23 Mayıs 2017 Salı
  • Altın144,302
  • BIST96.400
  • Dolar3,5616
  • Euro4,0009
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6274
  • İstanbul15 °C
  • Ankara8 °C
  • İzmir17 °C
  • Konya8 °C
  • Adana17 °C
  • Antalya17 °C
  • Diyarbakır13 °C
  • Bursa15 °C
  • Kayseri10 °C
  • Kocaeli13 °C
  • Şanlıurfa14 °C
  • Gaziantep13 °C
  • İçel17 °C
ABD’DE NE OLDU, NE OLACAK?
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bakan'dan NATO açıklaması
Bakan'dan NATO açıklaması
20 Şubat 2012 15:16
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, ''Türkiye'nin NATO üyeliği ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu...

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, ''Türkiye'nin NATO üyeliği ülkemizin uluslararası kimliğinin bir parçasıdır. Bu kapsamda, uluslararası güvenlik ve savunma politikalarımızın temel taşlarından biri olma özelliğini sürdüren NATO üyeliği, Türkiye için büyük önem arz etmektedir ve bu önem her geçen gün artmaktadır'' dedi.

Yılmaz, İstanbul Aydın Üniversitesi'nde düzenlenen ''NATO'nun Gelecekteki Rolü ve Türkiye için Anlamı'' konulu sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin NATO'ya savaşmak için girmediğini, soğuk savaş döneminde ortaya çıkmış olan iki büyük kamp arasında akıbeti belirsiz durumda kalan Türkiye'nin, bundan kurtulmak isteğiyle NATO'yu seçtiğini anlattı. Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti'nin, kurulduğu günden itibaren Mustafa Kemal Atatürk'ün belirlediği hedefler doğrultusunda dünya uluslar ailesinin eşit haklara sahip onurlu bir üyesi olarak çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma yolunda azim ve kararlılıkla ilerlediğini belirtti.

Bu çerçevede Türkiye'nin milli savunma politikasını yönlendiren temel ilkenin, ''Yurtta sulh, cihanda sulh'' olduğunu vurgulayan Yılmaz,  ''Türkiye bu ilke doğrultusunda güçlü, istikrarlı, demokratik ve çağdaş ve bilimin ışığında kendi güvenliğini sağlamayı ve çevresinde de barışa ve güvenliğe katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Türkiye bir yandan ulusal bağımsızlığı, egemenliği ve hayati çıkarlarını korurken, diğer yandan uluslararası ilişkilerini ikili ve çok taraflı olarak sürdürmektedir'' şeklinde konuştu.

1949 yılında NATO'nun güvenlik ortamındaki değişimlerin neticesinde etki alanını genişlettiğini ifade eden Yılmaz, şu an 28 üyesi olan NATO'nun, dünyanın farklı bölgelerine yönelik değişik ortaklık mekanizmalarına sahip olduğunu kaydetti.

Başlangıçta bölgesel bir savunma örgütü olan NATO'nun, şu anda küresel bir güvenlik örgütü olma kararlılığında olduğunu vurgulayan Yılmaz, NATO'nun yeni üyelikler konusunda izlediği açık kapı politikasının da bu hedefe hizmet ettiğini söyledi.

Yılmaz, ''İstiyoruz ki Balkanlar'dan her ülke, Ortadoğu'dan her ülke katılsın. Gürcistan, Kosova, Bosna Hersek, Makedonya aday... İstiyoruz ki açık kapıdan herkes bu güvenlik örgütünün ortağı olsun''' şeklinde konuştu.

Türkiye'nin NATO'nun önemli bir üyesi olduğuna dikkati çeken Bakan Yılmaz, Türkiye'nin, doğu blokuna karşı hem Avrupa'nın hem de NATO'nun güvenlik ve savunmasında önemli rol oynadığını belirtti.

Yılmaz, Türkiye'nin bu dönemde izlediği politikalarla aynı zamanda doğu ile batı bloku arasındaki tansiyonun düşmesine neden olduğunu anlattı. Soğuk savaş sonrası dönemde konvansiyonel tehdidin büyük ölçüde azaldığını, ancak terörizmin, bölgesel istikrarsızlıkların, radikal akımların, örgütlü suçların, uyuşturucu ve insan kaçakçılığının, yasa dışı göçün ve kitle imha silahlarının yayılması gibi tehditlerin ortaya çıktığını aktaran Yılmaz, bunlara karşı hiçbir ülkenin tek başına mücadele edebilmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla uluslararası işbirliğinin gerekli olduğunu kaydetti.

Yılmaz, küresel boyut kazanan bu risk ve tehditlere karşı NATO'nun mücadele etmesi gerektiğinin ortaya çıktığına işaret ederek, ''NATO'nun yeni güvenlik ortamına kendini uyarlama ihtiyacının gereği olarak kapsamlı bir dönüşüm başlatmıştır'' dedi.

Lizbon zirvesinde NATO'nun caydırıcılığına katkı sağlamak üzere balistik füze tehdidine karşı bir savunma sisteminin geliştirilmesinin kararlaştırıldığını, Türkiye'nin de bu konudaki çalışmalara başından itibaren destek verdiğini ve aktif olarak katkıda bulunduğunu anlatan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bu çerçevede Amerika Birleşik Devletleri tarafından NATO'ya tahsis edilen 'Erken Uyarı Radarı' da ülkemizde konuşlandırılmıştır. Türkiye'nin, ittifak üyelerinin müşterek güvenliğini amaçlayan ve hiçbir ülkeyi hedef almayan bu radara ev sahipliği yapması ülkemizin kolektif savunma sistemine yaptığı katkının bir göstergesidir.''

NATO'nun bir iç dönüşüm sürecinde olduğunu dile getiren Yılmaz, aynı zamanda ''akıllı savunma girişiminin de başlatıldığını kaydederek, bu sistemle de harcamaların önceliklerle yönlendirilmesi, çok uluslu çözümlerin teşvik edilmesi ve bazı müttefiklerin belirli alanlarda uzmanlaştırılmasının amaçlandığını bildirdi.

NATO bütçesine katkı payı oranıyla Türkiye, 8. sırada

Bakan Yılmaz, Türkiye'nin NATO bütçesine yüzde 3,68'lik katkı payı oranıyla tüm müttefikler arasında 8. sırada yer aldığını dile getirerek, ''Bunun yanında yeni stratejik konseptte belirtilen işbirliği ve güvenlik konusunda da Türkiye bölgesinde önemli görevler üstlenerek barışa ve istikrara önemli katkılarda bulunmaktadır'' dedi.

Olası krizlere anında ve etkili müdahale etme imkanı sağlayan yeteneklerin geliştirilmesinin, NATO'nun dönüşüm çalışmalarının temelini oluşturduğunu söyleyen Yılmaz, bu kapsamda Türkiye'nin İzmir'de Kara Komutanlığına ev sahipliği yaparak NATO komuta yapısına, İstanbul'da yüksek hazırlık düzeyindeki bir kuvvet karargahına sahip olmak suretiyle de NATO kuvvet yapısına önemli katkılarda bulunduğunu vurguladı.

Bakan Yılmaz, tehditler ve tehditlerle mücadelede kullanılan yöntemler değişirken ittifakın asıl fonksiyonu olan kolektif savunma ilkesinin değiştirilmeden devam ettirildiğini aktararak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Hali hazırda NATO, Türkiye'nin de aktif katılımıyla Afganistan'da, Kosova'da, Somali açıklarında ve Akdeniz'deki  harekatlarına devam etmektedir. NATO geçmişten günümüze uzanan süreçte müttefikler için olduğu gibi Türkiye için de önemli bir güvenlik teminatıdır. Türkiye, 60 yıldır bu ittifakın önemli bir parçası olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Uluslararası barışın sağlanması ve korunmasına verdiği önem çerçevesinde NATO her türlü çabayı sarf etmedir. Türkiye'nin NATO üyeliği ülkemizin uluslararası kimliğinin bir parçasıdır. Bu kapsamda, uluslararası güvenlik ve savunma politikalarımızın temel taşlarından biri olma özelliğini sürdüren NATO üyeliği Türkiye için büyük önem arz etmektedir ve bu önem her geçen gün artmaktadır.''

Yılmaz'a protesto

Bu arada, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, konuşmasını yapmaya başladığı sırada salonda oturan 3-4 kişilik grup ayağa kalkarak, ''Füze kalkanı değil, demokratik liderlik istiyoruz'' yazılı pankart açtı. Aynı zamanda slogan atan grup, polis ve üniversitenin özel güvenlik güçlerince salondan dışarı çıkarıldı.

Yılmaz'ın konuşmasını tamamladıktan sonra kürsüye çıkarak söz alan Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Mustafa Aydın, bu olayın yaşanmasına engel olamadıkları için çok üzgün olduğunu dile getirerek, kendi öğrencilerinden olmayan, dışarıdan gelen birkaç katılımcının yaptığı bu protesto nedeniyle Bakan Yılmaz ve salondakilerden özür diledi. 

Bunun üzerine İsmet Yılmaz da, üniversitelerin özgür düşüncelerin söylendiği yerler olduğunu ifade ederek, ''Burada bir arkadaşın kalkıp NATO'nun Türkiye'nin güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söylemesi çok doğaldır. Bizce de bu gerçeği yansıtmaktadır ama pekala NATO üyesi olmanın Türkiye'ye hiçbir katkı sağlamadığını da birileri dile getirebilir. Dolayısıyla özgür fikre karşı açık olmamız lazım. Demokratik çerçeve içerisinde tepkisinin koymasından daha doğal bir şey yoktur. Yani alışmamız lazım'' şeklinde konuştu. (AA)

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler