD ve İsrail istenmeyen sonuçları engellemek için bu konuda bazı hazırlıklar yaptıklarını açıklamıştı.

Son gelişmelerin ardından, Şam yönetimine kimyasal silahlarla ilgili hareket alanı bırakmamak ve güvenceleri artırmak için diplomatik ve istihbari çalışmaların yoğunlaşması, askeri caydırıcılık arz eden girişimlerin artması beklenebilir. aa

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler