YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Yeşil'i 2003'te görmüş
Aksu öğretmenlikten emekli olduktan sonra 2003 yılında haziran ayının ilk haftasında tatile gittiği Marmaris'te Yeşil'i gördüğü iddia etti
Yeşil'i 2003'te görmüş
09 Ekim 2010 / 23:18 Güncelleme: 09 Ekim 2010 / 23:19

Susurluk kazası ile ilgili çıkan haberlerde 'Yeşil' kod adı ile bilinen Mahmut Yıldırım ile  7 yıl önce Muğla'da görüştüklerini ileri süren Büyük Birlik Partisi İzmir Torbalı İlçe Başkanı Osman Aksu, Yeşil ile karşılaşma anını düzenlediği basın toplantısı ile anlattı.

Aksu, Yeşil ile tanışıklığının 1975 yılına dayandığını ve 7 yıl önce de Marmaris'te Yeşil'in kendisini tanıdığını belirterek; "Bana Osman Hoca diye hitap etti. Ben de sen Mahmut Yıldırım mısın ? diye sordum" dedi. 
 

Başkan Aksu öğretmenlikten emekli olduktan sonra 2003 yılında haziran ayının ilk haftasında tatile gittiği Marmaris'te Yeşil'i gördüğü anı şöyle anlattı: "

Sene 1975. Sivas'ın merkez bir köyünde öğretmenlik yapıyordum, Güz zamanı idi. Öğrencilerimin kitaplarını almak için şehre gittim. O dönemde siyasi fikir çatışmaları çok yoğundu. Kitaplarımı aldıktan sonra bir otobüs şirketinin kafeteryasında öğretmen arkadaşlarım ile selamlaşırken oradan geçen biri 'Bu mu faşist Erzurumlu' dedi. Kolumdan tuttu. O sırada 5-6 kişi olup beni dışarı çıkardılar. O esnada bana vurdular. Bir yaşlı amca ile bir delikanlı araya girdi. Bu genç arkadaş beni aldı kahvehaneye oturduk. Kısaca sohbet ettik. Adımı söyledim. O da kendisinin Mahmut Yıldırım diye tanıttı. 23-24 yaşlarındaydık. Beni feci bir dayaktan kurtardığı için ben de bir insan olarak o zamanlar kendisine minnet borcu duyuyordum. Maaşımı almak için şehre gittiğim zamanlarda denk gelirsek onun oturduğu kahvehaneye gider sohbet ederdik. 
 

"BENİ TANIYAN OYDU"

2003 yılında öğretmenlikten emekli olduktan sonra Haziran ayında tatile gitmek için birkaç günlüğüne Marmaris, Bodrum taraflarına gitmek istedim. Daha sonra Marmaris'te gezerken bahçeli bir kafede oturdum. Bana uzak bir masada birkaç kişi oturuyordu. o oturanlardan birisi bana gözlerini kısarak baktı ve gülümsedi. Sonra yanındaki delikanlı kulağına bir şeyler söyledi. Yanına gittim ve 'Hayırdır beyefendi beni birine mi benzettiniz yoksa tanışıyor muyuz?' diye sordum. Bana 'Öğretmen misin?' diye sordu. 'Evet' dedim. 'Sivas'ta bulundun mu?' dedi. Ben de 'Evet' dedim. 'Tanıdım seni Osman Hoca' dedi. Ben de teklif beklemeden masalarına oturdum. Sohbet esnasında 'Siz Mahmut Yıldırım Bey misiniz?' diye sorduğumda bana dizime dokunarak 'İnsan insana benzer" diye cevap verdi. Ancak ben onun 1975 yılında tanıdığım Mahmut Yıldırım olduğundan emindim. Yine sohbet esnasında 'Mahmut Bey' diye hitap ettiğimde bu defa eli ile omuzlarımı sıkarak 'İnsan insana benzer diye dedik ya" şeklinde daha sert bir ifadede bulundu. Daha sonra yanındaki genç bir delikanlıya 'Vaktimiz var mı?'diye soru sordu. O delikanlı da 'Uygun görürseniz gidelim' dedi. Ve Mahmut Yıldırım bana dönerek, 'Benim yatta bir işim var, gitmek zorundayım. Kendine iyi bak Osman Hoca" dedi ve gitti. Ben kendisi ile yatta görüşmedim. Tesadüf bir karşılaşma oldu. Ve beni tanıyan O idi, ben değil.  İHA
 


 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler