YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
“'Dengeli', 'itidalli', 'mahcup' inisiyatiflere tahammülümüz yok”
“'Dengeli', 'itidalli', 'mahcup' inisiyatiflere tahammülümüz yok”
“'Dengeli', 'itidalli', 'mahcup' inisiyatiflere tahammülümüz yok”
06 Ocak 2009 / 14:03 Güncelleme: 06 Ocak 2009 / 00:00

Amerika, Irak işgalinden sonra Büyük Ortadoğu Projesi ile bölgeye “demokrasi” getireceğini ve mevcut diktatörlere artık destek vermeyeceğini söylemişti. Bu doğrultuda bölgede yapılan seçimleri Müslümanlar ezici bir çoğunlukla kazanınca, halkın oyu ile gelen meşru iktidarlar birden “terörist” oluvermiş ve acımasız uluslar arası bir ambargoya tabi tutulmuştu. Bu hükümetlerden biri olan Hamas, Filistin’de yapılan seçimlerde yüzde 60.3 oy alarak meclisteki 132 sandalyenin 76'sını kazanmıştı. Ortadoğu’daki en demokratik seçimle ve halkın ezici bir çoğunluğu ile işbaşına gelen Hamas’ın şahsında Filistin halkı cezalandırılıyor. Yıllarca süren ambargo ve son günlerde yaşanan hava-kara-deniz saldırılarına rağmen Filistin halkı meşru temsilcisi Hamas’ın sonuna kadar kanı ve canıyla arkasında durmaya devam edeceğini tribünlerdeki dünya kamuoyuna var gücüyle haykırıyor.


Hakan Albayrak ise bugünkü yazısında Filistin trajedisine dikkat çekerek anlamlı bir teklifte bulundu. Hamas’ın lideri Halid Meşal’ın TBMM’de konuşma yapmasını isteyen Albayrak, “Meşal gelsin, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden kendisi iletsin HAMAS'ın mesajını Siyonist Başı Şimon Peres'i mecliste konuşturarak verdiği o çirkin mesajı unuttursun” dedi.


İşte o yazı…


Halid Meşal TBMM'de konuşsun!


“Yenilmez ordu" denilen aşağılık Siyonist katil sürüsü 2005 yılında HAMAS'ın İzzeddin Kassam Tugayı'na yenilip Gazze'den çekilmek zorunda kalmıştı.


Gazze'yi iyi bilir bu alçaklar; HAMAS'ı iyi bilir, İzzeddin Kassam'ı iyi bilir.


Onlarla uzun soluklu bir çatışmanın altından kalkamayacağını en acı bir şekilde (bizim için en tatlı bir şekilde) tecrübe etmiştir.


Onun için "Gazze'de kalıcı değiliz" deyip duruyor Siyonist İşgal Rejimi'nin sözcüleri; sanki kalıcı olmak ellerindeymiş gibi!


60 yılda başaramadıklarını birkaç gün içinde başarmak gibi bir fantezileri var.


Olabildiğince çok kan dökmek…


Olabildiğince büyük acılar çektirmek…


Olabildiğince korkunç bir kâbus yaşatmak…


Ve "Kanımızla canımızla HAMAS'ın yanındayız" diyen kahraman Gazze ahalisini davadan döndürmek!


HAMAS'ın arkasındaki halk desteğini kesmek!


Gazze'yi şeref, haysiyet, namus, izzet mücadelesinden vazgeçirmek!


Mümkün mü bu?


Şehitlerin cenazelerinde "La İlahe İllallah Veşşehid Habibullah" diye haykıran, şehadeti şerbet olarak gören Gazzelileri ölümle korkutmak, sindirmek, 'yola getirmek' mümkün mü?


Değil tabii.


HAMAS'ın seçim zaferi nedeniyle üç yıldır açlık, ilaçsızlık, karanlık, soğuk ve ölümle 'terbiye' edilmeye çalışılan Gazze'de ve dahî Batı Şeria'da halkın HAMAS'a verdiği destek sürekli artıyor.


Füzeyle vurulmuş yerde yatarken acıyla inlemek yerine şehadet parmağını kaldırıp "Eşhedu En Lailahe İllallah…" diyen o delikanlı var ya; Gazze işte odur!


"Ben her şeye kadirim" diyen sahte ilahları buruşturup çöpe atmanın adıdır Gazze!


Allah'a –yalnızca Allah'a- secde etmenin adıdır!


Allah'tan başka herkesten ve her şeyden korkanlar Gazze'yi anlayamazlar.


Ve Allah'a değil emperyalistlerin 'göz kamaştırıcı' maddi gücüne inananlar Gazze bilmecesini çözemezler.


Birçok defa yanıp kül olan Gazze her defasında küllerinden dirilmiştir.


Yine dirilecektir inşaallah.


Kanlar içinde yerde yatarken işaret parmağını kaldıran o delikanlı, buna işaret ediyor.


Calut'u bir taşla deviren Davut'a işaret ediyor…


Bedr'in aslanlarına işaret ediyor…


Sayıca küçük olan nice imanlı topluluğun sayıca büyük olan nice kâfir topluluğu yendiğine işaret ediyor…


O Kur'anî hakikatin Gazze'de inşaallah bir kere daha tecelli edeceğine işaret ediyor…


Gazze'ye acımak ne haddimize?


Gazze bize acısın.


Biz de kendimize acıyalım.


Gazze'den önce kendimiz için; Gazze'nin şerefinden, haysiyetinden, namusundan, izzetinden nasiplenmek için Gazze'nin yanında duralım.


Millet bu duruşu Gazze'yle dayanışma mitingleri ve Gazze'ye yardım kampanyaları ile sergilerken, hükümet de HAMAS liderlerini baş tacı ederek sergilesin.


'Dengeli', 'itidalli', 'mahcup' inisiyatiflere tahammülümüz yok; HAMAS lideri Halid Meşal'in Türkiye'de layıkıyla ağırlanmasını (ilk ziyaretinde maruz kaldığı saygısızlığın misliyle telafi edilmesini) istiyoruz.


Başbakan, "HAMAS'ın mesajını iletmeye hazırız" diyor…


Meşal gelsin, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden kendisi iletsin HAMAS'ın mesajını.


Meclis o meşaleyle aydınlansın.


Türkiye o meşaleyle şeref kazansın.


Mazlumların kahramanlarını açıkça, delikanlıca, yiğitçe sahiplenerek İsrail'e ve bütün zalimlere doğru dürüst bir mesaj versin Türkiye.


Siyonist Başı Şimon Peres'i mecliste konuşturarak verdiği o çirkin mesajı unuttursun. (Yeni Şafak)

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler