YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Demokrasiye gölge düştü
Demokrasiye gölge düştü
26 Mart 2010 08:21
Amerika'da sağlık reformunun yürülüğe girmesinden sonra ülke genelinde protestolar başladı.

ABD'deki yeni sağlık reformunun yürürlüğe girmesinin ardından, ülke, reforma karşı çıkanların "çirkin" eylemlerini tartışmaya başladı.

Ülke genelindeki Demokrat Parti bürolarının camlarını kırılması, milletvekillerinin bahçesine tabut bırakılması, telefonlarına nefret içeren sesli mesajlar bırakılması gibi eylemler artarken Cumhuriyetçi ve Demokratlar, bir yandan olayları kınarken bir yandan da konuyla ilgili olarak birbirlerini suçlamaktan geri kalmıyor.

ABD Başkanı Obama'nın önceliklerinden olan ve geçmesi için büyük mücadeleler verdiği yeni sağlık reformunun Temsilciler Meclisinde geçen pazar günü görüşülmesi öncesinde başlayan gösteri ve eylemler, reformun onaylanmasının ardından artmaya başladı.

Reforma karşı çıkanlar, ilk olarak hafta sonunda Kongre önünde protestolar düzenlemiş, bazı milletvekillerine bazen ırkçılığa varan sözlü sataşmalar yapılmış ve tehditler içeren pankartlar açılmıştı. Temsilciler Meclisi Genel Kurulunda da reformun geçmesinden sonra Demokrat milletvekili Bart Stupak konuşma yaparken Cumhuriyetçi Randy Neugebauer, ''bebek katili'' diye bağırmıştı.

Reformun geçmesinin ardından ise tasarıya ''evet'' diyen milletvekillerine yönelik çeşitli ''çirkin'' eylemlerin arttığı belirtiliyor. Eleştiriler fiziksel şiddete dönüşürken, en az 3 eyalette Demokrat Parti bürolarının camlarının kırıldığı, bir Kongre üyesinin seçim kampanyası merkezine nedeni anlaşılmayan bir kurşunun isabet ettiği, bir milletvekilinin bahçesine tabut bırakıldığı, Kongre üyelerinin telefonlarına nefret içeren sesli mesajlar gönderildiğine ilişkin bilgiler geliyor. Reform yasasına yönelik oyu ''hayır'' eğilimindeyken, son anda oyunu ''evet''e çeviren Demokrat milletvekili Bart Stupak'a gelen tehdit mesajlarında ''Cehenneme git'', ''bebek katili'', ''pislik'', ''umarım kanser olup ölürsün'' gibi hakaretler içeren ifadeler kullanıldığı belirtiliyor.

Demokrat Parti New York milletvekili Anthony Weiner'ın Queens'deki bölge bürosuna da içi toz dolu bir zarf ve tehdit mektubunun gönderildiği kaydedildi. Weiner, CNN'e yaptığı açıklamada, yapılan ilk testlerin tozun biyolojik madde içermediğine işaret ettiğini, ancak yine de New York polis idaresinden konuyla ilgili son sözü beklediğini ifade etti. Bürodaki çalışanların giysilerini, teste tabi tutulması için ilgili yetkililere teslim ettiği ve kendilerine özel koruyucu giysiler verildiği belirtildi.

VAKALARDAN ÖRNEKLER

Sağlık reformuyla alakalı Demokrat Parti milletvekilleri ve bürolarına karşı son günler girişildiği rapor edilen bazı tehdit ve şiddet vakaları şöyle sıralanıyor:

''-Russ Carnahan'in St.Louis'teki bürosunun bahçesine protestocularca bir tabut bırakıldı.

-Gabrielle Giffords'un Tucson'daki bürosunun kapısı tahrip edildi.

-Demokratik Ulusal Komitesi'nin New York-Rochester'daki bürosunun camı tuğlayla kırıldı.

-Kathy Dahlkemper ve John Boccieri, çeşitli kesimlerden tehditler aldıklarını açıklad.,

-Suzanne Kosmas, intihar etmesini isteyen ve içinde "sen ve ailen cehennemde çürümelisiniz" yazan e-postalar geldiğini bildirdi.

-Betty McCollum, içinde parçalanmış bir Amerikan bayrağıyla birlikte, küfürler ve ''peşini bırakmayacağım'' yazılı mesajlar içeren bir mektup aldığını söyledi.''

Milletvekillerine gönderilen tehditler arasında ırkçılık tonu içerenler de bulunuyor. Siyahi milletvekili James Clyburn, bürosuna üzerinde ilmik-urgan resmi olan bir faks mesajı geldiğini ve ev telefonundan da tehditler aldığını belirtti.

''DEMOKRASİ BU DEĞİL''

Clyburn, konuyla ilgili açıklamasında, ''Kongredeki her iki kanat olarak bir araya gelip bu maskaralığa bir son verdirmeliyiz. Demokrasi bu değil'' dedi.

Şiddet eylemleri ve tehditlerin hedefinin sadece Demokratlarla sınırlı olmadığı yönünde haberler de geliyor. Temsilciler Meclisindeki Cumhuriyetçilerin iki numarası konumundaki Eric Cantor, bugün yaptığı açıklamada, Virginia eyaletinin Richmond kentindeki bürosunun camına kurşun isabet ettiğini ve tehditler aldığını söyledi.

Cumhuriyetçi Parti milletvekili Ginny Brown Waite, bürosuna ölüm tehdidi içeren bir sesli mesajın bırakıldığını belirtirken, aynı partiden Jean Schmidt, Cumhuriyetçileri ırkçılıkla suçlayan bir sesli mesajın kaydını dinletti.

FBI ve diğer güvenlikle alakalı kurumların tehditleri incelediği, FBI'ın Virginia'dan bir milletvekilinin ağabeyinin evindeki hava gazı borusunun kesilmesinin, milletvekilinin sağlık reformuna ''evet'' oyuyla alakalı olup olmadığını araştırdığı ve en az 10 Demokrat milletvekiline ekstra koruma sağlandığı da gelen bilgiler arasında.

KARŞILIKLI SUÇLAMALAR

Sağlık reformunu protestolarının böylesine bir boyuta varması ülkedeki her kesimin tepkisini çekiyor. Olayları hem Demokratlar hem de Cumhuriyetçi kanat olayları kınayan açıklamalar yapıyor. Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi ile Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Cumhuriyetçi John Boehner, olaylarla ilgili bir görüşme yaptı ve her ikisi de yaşananları kınadı. Pelosi, ''bu tür tehditlerin ülkemizdeki sivil bir tartışmada yeri yok'' açıklamasını yaparken Boehner de, şiddet ve vandalizmi kınayarak, bu tür hareketlerin siyasi tartışmanın parçası olmaması gerektiğini söyledi. Boehner, ''İnsanların tepkilerini dile getirmelerinin yolları var, bunu yapıcı bir şekilde yapmalılar'' dedi.

Ancak iki taraf birbirlerini suçlamayı da ihmal etmiyor. Demokratlar, Cumhuriyetçileri olayları kınamakta yavaş davranmakla eleştirirken, Cumhuriyetçiler de Demokratları, tehditleri ''siyasi kazanç'' için kullanmakla itham ediyor.

Eric Cantor, konuyla ilgili olarak Demokratları, meydana gelen şiddet olaylarını ''siyasi silah'' olarak kullanarak, ''ateşe körükle'' gitmekle suçladı. Cantor'a yanıt veren Demokratik Ulusal Komitesi Sözcüsü Brad Woodhouse da Cumhuriyetçileri sağlık reformunun özünü yanlış karakterize ederek, öfkenin oluşmasına kısmen katkıda bulunmakla suçladı ve uygun davranışın şiddeti kınamak olacağını vurguladı.

Cumhuriyetçi Ulusal Komitesi Başkanı Michael Steele de Cumhuriyetçilerin sağlık reformu yasasına öfkelenmeye hakları bulunduğunu, ancak şiddete başvurmanın mesaj göndermek için yanlış bir yol olduğunu söyledi. Cumhuriyetçi Parti'nin danışmanlarından Liz Mair de protestocuları ''çizgiyi aşmakla'' eleştirdi.

Öte yandan, ABD'deki son başkanlık seçimlerinde başkan yardımcısı adayı Sarah Palin'in Facebook sayfasında yer alan mesajda, sağlık reformunun lehine oy kullanan 20 milletvekilinin seçim bölgesi ve bu bölgelerin her birinin üzerinde silahın hedef alma işareti bulunan bir haritaya yer verilmesi de Demokratların tepkisini çekti.
AA

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler