YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Abant Platformu, Erbil’de barışı tartıştı
Abant Platformu, Erbil’de barışı tartıştı
Abant Platformu, Erbil’de barışı tartıştı
16 Şubat 2009 / 15:45 Güncelleme: 16 Şubat 2009 / 00:00

Abant Platformu'nun 18. toplantısı 'Barış ve Geleceği Birlikte Aramak', bu kez Erbil'de gerçekleştiriliyor. Toplantının içeriği ve verilen barış mesajları bir tarafa, zamanlaması ve mekanı başlı başına çok kritik. Irak ve kuzeydeki Kürt bölgesi açısından önemli bir süreç işliyor.


ABD'deki yeni yönetimin çekilme takvimi konusundaki kararlılığı, yerel seçimlerden federalizm ve İran yanlılarının güç kaybederek çıkması gibi gelişmeler, gözleri ülkenin kuzeyine çevirmiş durumda. Abant Toplantısı'ndan üç gün önce İran'dan Erbil'e ilk dışişleri bakanı seviyesinde ziyaret gerçekleşti. Bölgesel Yönetim'in Başbakanı Mesud Barzani ile görüşen Dışişleri Bakanı Manuçehr Muttaki, bölge ile ekonomik ve ikili ilişkileri geliştirmek istediklerinin altını çizdikten sonra Erbil'de faaliyet gösteren konsolosluklarının yanı sıra bölgenin ikinci büyük merkezi olan Süleymaniye'ye bir konsolosluk açacaklarını söyledi. Görüşmede terör örgütü PKK'nın İran'a yönelik faaliyet gösteren kolu PJAK konusu da ele alındı.


Türkiye, 2003'teki işgalinden sonra soğuk ilişkilere sahip olduğu bölgesel yönetime yönelik geçtiğimiz yıl önemli bir açılım yapmıştı. Bölgesel yönetimle ilk resmî temas ve Irak'ın Kürt kökenli Devlet Başkanı Celal Talabani'nin Ankara ziyaretinin ardından, ekim ayında Türkiye'nin Irak Özel Temsilcisi Murat Özçelik, Bağdat'ta bölgesel yönetimin lideri Barzani ile görüşmüştü. Özçelik, geçtiğimiz ay da bölgesel yönetimin merkezi Erbil ve Süleymaniye'de temaslarda bulunmuştu. İran'ın aksine Türkiye'nin henüz Erbil ve Süleymaniye'de konsolosluğu bulunmuyor; ancak bu yönde hazırlık yapılıyor.


Böylesi kritik bir dönemde iki tarafın aydınlarının öncülüğünde Erbil'de gerçekleşen Abant Toplantısı'na Türkiye'nin Musul Başkonsolosu Hüseyin Avni Botsalı'nın katılması da önemli bir mesaj olarak yorumlanıyor. Botsalı'nın 3 yıldır Irak'ta görevli olmasına rağmen Erbil'i ikinci kez ziyaret ettiğini söylemesi, geçmişteki anormal durumun yansıması gibi. Botsalı'nın Ankara'nın toplantıya ilişkin memnuniyetini aktarması ise ilişkilerin rayına oturmakta olduğunun bir göstergesi.


Aslında ilişkilerin hızlı bir yükseliş yapması için tüm şartlar hazır. Şantiyeye dönen Erbil ve Süleymaniye sokaklarındaki tabelalar işadamları ve gönüllülerin Ankara'yı beklemeden attığı adımların ne kadar isabetli olduğunu ortaya koyar nitelikte. Türk şirketlerin inşa ettiği binalar ve reklamları... Türk müteşebbisler 1990'ların ikinci yarısından beri bölgede eğitim faaliyetlerinde bulunuyor. Kerkük, Erbil ve Süleymaniye'deki kolejlere geçtiğimiz yıl Erbil'de Işık Üniversitesi de eklenmişti.


AYNI GEMİDEYİZ BİRBİRİMİZDEN FARKIMIZ YOK


Erbil ve Süleymaniye kentlerinde toplantı öncesi görüştüğümüz yetkililerin heyecanı da bölgenin bu konuda ne kadar hazır olduğunu gösteriyor. Türkiye'nin renklerini temsil eden 100 kadar aydının yanı sıra Iraklı katılımcıların tıklım tıklım doldurduğu salondaki açılış töreninde konuşan Bölgesel Yönetim'in Kültür Bakanı Falakaddin Kakeyi'nin "Uzun yıllardan beri bu güzel günü bekliyorduk." sözleri bunun en somut yansımasıydı.


Gerek Abant Platformu Düzenleme Kurulu Üyesi Mümtaz'er Türköne'nin gerek Musul başkonsolosumuz Botsalı'nın gerekse Iraklı yetkili ve organizatörlerin konuşmalarında, "Birbirimizden farkımız yok. Aynı gemideyiz. Önyargıları yıkmak gerekiyor. Bu da bu tür toplantıların devam etmesinden geçiyor. Türkiye Irak'ın Avrupa'ya açılan kapısı ve bu kapı her zaman açık olacak." vurgularının ön plana çıkması, toplantının ne kadar isabetli olduğunun kanıtı. Bir diğer unsur ise Kürt yetkili ve aydınların Türkiye'de son dönemde TRT 6 ve Kürdoloji bölümlerinin kurulması planları gibi Kürt sorunu konusunda atılan adımlardan duydukları memnuniyeti her zeminde dile getirmeleri. Zira bu konu, Türkiye'nin bölge ile ilişkilerinin rayına oturmasında önemli faktörlerden biri olarak zikrediliyor.


Bölge ile ilişkileri zehirleyen terör örgütü PKK meselesi konusunda bölgesel yönetimin giderek hassaslaştığı sinyalleri geliyor. 14 Şubat 'Sevgililer Günü'nde başlaması gereken konferansın teknik sebeplerden dolayı 15 Şubat'ta başlamasını 'Özellikle Abdullah Öcalan'ın yakalanışının yıldönümüne denk getirildi' şeklinde yorumlayan terör örgütü, bölgedeki yayın organlarında aleyhte yayınlar yaptırdı. Söz konusu haberler ve girişimlere rağmen bölgesel yönetimin bu grupların gösteri yapma girişimlerine izin vermemesi bu yönde dikkat çeken bir gelişme olarak not ediliyor.


IKYB'deki kriz Abant’i etkiledi


Irak'ın kuzeyindeki bölgesel Kürdistan yönetiminin Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği Partisi'nin (IKYB) merkezi konumundaki Süleymaniye'de önemli bir kriz yaşanıyor. Abant Toplantısı'nın açılışında Bölgesel Yönetim'in Başbakanı Neçirvan Barzani'nin konuşma yapması bekleniyordu. Ancak Novşirvan Mustafa ve Kosret Resul'ün kanatlarının IKYB politbüro üyeliğinden istifa ettikleri için bir kriz ortamı oluştu. Bu sorunla meşgul olan Barzani, toplantıya katılamadı. Kürt kaynaklar, IKYB lideri ve Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin oğlu Kubat Talabani'ye veya Kosret Resul'ün oğluna bıraktığı bir vasiyet mektubunun krize yol açtığını bildiriyor. Zaman'a konuşan IKYB Dış ilişkiler Sorumlusu Sarko Osman, parti içinde bazı anlaşmazlıklar olduğunu doğrularken, mektup iddialarını yalanladı. (Zaman)


GÜLEN: ZORLUK BUNDAN SONRA BAŞLIYOR


Erbil'deki toplantıya Fethullah Gülen Hocaefendi de mesaj gönderdi. Mesajı okuyan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Mustafa Yeşil, Gülen'in Abant Platformu tarafından düzenlenen toplantılara ilk kez mesaj gönderdiğini söyledi. Gülen'in mesajı şöyle:


"Kıymetli katılımcılar, değerli akademisyen, siyaset ve düşünce adamları; sizleri yüce Mevlâ'nın sonsuz selamı ile selamlarım.


Erbil tarihî, kültürel, insanî ve toplumsal değerler bakımından dünyanın en zengin ve mümbit bölgelerinden birisidir. Kadimde çok önemli medeniyetlere ev sahipliği yapmış sosyal ve siyasal roller üstlenmiştir.


Abant Platformu ve değerli katılımcılarını, bölgeye gösterdiği yakın ilgi ve alakadan dolayı tebrik ediyorum. Zira bugün Erbil, tarihî günlerinde olduğu gibi kültürel, ticarî ve eğitim faaliyetleri ile göz doldurmaktadır. Karşılıklı ilişkilerin geliştirilmesine ve stratejik bir coğrafyaya vücut vermektedir. Kardeşlik, dayanışma ve yardımlaşma aynı coğrafyayı paylaşan insanların vazgeçemeyecekleri ve ertelemeyecekleri kadar ehemmiyetli evrensel ve insanî dinamiklerdendir. Bugün ortak bir akıl ve tavır üretmek için çok fazla saiklerimiz mevcuttur.


Son asırda bölge uluslararası yoğun bir siyasî ilgiye mazhar olmuştur. Şüphesiz savaş da barış da farklı insanî ve uluslararası ilişkiler öğretmekte ve ciddi kazanımlar sağlamaktadır. Getirdiği dramların yanında belki öğretici, insanı olgunlaştırıcı yanları da mevcuttur. Fakat eninde sonunda toplumsal hayata; yani normalleşme sürecine geri dönmek gerekmektedir.


Şüphesiz esas zorluk bundan sonra başlayacaktır. Ciddi fedakârlık, sabır ve tahammül gerekir. Türkiye'de binler hatta milyonlar bu coğrafyaya zihnen, fikren ve manen alaka duymaktadırlar. Karşılıklı kardeşlik, yakın dostluk ve komşuluk ilişkileri içerisinde terettüp edecek her fedakârlığa, tecrübe alışverişine ve bilgi paylaşımına açık yüreklilikle ilgi göstermektedirler.


Umarım bu toplantı, kısa zamanda toplumsal ve kültürel neticeler ve semerelere vesile olur. Yöre halkının maddi-manevi sıkıntılarının azalmasına, bölgedeki acıların dinmesine bir nebze de olsa katkıda bulunur. Bu vesile ile tüm katılımcıları gönülden kutlar, Erbil'i temsil eden mümtaz şahsiyetleri ve ilim adamlarını da hürmetle selamlar; konukseverliğinizin bereketli bir atılıma ve muvaffakiyete vesile olmasını yüce Mevlâ'dan niyaz ederim. Allah'ın sonsuz selamı ile..."


İşte Abant Platformu'nun sonuç değerlendirmesi


 


 

DÜNYA Kategorisindeki Diğer Haberler