YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Ben de Erdoğan'a oy verirdim"
12 Haziran genel seçimlerinde AK Parti'nin birinci olarak çıkmasını "bariz bir zafer" olarak yorumlayan Amerikalı Türkiye uzmanı, CHP'nin oylarını yüzde 5 oranında artırmasını başarı olarak yorumladı.
"Ben de Erdoğan'a oy verirdim"
15 Haziran 2011 / 08:20 Güncelleme: 15 Haziran 2011 / 08:50

ABD'deki düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyi uzmanı Steven Cook, seçimlerin AK Parti ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için "bariz bir zafer" olduğunu, sadece 1 yıldır CHP'nin başında olmasına ve iç muhalefete rağmen Kemal Kılıçdaroğlu'nun da oyunu yüzde 5 artırmasını başarı olarak gördüğünü söyledi.

Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı'nın (SETA) Washington ofisi tarafından "Türkiye'deki Seçimlerin Analizi" başlıklı toplantı düzenlendi.

Cook, burada yaptığı konuşmada, AK Parti ve özellikle Başbakan Erdoğan'ın "siyasi arenanın ustaları" olduğunu gösterdiklerini belirtti. 

Başbakan Erdoğan'ı "kendi döneminin belki de en önemli ve usta Türk politikacısı, yeni anayasa yazımıyla belki de kendisini Türkiye'nin tarihindeki en büyük liderlerinden biri haline getirebilecek biri ve mükemmel bir mücadeleci Türk siyasetçisi" olarak tanımlayan Cook, "Kendisi ile 2 kez görüştüm. Ben de kendisine oy verebilirdim" dedi.

Cook, Meclis'te sandalye sayısı biraz düşse de seçim sonuçlarının, AK Parti ve Başbakan Erdoğan için bariz bir zafer olduğunu kaydetti.

"SADECE 1 YILLIK SÜREDE GAYET İYİ BİR SONUÇ"

Seçim öncesinde, henüz çok kısa süre önce yenilenme sürecine başlayan CHP için yüzde 30 oy oranı öngörerek abartı yapıldığını belirten Cook, "Ama, özellikle parti içinde kendisine yönelik karşıtlar olduğu ve sadece 1 yıldır partinin başında bulunduğu düşünüldüğünde, Kılıçdaroğlu'nun oyunu yüzde 5 artırması gayet iyi bence" dedi.

CHP'nin yenilenme sürecine devam etmesi gerektiğini ifade eden Cook, Türkiye'nin 10-15 yıl öncesine göre daha karmaşık, farklılıklar içeren, canlı toplum yapısı düşünüldüğünde, CHP'nin "yeniden doğum" sürecinin uzun zaman alabileceğini kaydetti.

Cook, CHP'nin "Kemalizmin kalesi" olduğu düşünüldüğünde de kendisini "post-kemalist" bir parti olarak yeniden inşa etmesinin biraz daha zor olacağını dile getirdi.

"Seçim burda olsaydı kim kazanırdı " sorusu üzerine de Cook, "Washington'da AK Parti kazanırdı ama daha yakın bir oranla. CHP o zaman umduğu yüzde 30'u kesinlikle geçerdi. Belki de Kemal Kılıçdaroğlu, burada yarışmalı" dedi.

"WASHINGTON YENİ ANAYASAYA DESTEK VERİYOR"

Washington'ın da yeni Anayasa yapılmasını Türkiye açısından ileri bir adım olarak gördüğünü ve bu süreci desteklediğini söyleyen Cook, bir soru üzerine, Anayasa'nın referanduma götürülmesi halinde, kabul edilme şansının yüksek olduğunu kaydetti.

Cook, Türkiye-ABD ilişkileriyle ilgili soru üzerine, Türkiye'nin, "talepkar devlet" olmaktan uzaklaşıp bir "ortak veya zaman zaman rekabetçi ülke" haline gelmeye başlamasıyla, iki ülke ilişkilerinin giderek daha olgunlaşmaya ve normalleşmeye doğru gittiğini söyledi.

Önümüzdeki süreçte, Washington-Ankara arasında çok iyi işbirlikleri olacağını ama bazen anlaşmazlıklar da görülebileceğini belirten Cook, ancak bunun Türkiye'nin önemini azaltmayacağını kaydetti.

Cook, Economist dergisinin seçimlerle ilgili yazısına dair soru üzerine, ''Başbakan Erdoğan'ın, rutin bir yazıdan dolayı dergiyle kapışmasının kendisine tuhaf geldiğini'' söyledi. Başbakan Erdoğan'ın dergiye yönelik sözlerini "rahatsız edici" bulduğunu ifade eden Cook, "Erdoğan'ın son 9 yıldır dergi kendisi hakkında övücü yazılar yazarken bu sözleri neden söylemediğini" sordu ve "Erdoğan'ın yanında ne zaman susmasının uygun olacağını söylemesi gereken bir dosta ihtiyacı olduğu" yorumunda bulundu.

"GAZETECİ TUTUKLAMASI LEKE OLARAK KALACAK"

Cook, Türkiye'deki gazeteci tutuklamalarına yönelik soru üzerine, "AK Parti ve destekçilerinin, gazetecilerin tutuklanmasına yönelik sundukları çeşitli gerekçelerin tatmin edici olmadığını" savundu.

"Sorunun kanunlardan kaynaklandığı ve devletin bu konuda bir şey yapamayacağı", "gazetecilerin mesleklerinden dolayı tutuklu olmadığı" gibi sözlerin birer "kılıf" olduğunu ve bu konudaki soru işaretlerini artırdığını öne süren Cook, "9 yıldır iktidarda olan hükümetin, bu sürede kanunları rahatlıkla değiştirebileceğini" kaydetti.

Cook, "Bunlar en iyi bakışla, Türkiye'nin yarı otoriter rejimden demokratik sisteme geçmesinin yansıması olabilir ama bunun daha demokratik sistemle sonuçlanacağından emin değiliz. Yeni Anayasanın nasıl yapacağı bunun testi olacak. Umarım bu konuda korumalar Anayasa'ya konur" dedi.

Türk gazetecilerin kendi meslektaşlarının tutuklanmasına çok fazla tepki göstermemesinin de kendisine çok tuhaf geldiğini ifade eden Cook, "Son 10 yılda çok büyük işler başarmış bir hükümet için, ne tür argümanlar sunarlarsa sunsunlar, bu konu bir leke olarak kalacak" dedi.

YENİ ANAYASA İÇİN 5 SENARYO...

İstanbul Şehir Üniversitesi öğretim üyesi Burhanettin Duran da, Anayasa yazım sürecine yönelik 5 senaryo ortaya koydu.

Birinci senaryoda AK Parti'nin bazı bağımsız milletvekillerinin desteğini alarak Anayasa'yı referanduma götürebileceğini, ancak polemikleri artıracak olması nedeniyle bu ihtimali beklemediğini belirten Duran, ikinci senaryo olan AK Parti-CHP işbirliğini, "kolay olmayan ama en iyi seçenek" şeklinde tanımladı.

Üçüncü olarak, olası AK Parti-BDP işbirliğinin ise Kürt meselesine katkı sağlama dışında genel soruna çözüm getirmeyeceğini ifade eden Duran, olası AK Parti-MHP işbirliğinin ise Kürt sorununu çözmeyeceğini, son seçenek olan yeni Anayasa çıkaramamanın da aslında en kötü ama gerçeklik olasılığı da bulunan bir ihtimal olduğunu kaydetti.

AA

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler