27 Mart 2017 Pazartesi
  • Altın144,263
  • BIST90.383
  • Dolar3,6117
  • Euro3,9021
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,5095
  • İstanbul7 °C
  • Ankara5 °C
  • İzmir10 °C
  • Konya6 °C
  • Adana12 °C
  • Antalya14 °C
  • Diyarbakır6 °C
  • Bursa8 °C
  • Kayseri4 °C
  • Kocaeli7 °C
  • Şanlıurfa10 °C
  • Gaziantep2 °C
  • İçel15 °C
BATI MEDENİYETİNİN ÇÖKÜŞÜNE HAZIR OLUN
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Chavez neden bu kadar çok sevildi?
Venezuela'nın merhum Devlet Başkanı Hugo Chavez, ölümünün ardından geride hem kendisini ''taparcasına'' seven büyük bir halk çoğunluğu hem de kendisini ''dikta'' olarak tanımlayan hatırı sayılır bir muhalefet bıraktı.
Chavez neden bu kadar çok sevildi?
09 Mart 2013 / 12:15 Güncelleme: 09 Mart 2013 / 12:17

 

Venezuela'nın başkenti Caracas'ta Chavez'in cenazesini izlerken karşılaştığımız manzaralar, aslında bir halkın liderine nasıl güçlü bağlandığının göstergesiydi.
 
Chavez'in mitinglerindeki kalabalığı ülkenin dört bir yanından otobüslerle getirttiği insanlarla sağladığı eleştirileri yapılmasına karşın, Chavez'in ölümünün ardından Venezuelalıların dört bir koldan, kimsenin talebi ve otobüsler olmadan başkente akın etmesi, ülkedeki Chavez sevgisinin bir gerçeği yansıttığını ortaya koymuş oldu.
 
Peki, uluslararası sahnede tartışmalı bir isim olan Chavez'in halkı tarafından bu kadar sevilmesinin nedeni neydi?
 
Genel özetle söylemek gerekirse, fakirleri de insan yerine koyması ve ülkenin petrol gelirlerinden bu kesimin de yararlanmasını sağlaması.
 
 
Yoksulların ''babası'' oldu
 
 
Chavez, özellikle yoksul kesimlerine uzanmasıyla, sadece devlet başkanı olarak değil, ülkesinin sevgisini kazanmış bir lider olarak adını Venezuela tarihine yazdı.
 
Her ne kadar bazı muhalifler Chavez'in fakirleri ''satın aldığını'' söylese de, konuştuğumuz Chavez muhalifleri bile onun iktidarının ardından ülkedeki yoksul kesimin durumunda önemli iyileşmeler olduğunu itiraf ediyor.
 
Ülkenin zenginlik kaynağı petrolün gelirlerinin yoksul kesimlere de ulaşmasını sağlayan Chavez, ayrıca, fakirlerin ücretsiz olarak devletin inşa ettiği evlerde oturmasını sağlaması, eğitim programları yürütmesi, fakir öğrenciler için okul ve burslarıyla bu kesimlerin yarasına önemli bir merhem sürmüş.
 
Hatta, Chavez'in, ülkenin yerel yemeklerinden ''Arepera''nın fakir kesimlerce daha uyguna alınabilmesi için küçük işletmelere destek çıkarması da hayli ilginç. Daha ucuza ''Arepera'' satan bu işletmelere de halk ''sosyalist Arapera'' diyor.
 
Hepsinden de öte, önceki yönetimlerde dışlanan bu kesimlerin Chavez döneminde kendilerini önemli ve ''insan'' hissetmesi, aslında Chavez'in bu kesimlere yönelik en büyük hediyesi...
 
 
Chavez taraftarlarının vefası...
 
 
O nedenle, özellikle bu kesimler, mikrofonumuzu uzatır uzatmaz Chavez'in güçlü destekçisi olarak, neredeyse tek bir ağızdan çıkarcasına özetle şunları söylüyor:
 
''Bizi kimse satın almadı, Chavez bizim liderimizdi, onu seviyoruz, o, onun idealleri hala yaşıyor, ona çok şey borçluyuz. Tüm dünyaya söyleyin, biz diktatörlük değiliz, Chavez bize sevgi ve özgürlük bıraktı, biz refah ve mutluluk içindeyiz''.
 
Bu kesimlerin saatler boyu kuyrukta, sadece Chavez'in naaşına dokunabilmek için beklemesi bile, liderlerine yönelik sevgilerinin içtenliğini gösteriyor aslında.
 
Chavez'in naaşını görmekten dönen bir Venezuelalı kadın bizi durdurarak şunu söylüyor: ''24 saat bekledim onu görmek için ama değdi, bunu dünyaya söyleyin''.
 
Başka bir destekçi ise Chavez sevgisini ''Onun bize yaptıklarını asla unutamayız'' sözleriyle dile getiriyor. Konuştuğumuz Chavez taraftarlarından birinin üzerinde durduğu diğer nokta da Chavez'in, tüm Latin Amerika'yı bir araya getirme çabası... Ona göre, Latin Amerika'nın aynı tarih ve kültüre sahip olsa da bunun keşfedilmesini sağlayan, bu ülkeleri bir araya getirmeye öncülük eden Chavez'di ve Chavez sayesinde ''daha birlik'' haline geldiler.
 
 
Gelir seviyesi düşük...
 
 
Peki hayat şartları Chavez destekçilerinin belirttiği gibi gerçekten ''rahat'' mı?
 
Ülkede asgari ücret aylık 600 dolara tekabül ediyor ki, bu da günlük 20 dolar anlamına geliyor. Ülkede en büyük işveren devlet, devletin en büyük gelir kaynağı ise petrol. Özel sektörün durumunun çok iç açıcı olmadığı belirtiliyor. Bundaki en büyük neden ise yönetimle uygun düşmedikleri takdirde şirketlerine kolayca el konulabilmesi olarak gösteriliyor.
 
Başkent Caracas'ın bakımsız ve eski görünümlü apartmanları ile gecekondu bölgelerindeki camsız, virane evler bile gelir durumunun düşüklüğünü ortaya koyuyor.
 
Ülkede zaman zaman belirli gıdaların bulunma zorluğunun yaşandığı da duyduklarımız arasında. Bunların arasında un, şeker ve hatta tuvalet kağıdı bile var.
 
Tüm bunlara rağmen Chavez destekçileri hayata olumlu bakıyor, çünkü onlara göre Chavez hayatlarının kalitesini artırdı, özellikle fakir kesim, Chavez ile birlikte ''insan yerine konulduğunu'' hissetmeye başladı. Konuştuğumuz bir taraftar Chavez ile daha çok refaha ve ülkede birliğe sahip oldukları yorumunda bulunuyor.
 
 
Peki muhalif kanatta neler oluyor 
 
 
Muhalif kanatta birçok parti bulunmasına rağmen bunlar, Chavez karşısında Demokratik Birlik Masası etrafında toplanıyordu. Chavez'i temsil eden renk kırmızı iken, muhalefetin birlik rengi ise mavi. Son devlet başkanlığı seçimlerinde muhalefetin Chavez'e hayli yaklaştığına dikkat çekiliyor. Dolayısıyla ülkedeki muhalefetin de çok zayıf olduğunu söylemek doğru olmaz.
 
Chavez, muhaliflerce sık sık ''yumuşak diktatörlük'' yapmakla eleştiriliyordu. Ama konuştuğumuz bir muhalife göre, muhalif parti de açık bir yol haritasına sahip değil.
 
Tek amaçları Chavez'i devirmek olan muhaliflerin, şimdi Chavez'in yokluğunda ne yapacağı ise merak konusu.
 
 
Dört sorun: ekonomi, güvenlik, kutuplaşma, Küba ile ilişki
 
 
Ülkedeki muhalefetin en fazla şikayet ettiği dört ana konunun şöyle sıralandığı belirtiliyor: ekonomi, ülkedeki güvenlik sorunu, ülkenin Küba ile ilişkisi ve kutuplaşma.
 
Chavez taraftarlarına göre ekonomi iyiye giderken muhalifler tam tersi görüşte. Ülkede yolsuzluğun Chavez döneminde arttığını savunan muhalifler, Venezuela'nın en büyük ihracatı olan petrolün de doğru kullanılmadığını ve ülkedeki yolsuzluğun hayli arttığını düşünüyor.
 
Muhaliflerin diğer endişe ettiği konu ise güvenlik...
 
Örneğin Venezuela'nın başkenti Caracas'ta suç oranı hayli yüksek. Rehberimiz, gündüz vakti bile hırsızlık vakalarının olduğu kentte, yerel halkın bile sokakta yalnız yürümekte çekindiğini belirtiyor. Hırsızlıkta en fazla endişe konusu ise olayın kapkaç usulünde değil, ülkede silahların cirit atması nedeniyle silahlı soygun şeklinde olması.
 
Rehberimize göre, hırsızlık başına gelen biri herşeyden önce hayatta kaldığına veya yara almadığına şükretmeli. Konuştuğumuz başka bir kişinin de konuşma ortamında ''beni de kaçırdılar'' sözünü normal bir vaka gibi söylemesi ise kentte ve ülkedeki güvenlik sorunun günlük hayata ne kadar işlediğini gösteriyor.
 
Öyle ki markete alışverişe girdiğinizde kasada kimliğinizi gösterme mecburiyetiniz bulunuyor ve çıkışta da güvenlik görevlisi alınan ürünleri tekrar kontrol ediyor.
 
Muhaliflere göre üçüncü konu ise Küba. Onlara göre, Venezuela Küba'ya çok bağlı davranıyor. Muhaliflerin diğer bir eleştirisi ise siyasi suçluların çok uzun süreler davaları görülmeden hapiste tutulması.
 
İşte iki taraf arasındaki neredeyse birbirine tamamen zıt bakışlar nedeniyle toplumdaki diğer önemli sorunun kutuplaşma olduğu belirtiliyor.
 
Bu mevcut tabloyu, Chavez'in ölümünün ardından Devlet Başkan vekili olan ve önümüzdeki seçimlerde Chavez'in partisinden başkanlığa aday olması beklenen Nicolas Maduro'nun ne kadar etkileyeceği ve değiştireceği de henüz net değil.
 
Maduro, çok radikal bulunmuyor, uzlaşmacı bir kişilik olarak görülüyor, ama toplumu bir araya getirip getiremeyeceği hala belirsiz.
 
Özellikle ülkeyi önümüzdeki günlerde seçimlerin beklediği düşünüldüğünde, ülke siyasetinin gideceği noktanın çok açık olmadığı ve daha çok Maduro'nın Chavez'in yolundan mı gideceği yoksa kendi yolunu mu çizeceği sorusuna odaklanıyor.
 
 
AA
 
Etiketler: ,
diktatör chavez...
 // ibrahim çelikoğlu
Diktatörde olsa,Ahmedi Nejat ile dünyayı kurtrdı.AB ve ABD'yi çökertti. İnsan aklına "acba hayatı ilemi ödedi başarısını?"demeden geçemiyor......
09 Mart 2013 18:42
DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler