YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Türkiye'de azınlık haklarında iyileşme var ama yet
Türkiye'de azınlık haklarında iyileşme var ama yet
Türkiye'de azınlık haklarında iyileşme var ama yet
25 Eylül 2008 / 08:39 Güncelleme: 25 Eylül 2008 / 00:00

Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye'nin AB üyesi olması halinde ''Ortodoks dünyasının merkezine ev sahipliği yapmanın avantajlarından faydalanacağını'' söyledi.


2008 Avrupa Kültürlerarası Diyalog Yılı etkinlikleri kapsamında Hristiyanları temsilen Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kuruluna ''ekümenlik'' sıfatıyla hitap eden Bartholomeos, AP Başkanı Hans-Gert Pöttering ile ortak basın toplantısı düzenledi.


Asya ve Avrupa'yı birbirine bağlayan Türkiye'nin Doğu ve Batı ile Hristiyanlık ve İslam arasında köprü vazifesi görebileceğini belirten Bartholomeos, Türk halkının büyük çoğunluğunun Müslüman olmasının AB üyeliğine engel teşkil etmemesi gerektiğini ifade etti.


''Bütünüyle uygulanmasa da'' Türkiye'nin laiklik ilkesini anayasal güvence altına aldığını ve AB yolunda önemli reformlar yaptığını hatırlatan Bartholomeos, ''(Türkiye'nin) Tam anlamıyla demokratik, insan haklarına ve dini özgürlüklere saygılı bir ülke olabilmesi için daha yapılacak çok şey var'' diye konuştu.


''Türkiye'nin tam üyeliğinden mi, yoksa imtiyazlı ortaklıktan mı yana olduğunun'' sorulması üzerine, siyasi konulara girmek istemediğini belirten Bartholomeos, ''Türkiye'de yaşayan biri olarak Türk halkının çoğunluğu gibi gerekli kriterlerin karşılanması koşuluyla tam üyelikten yana olduğunu'' söyledi.


Son Vakıflar Kanunu'nu olumlu karşılasalar da, Türkiye'de dini özgürlüklerle ilgili ''hala ciddi sorunlar'' yaşadıklarını anlatan Bartholomeos, ''AB'ye tam üye olacak bir ülke 17 yüzyıllık geçmişe sahip ekümenlik patrikhanesi gibi azınlık haklarına bütünüyle saygı göstermelidir. Ortodoks dünyasının merkezinin topraklarında bulunması Türkiye için ayrıcalık ve onurdur. Türkiye AB üyesi olduğunda Ortodoks dünyasına ev sahipliği yapmanın avantajlarından faydalanacak'' şeklinde konuştu.


Heybeliada ruhban okulunun açılmamasının patrikhanenin geleceğini tehdit ettiğini ileri süren Bartholomeos, ''Burada tüm dünyadan gelen öğrencilerden bahsediyoruz. Ülkelerine döndüklerinde Müslüman bir ülkede özgürce eğitim aldıklarını anlatacaklar. Bu, Türkiye'nin çıkarına. Türkiye için iyi niyet elçisi olacaklardır'' dedi.


Karşılaştıkları diğer sorunlar olarak dini vakıfların yönetiminin Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilmesini ve kilise mülklerinin iade edilmemesinden bahseden Bartholomeos, hükümetin çözüm iradesinden memnuniyet duyduklarını ve bunun muhalefet partilerince de paylaşılmasını beklediklerini kaydetti.


Bartholomeos, 70 milyonluk bir ülkede tehdit değil zenginlik olarak görülmek istediklerini söyledi. Kıbrıs sorununa çözüm bulunamamasının da kendilerini olumsuz etkilediğini belirten Bartholomeos, Kıbrıs'ta iki halkın 30 yıl önce dostça yaşadığını ifade etti ve adada başlayan kapsamlı çözüm müzakerelerinin siyasi sorunları çözmesi ve ''30 yıl önceki atmosfere dönülmesiyle sonuçlanması'' beklentisini dile getirdi.


AP BAŞKANI PÖTTERİNG
AP Başkanı Hans-Gert Pöttering ise Kıbrıs'ta federasyonla sonuçlanacak bir çözüm konusunda umutlu olduğunu, Türkiye'nin liman ve havalimanlarını Kıbrıs Rum kesiminin kullanımına açması taahhüdünü yerine getirmesi gerektiğini söyledi.


Pöttering, ''Türkiye ile dostça ilişkilerimiz var. Türkiye AB'ye üye olmak istiyor. AB Türkiye'ye katılmayacak. Üye olmak isteyen AB'nin değerlerini benimsemeli'' diye konuştu.


Almanya'da birçok cami bulunduğunu ve Köln kentinde oldukça büyük bir cami inşa edileceğini anlatan Pöttering, ''Avrupa'da Müslümanların sahip olduğu hakların aynısını Türkiye de (Hristiyanlara) sunmalı. Heybeliada ruhban okulunun açılması AB üyeliği için gerekli, fakat yeterli değil. Dini özgürlükler ve özel mülkiyetin dokunulmazlığı temel insan hakları arasında. Bunlar olmadan Türkiye AB üyesi olamaz. AB üyesi olmasa da bunları Türkiye'den talep edeceğiz'' dedi.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler