YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Dünyadan vahşete ses çıkmadı
Suriye'de işkence edilerek öldürülen kurbanların fotoğraflarına dünya kamuoyu beklenen ve gereken tepkiyi vermedi. Tek somut yorum, fotoğraflar için "dehşet verici ve ikna edici" diyen İngiliz Dışişleri Bakanı'ndan geldi.
Dünyadan vahşete ses çıkmadı
22 Ocak 2014 / 09:40 Güncelleme: 22 Ocak 2014 / 09:50

Esad rejiminin işlediği insanlık suçlarını ve binlerce insanın nasıl işkenceyle öldürüldüğünü ortaya koyan tüyler ürpertici fotoğraflara, dünya kamuoyundan henüz somut bir tepki gelmedi.

Suriye ordusunda 13 yıl askeri polis olarak görev yapan 'Ceasar' kod adlı eski rejim mensubunun çektiği kan donduran fotoğraflar, işlenen savaş suçunun da en net kanıtı oldu.

Görüntülerin İngiltere'de incelenmesinden sonra, işkence iddialarının soruşturulması için uzman kişilerden oluşan özel bir komisyon kurulduğu ve komisyonda, Birleşmiş Milletler tarafından daha önce savaş suçu işlemiş eski Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç ve Sierra Leone için kurulan mahkemelerde görev alan savcı ve avukatlar görevlendirildiği belirtilmişti.

55 bin fotoğraftan 26 binini titizlikle inceleyen komisyon da fotoğrafları çekerek muhaliflere ulaştırdıktan sonra Suriye dışına kaçmayı başaran Ceasar'ı da dinlemişti. 

"Bir gün hesap verirler"

İngiltere: İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague, fotoğraflarla ilgili olarak "ikna edici" ve "dehşet verici" yorumunda bulundu.

Hague, İngiliz Parlamentosu'nun alt kanadı Avam Kamarası'nda milletvekillerinin Suriye'deki son duruma ilişkin sorularını cevaplandırdı.

Hague, "İran'ın Esad rejiminin vahşetine verdiği desteği çekmesini istiyoruz. Suriye rejimi tarafından uygulanan işkence ve tacizi ortaya koyan şoke edici kanıtlar ortaya çıktı. Birçok delil gördüm. Hepsi çok ikna edici ve dehşet verici. Bir gün bu suçları işleyenlerin sorumlu tutulacak olması önemli" dedi. 

ABD:  Fotoğrafları Anadolu Ajansı ve CNN ile aynı anda, özel haber olarak yayınlayan İngiliz gazetesi The Guardian'a konuşan ABD'li bir yetkili "Suriye'deki hapishane koşullarından ve rejimin tutuklulara yönelik davranışlarından rahatsızlığımızı uzun süredir dile getiriyoruz. Tutukluların sadece özgürlüğü kısıtlanmıyor, aynı zamanda insanlık onuruna aykırı davranışlara, fiziksel ve duygusal şiddete maruz kalıyorlar" dedi. Açıklamada, "Bu durumun sorumluları yaptıkları insan hakları ihlallerinden dolayı yargılanmalıdır" ifadelerine yer verildi. 

Rusya: Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrova fotoğraflar hakkında, "Savaş suçu yok demiyorum, var ve belgelendirmek lazım" dedi. Fotoğrafları görmediğini belirten Lavrov şunları söyledi: "Suriye krizinde diplomatik savaştan çok enformasyon savaşı yaşanıyor. Bu fotoğraflar da enformasyon savaşının bir parçası. Suriye'de savaş suçunu iki taraf da işliyor." 

İran: İran da fotoğraflar için "şüphe uyandırıcı" yorumunu yaptı. Dışişleri Bakanı Sözcüsü Merziye Afham "Suriye hükümeti aleyhine bir atmosfer yaratılmak isteniyor olabilir" yorumunda bulundu. 

Dünya basını nasıl gördü?

Dünya basını da Esad rejimine savaş suçları yükleyen bu fotoğraflara geniş yer verdi ve "Sistematik infaz", "Rejimin ölüm makinesi", "Suriye'de kitlesel katliam" gibi başlıklar attı. 

İngiliz BBC "Suriye rejimi işkence ve 11 infazla suçlanıyor" başlığını kullanırken, The Guardian "Rejim tarafından işlenen sistematik infazın delilleri" ifadelerine yer verdi. 
 

Fransa'da Le Monde, fotoğrafları "Rejimin 'ölüm makinesi' olduğunun ispatları" başlığıyla verirken, Liberation ise "Suriye'nin işkence makinesi" dedi. 

Alman Deutsche-Welle, vahşeti resmi internet sitesinde "Katar merkezli rapor Suriye'yi sistematik işkence ve infazla suçluyor" şeklinde duyurdu. 

"Savaş suçunun teyidi"

Amerikan CNN kanalı "Tüyler ürpertici Suriye fotoğrafları Esad rejiminin uyguladığı işkenceyi kanıtlayabilir" başlığını kullanırken, Time dergisi bu yeni verilerin Cenevre-2 görüşmelerinin seyrini değiştirebileceğini söyledi. 

Arap Basını; El Cezire televizyonunun "Suriye zindanlarındaki sistematik ölüm ve işkencenin delilleri" olarak duyurduğu fotoğrafları, Es-Sebil ve Rassad gazeteleri "Esad'ın savaş suçu işlediğini teyid ediyor" ifadeleriyle okuyucularına aktardı. 

Esad'a destek yardıma köstek

"Şam Kasabı" Esad'ın kendi vatandaşlarına yönelik soykırımı 50 bin fotoğrafla dünyanın gündemine otururken, Suriye diktatörüne CHP'nin ve paralel yapının verdiği destek hafızalara kazındı. 

1- Birinci fail olarak 130 bin kişiyi varil bombaları, açlık ve işkenceyle katlettiği halde, Cenevre'de 'sivil lider' profili çizmeye çalışan Beşar Esad geliyor. Esad işlediği katliamlarla, Hama'yı yerle bir eden Hafız'ın oğlu olduğunu bir kez daha dünya aleme gösterdi. 

2- Esad'ın en büyük suç ortaklarından biri ise Suriye rejimine küçük hesaplar gereği destek veren bazı bölge ülkeleri ve katliamlar karşısında üç maymunu oynayan devletler ve dünya kamuoyu... 

3- Şam Kasabı'na en şaşırtıcı manevi desteklerden biri ise ana muhalefet partisi CHP ve marjinal sol partilerden geldi. CHP milletvekilleri Hasan Algül ve Refik Eryılmaz, Şam'da ayağına kadar gittikleri diktatörü, dünyaya seçime hazır demokratik bir lider gibi lanse etmeye çalıştılar. 

4- Desteğin dördüncü ayağını ise 17 Aralık darbesinin arkasındaki güç paralel yapı oluşturdu. Suriye'deki Türkmenler'e insani yardım malzemeleri taşıyan TIR'lar, 300 jandarma eşliğinde basıldı. Reyhanlı'daki kanlı patlama için bir hafta boyunca parmağını bile oynatmayan Adana Cumhuriyet Savcısı, MİT gözetimindeki TIR'ları teşhir etmek için Adana'dan Hatay'a gitmekten üşenmedi. 

 

SABAH

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler